
Öğrenciler ‘Ankara Demokratik Üniversite İnisiyatifi’ni deklare etti
- 14:17 8 Ekim 2023
- Güncel
ANKARA - Yurtsever Üniversite Gençlik Örgütü, yaptığı basın açıklaması ile "Ankara Demokratik Üniversite İnisiyatifi"ni ilan etti. Açıklamada, tüm yurtsever gençliğin kampüslerde örgütlenmesi çağrısında bulunuldu.
Yurtsever Üniversite Gençlik Örgütü, yaptığı basın açıklaması ile “Ankara Demokratik Üniversite İnisiyatifi”ni deklare etti. Dernek binasında yapılan açıklama, Kürtçe ve Türkçe gerçekleştirildi. Açıklamanın Türkçesini inisiyatif üyesi Zübeyde Kaya okudu. Zübeyde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yüzyıldır devam eden Türkleştirme, diğer halkları tanımama, asimilasyon politikalarının kendini koruduğunu kaydetti.
‘Asimilasyon üniversitede en yüksek seviyeye çıkıyor’
İktidarın aracı haline gelen üniversitelerin, bir eğitim kurumundan ziyade devlet için makul, sorgulamayan ve itaatkar bir gençlik yaratmanın amacı haline geldiğini belirten Zübeyde, “Bu aracın en şiddetli yönü ise bir asimilasyon kurumu haline gelmesi ve bu asimilasyonu Kürt gençleri üzerinde uyguluyor olmasıdır. İlkokulda başlayan asimilasyon, üniversitelerde en yüksek seviyeye çıkıyor ve Türk olmayanı Türk gibi düşünmeyeni işsizlik ve açlık ile korkutup asimilasyon sürecini Kürt gençleri üzerinde tamamlamaya çalışıyor. Buna karşı anadilde eğitim hakkını hem insan haklarının bir kabulü hem de her türlü maddi manevi toplumsal inancın bir zorunluluğu olarak görmeliyiz. Tüm halklar anadillerinde eğitim görmek için mücadeleyi büyütmeyi bir zorunluluk olarak kabul etmelidir” dedi.
‘Kürt kadınların katledilmesi sıradan olaylar değildir’
Binlerce yıllık erkekliğin ve onun tüm hallerinin kendini kadın kimliği üzerinde bir iktidar olarak dayattığına dikkat çeken Zübeyde, “Kadın kimliği aileden başlayarak baskılanmakta ve kadına her fırsatta ikinci cins muamelesi yapılmaktadır. Her yıl yüzlerce kadın erkek akıl tarafından katledilmekte ve bu durum bir cins kırım halini almaktadır. Tacizciler, tecavüzcüler ve kadın katilleri devletin kurumları olan adliyelerde iyi hal indirimi alarak ödüllendirilmektedir. Kadın haklarını büyük oranda gözeten İstanbul Sözleşmesi feshedilerek kadınların güvenli yaşam hakkı ellerinden alınmaktadır. Özellikle son yıllarda Kürdistan'da birçok kez gündeme gelen tecavüz vakaları, tecavüzcülerin cezasız kalması, Gülistan Doku ve İpek Er gibi Kürt kadınlarının katledilmesi bunların sıradan olaylar değil de sistematik bir politika olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyuyor” sözlerine yer verildi.
Tecrit politikasının kampüslere yansıması
Zübeyde açıklamasına şöyle devam etti: “Tecrit politikalarının kampüslerdeki yansıması ise kampüslerin fiziki olarak toplumsal yaşamdan izole edilmesi, halkın kampüse girişlerinin yasaklanması, kampüs girişlerinde sıkı bir güvenlik barikatının kurulmasıdır. Gençlere kampüs yaşamı adı altında toplumdan uzak ve toplumda karşılığı olmayan bir yaşam özendirilmektedir. Kampüslerde özel güvenlik birimleri, polis ve işbirlikçi çeteler aracılığı ile her türlü eylem, etkinlik ve festivaller yasaklanmaktadır. Gençlerin nefes alacak alanları birer birer yok edilmektedir. Genç kitlenin öncü gücünden ve yaratacağı örgütlülükten korkan faşist iktidar gençleri sorgulamaktan ve düşünmekten alıkoyarak eğitimi tek tipleştirmek istemektedir. Eğlence ve sosyalleşme adı altında gençlerin zihni hazcı bir hale getirilip sorgulamayan bireylere dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Gençler arasında fuhuş ve uyuşturucu yaygınlaştırılıp yozlaştırılmış bir eğlence kültürüyle içi boşaltılmış daha itaatkâr bir gençlik yaratılmak istenmektedir.
Kesintisiz ve sürekli mücadele vurgusu
Tüm bu bahsettiğimiz sorunlar ve müdahaleler gençleri tek bir yola çıkarıyor; Kesintisiz ve sürekli mücadele. Gençler tarihsel rollerini ve misyonlarını iyi okumalı, Mahirlere, İbolara, Mazlumlara yoldaşlık iddiasını tüm benliğiyle sahiplenip ezilen ve yok sayılan halkının öncüsü olabilmelidir. Başta Kürt gençleri olmak üzere tüm genç kadın ve gençler hem kapitalizme hem de beş bin yıllık eril akıl ve erk gücüne karşı 'Özgür Üniversiteyle Demokratik Toplum İnşasına' şiarı ile kendi kampüsünden başlayarak sokakları ve tüm halkı örgütlemeli haklarını savunmalıdır.”