‘Kadın ve çocuklar üzerinden toplumsal değerler hedef alınıyor’
- 09:03 3 Temmuz 2026
- Güncel
ÊLIH - Êlih’te14 yaşındaki bir çocuk aile üyeleri tarafından tecavüze uğradı. Konuya dair konuşan TJA aktivisti Nurten Üzümcü, çocuklara yönelik tecavüzlerin, toplumsal bir sorun olduğunu belirtterek, bu nedenle toplumsal bir mücadele verilmesi gerektiğini altını çizdi.
Êlih’in bir ilçesinde bir çocuğun, aile üyeleri tarafından tecavüze uğradığı iddia edildi. Zihinsel engelli olduğu belirtilen çocuğun bir fabrikada çalıştığı sırada rahatsızlanınca hastaneye götürüldü. Edinilen bilgilere göre, geçtiğimiz Mayıs ayında hastanede yapılan muayene ve tetkikler sonucunda çocuğun 7 buçuk aylık gebe olduğu belirlendi. Çocuk, yetkililerce koruma altına alınarak, Çocuk Koruma Merkezi'ne yerleştirildi.
'Toplumsal değerler hedef alınıyor'
Konuya dair konuşan TJA aktivisti Nurten Üzümcü, yaşananların münferit olmadığını, kadınlar ve çocuklar üzerinden toplumsal değerlerin hedef alındığını belirterek, “Bugün özel savaşın toplum üzerinde yalnızca askeri yöntemlerle değil bir bütün toplumun psikolojik kültürel ve toplumsal değerler üzerinde nasıl bir politika izlediğini ve nasıl bunun üzerinde bir tahakküm kurduğunu son süreçlerde yaşanan olaylardan da ele alabiliriz. Tabi ki bugün özellikle toplumsal değerlere dönük bir saldırı var bu toplumsal değerlerde kadın ve çocuklar üzerinde aslında bir bütünen toplumu düşürmeye ve toplumun o ahlaki politik değerlerini ters düz ederek bir politika ve sistem gelişiyor"dedi.
'Toplumsal tepki verilmeli'
Nurten Üzümcü, tecavüze uğrayan çocuğa dikkat çekerek, buna karşı güçlü toplumsal bir tepki geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Nurten Üzümcü, “Bunun öncesinde de bir çocuğa yönelik taciz olayı vardı. TJA olarak buna karşı sokak sokak, ev ev bir çalışma yürüttük ve failin tutuklanmasını sağladık. Bugün Kürdistan’ın birçok ilinde, ilçesinde, beldesinde ve mahallesinde bu gibi olaylar yaşanıyor. Toplumsal bir soruna dönmüş durumda. Devlet mekanizmalarına baktığımız da bu olaylara karşı önleyici politikalar geliştirilmesi gerekirken, daha çok üstünü kapatmaya yönelik çabası var" diye belirtti.
'Sessizlik istismarı büyütüyor'
Nurten Üzümcü, Narin Güran dosyasını hatırlatarak, sorunlara karşı güçlü bir toplumsal tepkinin örülememesi nedeniyle benzer olayların yaşandığını, toplumun bir bütünen kendisini bu olaylar karşında sorumlu görmesi ve karşı çıkması gerektiğini altını çizdi. Yaşanılanların bir sistem politikası sonucu olduğuna dikkat çeken Nurten Üzümcü, "Aslında bu Kürt kadının, çocukların ve bir bütünen toplum üzerinde yaşatılan bir politikadır. Toplumu ele geçirmeye ve çürütmeye yöneliktir. Dünya kamuoyuna mal olan bir Narin Güran gerçekliği var. Orada gerçekten ciddi ve toplumsal refleks açığa çıkmış olsaydı ve kabul edilmeseydi bugün bahsettiğimiz bu yerde ya da Kürdistan’ın farklı illerinde bu istismarların önü kapana bilirdi. Bu nedenle demokratik toplumun inşa edilmesinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz” dedi.
Özel savaş
Nurten Üzümcü, kadın katlimalarını ve çocuk istismarını sistemden bağımsız ele almadıklarını vurgulayarak, “Kadın cinayetleri, tecavüz ve çocuk istismarı nerede yaşanıyorsa yaşansın bunu özel savaşta ve sistemden bağımsız ele almadığımızı belirtmek istiyoruz. Çünkü sistemin bugün aile içerisinde ve toplum üzerinde nasıl kendini örgütlediğini nasıl bir bilinç yetiştirdiğini görebiliyoruz. Buna karşı demokratik toplumu inşa etmenin alternatifini oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.
'Örgütlenmeliyiz'
Davayı yakından takip edeceklerini söylen Nurten Üzümcü, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddetin yalnızca aile içinde yaşanan bireysel olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Nasıl bir özel savaş politikasının olduğunu tekrar buradan dile getireceğiz. Yaşanan bu olaylar karşısında kadınlar olarak daha çok bir araya gelerek, örgütlenme ve bilinçlenme çalışması yürütümeliyiz. Yaşananlar sadece bir aile içi sorunu değil, bir bütün toplumsal bir sorundur ve bu sorun da toplumsal çözümle mümkündür" diye konuştu.







