Rojava’daki parti ve örgütlerden 'Halk Meclisi' tepkisi

  • 18:30 25 Mayıs 2026
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ – Rojava’da faaliyet yürüten 21 parti ve örgüt, Suriye geçici hükümetinin “Halk Meclisi” üyelerini atama yöntemiyle belirlemesine tepki göstererek, mevcut mekanizmanın Kürt halkı ve bölgedeki diğer bileşenlerin iradesini yansıtmadığını belirtti. Açıklamada, demokratik ve kapsayıcı bir siyasi süreç çağrısı yapıldı.
 
Rojava’da faaliyet yürüten 21 parti ve örgüt, Suriye geçici hükümetinin “Halk Meclisi” üyelerini atama yöntemiyle belirlemesine ilişkin Qamişlo’da ortak açıklama yaptı. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi önünde yapılan açıklamayı Demokratik Yeşil Parti Yürütme Meclisi Kadın Ofisi Yöneticisi Delal Haşim Kürtçe, Kürdistan Liberal Partisi Genel Sekreteri Ferhad Têlo ise Arapça okudu. Açıklamada, üyelerin atanması ve sandalye dağılımı mekanizmasının Kürt halkı ile bölgedeki diğer bileşenlerin iradesini yansıtmadığı belirtilerek, yönteme tepki gösterildi.
 
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
 
“Suriye Halk Meclisi’nin (parlamento) oluşturulmasının tamamlanmasına ilişkin gelişmeleri dikkatle takip ettik. Bu süreç, üyelerin atanması, sandalye dağılımı mekanizması ve Rojava Kürdistanı’ndaki Kürt halkına ayrılan kontenjanların belirlenmesi yoluyla gerçekleştirildi.
 
Daha önce de tutumumuzu açık bir şekilde ortaya koyarak bu sürece katılmayacağımızı belirtmiştik. Çünkü kullanılan mekanizmaların Kürt halkının ve bölgedeki diğer bileşenlerin iradesini yansıtmadığına, ayrıca gerçek anlamda demokratik bir siyasi sürecin temelini oluşturmadığına inanıyoruz.
 
Açıklanan sonuçlar ve gerçekleştirilen atama mekanizması karşısında, bu kişilerin yalnızca kendilerini temsil ettiğini kesin bir şekilde ifade ediyoruz.
 
Suriye halkı, tüm ulusal, etnik ve dini kimlikler ile kadınlar için adil temsilin sağlandığı demokratik bir sistemin kurulması uğruna büyük bedeller ödedi. Kürt halkımız da dışlama ve inkâr politikalarından büyük zarar gördü; ayrıca Suriye devriminde ve Rojava Kürdistanı’nda en ağır bedelleri verme konusunda tereddüt etmedi.
 
Ancak yaşananlar, dışlama ve marjinalleştirme yaklaşımını bir kez daha açık biçimde ortaya koydu. Bu durum, bazı kişilerin seçmeci bir yöntemle atanması yoluyla gerçekleştirildi. Bu da demokrasinin, adaletin ve gerçek bir ulusal ortaklığın en temel ilkelerine aykırıdır.
 
Bu politikanın, merkeziyetçi iktidar anlayışını ve onun klasik yöntemlerini yeniden ürettiğini vurguluyoruz. Ayrıca olağanüstü yasa ve talimatlarla hareket etme yaklaşımının sürdüğünü gösteriyor. Ancak bu kez, siyasi sürece meşruiyet görüntüsü vermeye çalışan yeni araç ve mekanizmalar kullanılmaktadır; üstelik halkın saygısını ve gerçek meşruiyetini taşımayan yöntemler aracılığıyla.
 
Aynı zamanda bu durum, demografik değişim projelerinin devamı niteliğindedir. Bu da ‘Xemer Arapları’ndan bazı kişilerin seçim komitelerine atanması ve Serêkaniyê bölgesini temsil etmek üzere yapılan atamalar yoluyla gerçekleştirilmektedir.
 
Gerçek ortaklığa ve tüm bileşenlerin karşılıklı tanınmasına dayanan demokratik ve modern bir Suriye’nin inşası, yukarıdan dayatılan dışlayıcı atama politikalarıyla mümkün değildir. Bunun yerine, tüm Suriyeliler için adil temsili ve özgür iradeyi garanti altına alan, kapsayıcı ve ulusal bir siyasi süreçle gerçekleşebilir.
 
Tüm Suriye bileşenlerinin gerçek temsilcilerinin katılacağı gerçek bir Suriye ulusal kongresinin düzenlenmesi için çalışma yürütülmesi gerektiğini vurguluyoruz. Bu kongrede geçiş süreci için bir yol haritası hazırlanmalı, ayrıca Suriyelilerin taleplerini yansıtacak özgür, adil ve şeffaf seçimler için hazırlık yapılmalıdır.
 
Bunun yanı sıra, mevcut koşullar altında ulusal önceliklerin başında gelen anayasa hazırlık komitesinin oluşturulması gerekmektedir.
 
Tüm bunlar demokratik, çoğulcu ve adem-i merkeziyetçi bir Suriye’nin inşası için zorunludur.”