UNESCO: Yapay zeka kadınlara yönelik dijital şiddeti büyütüyor

  • 19:56 24 Temmuz 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - UNESCO, yapay zekanın kadınlara yönelik dijital şiddetin daha hızlı ve daha geniş ölçekte yayılmasına neden olduğu uyarısında bulundu. Kadınların yapay zekayla üretilen sahte görüntüler, dijital takip ve algoritmik ayrımcılıktan daha fazla etkilendiği belirtildi.
 
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), yapay zekanın kadınlara yönelik dijital şiddetin daha hızlı ve daha geniş ölçekte yayılmasına neden olduğu uyarısında bulundu. Kadınların yapay zekayla üretilen sahte görüntüler, cinsel içerikler, dijital takip ve algoritmik ayrımcılıktan daha fazla etkilendiği belirtildi. Bu saldırıların kadınları korkutmak, susturmak ve kamusal alandan uzaklaştırmak amacıyla kullanıldığı kaydedildi.
 
"Deepfake" olarak adlandırılan yöntemle bir kişinin yüzü, sesi veya görüntüsü, yapay zeka yardımıyla gerçekte bulunmadığı bir fotoğraf ya da videoya yerleştirilebiliyor. Kadınların fotoğraflarından saniyeler içinde sahte görüntüler üretilebildiği belirtildi.
 
UNESCO, yapay zekanın ayrıca otomatik nefret söylemi, kimliğe bürünme ve kişisel bilgilerin izinsiz paylaşılması amacıyla da kullanıldığını bildirdi. Üretken yapay zekanın bu içeriklerin düşük maliyetle ve çok sayıda hesap üzerinden yayılmasını kolaylaştırdığı ifade edildi.
 
Sahte görüntülerde kadınlar hedef alınıyor
 
Avustralya Çevrimiçi Güvenlik Kurumu'na göre sahte görüntüler 2019'dan bu yana yıllık yüzde 550'ye varan oranda arttı. İnternetteki sahte videoların yaklaşık yüzde 98'ini pornografik içerikler oluştururken, bu görüntülerde yer alan kişilerin yüzde 99'unu kadınlar oluşturuyor.
 
Kadınların yarısı hukuki korumadan yoksun
 
UNESCO'ya göre dünya genelindeki kadınların ve kız çocuklarının yaklaşık yarısı, dijital şiddete karşı açık hukuki korumaya sahip değil. İçeriklerin farklı ülkelerde hazırlanıp başka ülkelerdeki platformlar üzerinden yayılması, saldırganların tespit edilmesini ve yargılanmasını güçleştiriyor.
 
UNESCO, yapay zeka şirketlerine güvenlik önlemleri geliştirme, platformlara hızlı başvuru mekanizmaları kurma, devletlere ise dijital şiddetin etkin biçimde soruşturulması ve yargılanmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapma çağrısında bulundu.