Ayşe Gökkan kararının gerekçesi: Kadın mücadelesi suç sayıldı
- 17:32 13 Temmuz 2026
- Hukuk
AMED - TJA eski dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen 19 yıl 6 aylık hapis cezasının gerekçeli kararında, kadın çalışmaları, DTK faaliyetleri, kadın katliamlarına ve şiddete karşı yaptığı açıklamalar, Kürtçeye ilişkin talepleri ve Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit politikalarına dair sözleri “suç unsuru” olarak gösterildi.
Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) eski dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a, 19 Haziran’da “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla biri 12 yıl, diğeri 7 yıl 6 ay olmak üzere toplam 19 yıl 6 ay hapis cezası vermesinin gerekçesini açıkladı.
Gerekçeli kararda Ayşe Gökkan’ın Demokratik Toplum Kongresi (DTK) bünyesinde yürüttüğü faaliyetler, katıldığı cenazeler, kadın katliamlarına ve kadına yönelik şiddete ilişkin yaptığı konuşmalar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit politikalarına dair sözleri ile katıldığı eylem ve etkinlikler suç unsuru olarak gösterildi.
Kürtçeye ilişkin talepleri ile Kürtlerin ve diğer halkların yaşadığı hak ihlallerine dair kullandığı ifadeler de “suç” olarak değerlendirildi.
‘Kadın yapılanmasını işlevsel hale getirmek’ suç sayıldı
Gerekçeli kararda en dikkat çeken suçlamalar arasında Ayşe Gökkan’ın yürüttüğü kadın çalışmaları yer aldı. Ele geçirilen TJA ajandasının içeriğinde bulunan 85 metin “suç unsuru” olarak kabul edildi.
Söz konusu metinlerde kurulan kadın kurumları, kadınlar için açılan eğitim destek evleri, kadın katliamlarına ve şiddete karşı başlatılan kampanyalar, düzenlenen mitingler, cezasızlığı öngören Cinsel İstismar Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesi için yapılan açıklamalar, kadın konferansları ve kadınlara açılan davalar yer aldı.
Kararda, “Söz konusu ajanda ve içeriği genel olarak incelendiğinde, PKK/KCK’nin basın yayın yoluyla örgütsel varlığını devam ettirme ve bölgede geniş halk kitlelerinin desteğini almak maksadıyla bahse konu ajandanın basımı yapılarak, zayıflayan kadın yapılanmasının tekrardan işlevsel hale getirilmek istenildiği, kadının örgüt içerisindeki yerinin güçlendirilmek istenildiği” iddia edildi.
Kadınlara birçok alanda yer verilmemesine ve kadına yönelik yaklaşımlardaki eksikliklere ilişkin eleştiriler de suçlama konusu yapıldı. Ayşe Gökkan’ın DTK’ye dair yaptığı konuşmalar ile DTK faaliyetleri kapsamında 2011-2013 yılları arasında katıldığı ya da isminin geçtiği 27 toplantı sıralanarak suç unsuru olarak değerlendirildi.
Çelişkili tanım beyanları
Gerekçeli kararda dikkat çeken bir diğer husus ise 2019 yılında Ağrı Emniyet Müdürlüğü’nde Kürt siyasetçi Gültan Kışanak hakkında beyanda bulunan Gül Tanrıverdi’nin tanıklığı oldu.
Gül Tanrıverdi’nin 2019 yılında verdiği ilk ifadede Gültan Kışanak’a ilişkin herhangi bir beyanı bulunmazken, emniyet tarafından Gültan Kışanak’ın fotoğrafının ilk ifade sırasında bulunmadığı gerekçesiyle yaklaşık 40 gün sonra yeniden çağrıldığı ve bu kez Gültan Kışanak aleyhine beyanda bulunduğu belirtildi.
DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleşen protestolar gerekçe gösterilerek, aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanları ve Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin de bulunduğu 108 kişinin yargılandığı Kobanê Davası’nın 15’inci duruşmasında dinlenen Gül Tanrıverdi, çelişkili ifadeleriyle dikkat çekmişti.
Gerekçeli kararda Gül Tanrıverdi’nin Ayşe Gökkan hakkında, “Şehit Zilan Akademisi’nde PAJK eğitimi aldı. Sağlık sorunlarından dolayı kırsal alanda faaliyet yürütemeyeceği için eğitim sonrası metropollerde kadın faaliyetlerinde bulunmak üzere gönderildi” şeklindeki beyanına yer verildi.
Ancak Gül Tanrıverdi, Kobanê Davası’nda kendisine yöneltilen, “Diğer tanıklar ‘Bu siyasetçiler askerî-siyasi eğitim aldı’ dediler. Gül’ün bu konuda bilgisi var mıdır?” sorusuna, “Böyle bir bilgim yok. Olsaydı bilgim olurdu, çünkü kimin ne eğitim aldığı orada not ediliyor” yanıtını vermişti.
Ayşe Gökkan ise karar duruşmasında Kürt olduğu için yargılandığını belirterek, “Mahkemelerde yargılanmam benim açımdan çok önemli değil, içim rahattır. Nihayetinde halk ve kadınlar beni yargılamamaktadır” demişti.







