Kadın emeğinin görünmeyen yüzü
- 09:03 16 Mayıs 2026
- Emek/Ekonomi
Büşra Turan
QERS - 17 yıldır fırın işleterek ekonomik bağımsızlığını inşa eden Şengül Topçu, yüksek enflasyon, düşük kâr marjı ve kadınlar üzerindeki aile içi baskılara dikkat çekerek, “Kadın kendi gücünü göstermeli, kimseye ihtiyaç duymadan ayakları üzerinde durmalı” dedi.
Kürdistan ve Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz ve yüzde 100’ü aşan gıda enflasyonu, küçük esnafı ve özellikle üretim döngüsünde var olmaya çalışan kadınları hayatta kalma mücadelesine zorluyor. Resmi verilere göre kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin yarısında kalırken; çalışan kadınlar düşük ücretler, sigortasızlık ve hane içinden gelen geleneksel baskılarla karşı karşıya kalıyor. Artan maliyetler nedeniyle ürünlerini değerinde satamayan ve sabahın ilk ışıklarından gece geç saatlere kadar emek veren kadın esnaflar için ekonomik düzlüğün sağlanamaması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştiriyor.
Qers’de (Kars) 17 yıldır sabah 07.00’de fırın tezgahının başına geçip akşam 22.00’ye kadar üretim zincirini omuzlayan ve "ekonomi berbat" diyerek küçük esnafın çığlığını dile getiren Şengül Topçu, kadınların ekonomik özgürlüğü önündeki engelleri ve toplumsal baskıları anlattı.
‘Bütün kadınlar ayakları üzerinde dursun’
Kadınların ekonomik bağımsızlığının ve kendi ayakları üzerinde durabilme yetisinin toplumsal adaletin temel taşı olduğunu dile getiren Şengül Topçu, çalışma hayatının sadece bireysel bir kazanç değil, aynı zamanda aileye ve topluma sunulan bir katkı olduğunu vurguladı. Şengül Topçu, “Her kadının ayakları üzerinde durması lazım, kimseye ihtiyaç duymaması lazım. Bakıldığı zaman mağdur olan kadınlar var, zulüm gören kadınlar var. Gerçekten insan üzülüyor. Kadınlar olarak bunları hak etmiyoruz. Ben isterim ki bütün kadınlar ayakları üzerinde dursun. 17 yıldır fırıncılıkla, kendi işimi yapıyorum. Sabah 07.00’de işe başlıyorum, akşam saat 22.00’de bırakıyoruz işi. Zor iş ama kadının kendi gücünü göstermesi lazım. Çalışma sisteminde kendini ifade etmesi lazım” sözlerine yer verdi.
‘Kadınlar hala baskı altında’
Kadınların azmi ve kararlılığı sayesinde aşılamayacak hiçbir engelin olmadığını ifade eden Şengül Topçu, ekonomik zorlukların ve aile içi baskıların kadınların potansiyelini kısıtladığını dile getirerek, “Öyle kadınlar var ki ‘yapabiliyorsa ben de yaparım’ diyorsunuz. Bunu gözlemleyebiliyorsunuz. Yapılmayacak hiçbir şey yok, yeter ki kendini geri planda bırakmasın. Ekonomik açıdan bakarsak kendi fiyatımızdan satamıyoruz, çok düşük fiyatta satıyoruz. Ekmek olsun, diğer ürünlerimiz olsun, tabii düşük fiyatta satıyoruz ama ekonomi berbat. Ekonomi düzgün bir şekilde olmuş olsaydı belki de kadınlar zorluk içerisinde olmazdı. Mesela görüyoruz dışarıda; diyorum herkes çalışsın, ayakları üzerinde durabilsin ama zor tabii ki bu ekonomide. Diğer aile bazında da söyleyeyim; bazı kadınlar var, eşleri babaları bırakmıyor. Bir şekilde baskı altında bırakılıyor. Kadınlar kendi ayakları üzerinde durabilsinler, babaya eşe de ihtiyaç duymasın” diye belirtti.







