Statü, fiziki özgürlük ve anadilde eğitim çağrısı

  • 09:02 20 Mayıs 2026
  • Güncel
İSTANBUL - “Barış İçin Adım At” yürüyüşü ve Kürt Dil Bayramı etkinliklerine katılan kadınlar, Abdullah Öcalan’a yönelik statü, anadilde eğitim hakkı ve sürecin yasal zemine kavuşması için somut adım çağrısı yaptı.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” üzerinden bir yılı aşkın bir zaman geçerken,  iktidar henüz herhangi bir yasal adım atmış değil. 16 Mayıs günü Kürdistan ve Türkiye kentlerinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından “Barış İçin Adım At” şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüşlerde, Abdullah Öcalan’ın statüsü ile sürecin yasal ve hukuki zemine kavuşması için atılması gereken adımlar öne çıkan başlıklardı. 
 
İstanbul’da hem yürüyüşe hem de 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı etkinliklerine katılan kadınlar, sürece dair mikrofonumuza konuştu. 
 
Sürece dair beklentisinin özgürlük ve demokratik yaşam koşullarının sağlanması olduğunu dile getiren Çiğdem Ermiş, “Süreç var deniliyor, ancak alanlara girerken dahi aramalarla karşılaşıyoruz. Ulusal kıyafetlerimizi rahatça giyemiyoruz. Tutsak arkadaşlarımızın yanımızda olmasını istiyoruz. Kürt kimliğiyle özgürce var olabileceğimiz bir yaşam talep ediyoruz” dedi.
 
‘Yıldırma politikaları uygulanıyor’
 
Etkinliklerin yapıldığı alanlarda polis yoğunluğuna dikkat çeken Elif Çağan Durmaz, “Böyle zamanlarda alanlarda halktan çok polis var. Türkiye, görmezden gelme, yıldırma ve yok etme politikalarını sürdürmeye devam ediyor” diye belirtti. Elif Çağan Durmaz, sürecin inandırıcı olabilmesi için somut adımların atılması gerektiğini vurguladı.
 
‘Umut hakkı uygulanmalı’
 
Dilan Demir de kadınların her alanda var olmaya devam ettiğini ifade ederek, “Bugün dil bayramı etkinliğinde dahi her yer barikatlarla çevriliydi. Eğer bir barış sürecinden söz ediliyorsa bu uygulamaların olmaması gerekiyor” diye konuştu.  Dilan Demir, Abdullah Öcalan için “umut hakkının” uygulanması ve fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini dile getirdi.
 
‘Anadilde eğitim hakkı uygulanmalı’
 
Başta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan‘ın ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü isteyen Avesta Yalgı, aynı zamanda anadilde eğitim hakkının da verilmesi gerektiğini söyledi. Avesta Yalgı, “İngilizce dersi veriliyorsa Kürtçe dersi de verilmeli. Anadilde eğitim hakkımız uygulanmalı” ifadelerini kullandı. Savaş politikalarının halklar üzerindeki etkisine işaret eden Hejar Yalgı ise iktidarın Kürtlere yaklaşımının, seçimlere göre şekillendiğini kaydetti. 
 
‘Abdullah Öcalan fiziki özgürlüğüne kavuşmalı’
 
Barış Annesi Ayten Toprak da, halkın Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle alanlarda olduğunu belirterek, iktidara adım atma çağrısında bulundu. Ayten Toprak, “Önderliğin fiziki özgürlüğüne kavuşmasını ve barışın gelmesini istiyoruz. Son bir yıldır Abdullah Öcalan tarafından çağrılar yapılıyor ancak iktidardan aynı yönde bir adım göremiyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Herkes için barış bir ihtiyaç’
 
Aynur Erol ise temel taleplerinin siyasi tutsakların özgürlüğü, anadilde eğitim hakkı olduğunu söyledi. Aynur Erol, “Barış yalnızca Kürt halkı için değil, herkes için bir ihtiyaçtır. Bu süreci biz de somut adımlarla destekledik, ama onlardan yana hala bir adım olmadı" dedi.