
Cinsel taciz sanığı polis sabıkalı çıktı!
- 09:19 5 Mart 2019
- Hukuk
VAN - Polis Zekeriya K.’nin 4 kadını cinsel tacize maruz bırakmaktan dolayı yargılandığı davaya ilişkin bilgi veren Avukat Sedat Anaran, sanığın daha öncede cinsel taciz suçundan sabıkası olduğu bilgisini paylaştı.
Van'da 27 Şubat 2018'de bir kuaför dükkanından yapılan hırsızlık ihbarı sonucu olay yerine giden polis Zekeriya K.,işletme sahibi ve çalışanı 3 kadına "arama" bahanesiyle tacizde bulundu. Cinsel saldırı 4 kadının şikayeti üzerine ortaya çıkarken, yargıya taşındı. Zekeriya, yargılandığı cinsel saldırı davasında 27 yıl hapis cezası aldı.
Dava sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Sedat Anaran, polis Zekeriya K.’nın “Bu benim görevim, beni yanlış anlamayın” sözlerinin müvekkillerinin tacize tepki göstermelerini engellemeye dönük olduğunu belirtti.
‘Kadın polisi bilinçli olarak çağırmadı’
Sedat, müvekkillerine yönelik taciz sırasında yaşananları şöyle özetledi: “Kadınların işlettiği bir işyerinde adli bir durum oluyor ve bu konuda aynı iş yerinde çalışanlar tarafından emniyet aranıyor, olay yerine anonsu duyan iki polis memuru intikal ediyor. Bunlardan tecrübeli olan, dosyamızın sanığı. Diğer mesai arkadaşını iş yerinin kapı tarafından tutarak, dört kadın müvekkilimizi adli makamların herhangi bir arama kararı bulunmaksızın, üstelik 26 yılın verdiği tecrübe ile kadın polis memurunu bilinçli olarak çağırmadan evvelinde çantalarını bilahere ise kapalı bir odaya almak sureti ile üzerlerini arayacağını ifade ediyor. Müşteki müvekkillerimizin anlattığı kadarı ile çantaların aranması esnasında çok özenli davranmıyor, sebebini sonra anlıyoruz. İçeriye aldığı her kadın müvekkilimize ‘bu benim görevim, yanlış anlamanızı istemem' demek suretiyle tepki göstermelerini engelleyecek bir saikle konuşuyor. Bilahare kimisine ''kendine çok iyi bakmışsın, fiziğin çok güzel'' diyerek kimisine de montunu ve kazağını çıkarıp sıyırmak suretiyle taciz etmeye başlıyor.”
Duruşmada diğer polis memurunun da tanık olarak dinlendiğini söyleyen Sedat, “Polisin tanıklığı kamu nezaketi ve vicdani bir dürtüyle olacak, olayı aydınlatacak bilgiler vererek sanık polis memuru hakkında aleyhe beyanlarda bulunarak, tacizin gerçekleştiği kanaatini mahkeme nezdinde güçlendirdi” dedi.
‘Kadınların kararlılığı ile soruşturma başlatılıyor’
Müvekkillerinin mahkemedeki duruşu ve olayın üstüne gitmelerinin verilen karardaki etkisine dikkat çeken Sedat, “Müvekkillerimin dik durması ve olayın aydınlatılması konusunda, yöre insanının çoğunlukla mücbir sebeplerden gösteremediği bir kararlılık ve cesaret göstererek olayın üstüne üstüne gitmesi ile soruşturma başlatılıyor. Yargılama boyunca ve sonrasında kendileri ile her konuşma fırsatı bulduğumda, kötü hissettiklerini fakat katiyen geri adım atmayacaklarını, sanığın eşi ve yakınları tarafından aranmalarına rağmen bir daha vuku bulmaması adına, sanığın tecziye edilmesinin vicdanlarını rahatlatabileceğini olaydan sonra dahi, olayı anımsayarak ruhen etkilendiklerini ifade etmişlerdir. Sanırım olayın aydınlatılmasında büyük pay sahibi olmaları ve yaşadıklarına rağmen bu cesareti göstermeleri açısından toplum olarak teşekkür edeceğimiz insanlar bu dört kadın arkadaşımız" sözlerini kullandı.
‘Daha önceden cinsel suçlardan yargılanmış’
Sanık Zekeriya K.’nin mahkemede kendisini savunurken, sık sık “onlar benim çocuklarım yaşında” dediğini aktaran Sedat, “Şahsi kanaatim şu; bir cümlesi dahi inandırıcı değil. Sebebi şu; sütten çıkma ak kaşık bir insandan bahsetmiyoruz, aynı zamanda afaki cümleler kullanarak karalama amacı da gütmüyorum. Tamamıyla yargı kararları ışığında anlatabilirim ki sanık 26 yıllık polis memuru. Yani mevzuatın aşama aşama anlattığı bir arama kararının ne şekilde olabileceği üzerine çok tecrübesi vardır. Daha evvel İzmir'de görev yapmış birden çok sabıkası var, küçük cezalar alarak memuriyete devam etmiş. Yargılandığı suçların tamamının nevi aynı: cinsel suçlardan" sözlerini kullandı.
‘Polis kamu gücü ile yetkilendirilmiş ve nüfuzu kullanıyor’
Benzer olayların son günlerde de yaşandığını hatırlatan Sedat, “Kamu gücü ile yetkilendirilmiş ve bunun verdiği nüfuzu kullanarak bu eylemi gerçekleştirmiş” ifadesini kullandı. Sedat, şöyle devam etti: “İşte tam olarak bu noktada anti parantez açmak lazım. Basında şu aralar benzeri haberler yoğun. Ekip otosunda bir tecavüz olayı yaşanıyor ve memurlardan biri aracın ön kısmından tecavüzü izlerken diğer mesai arkadaşı aracın arka koltuğunda bu eylemi gerçekleştiriyor. Bir diğer havadis, Ankara Sakarya Caddesi’nde katıldığı bir eylemden dolayı gözaltına alınmaya çalışılan üniversite öğrencisinin tacize uğraması olmuştur. Bu konularda elbette nihai kararları mahkemeler verecektir. Fakat benzer olayların vahameti şundan dolayı: eylemi gerçekleştiren sanık, kamu gücü ile yetkilendirilmiş ve bunun verdiği nüfuzu kullanarak bu eylemi gerçekleştirmiş. Devletin bütün organları ile bu konunun üstüne gitmesi gerekirken, bunun aksinin gerçekleşmesi oldukça üzücü. Ayrıca yargılama makamları için çok hassas konular bunlar, doğru tahlil ederek, var olan deliller ışığında, vicdani bir kanaat ile karar vermeleri gerekmektedir.”
'Adalet dünyasından umutlanmamızı sağlayan kararlar'
Sedat son olarak şöyle dedi: "Şu aralar çok da eleştirilen bir konu olması sebebiyle söylemek istiyorum, dosyayı karara bağlayarak sanık polis memuru hakkında dört kişiye karşı sarkıntılık düzeyini aşan cinsel taciz suçu ile Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi suçlarından 27 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Tartışmaya açık olmayan ve yargılama boyunca makamlarının gerektirdiği ciddiyetle ve elbette öncelikli olarak 'olaya insan kokusu' taşıyan çözümler getiren mahkeme ve hâkimlere denk gelmek, adalet dünyasında umutlanmamızı sağlamaktadır.”