‘Uyuşturucuya karşı mahallelerde örgütlenmeliyiz’
- 09:01 13 Haziran 2026
- Güncel
MÊRDÎN - Mêrdîn Şiyar Be! Uyuşturucu ile Mücadele Platformu Eşsözcüsü Avukat Dilan Koç, uyuşturucunun toplumsal bir sorun haline geldiğine işaret ederek, uyuşturucu kullanımındaki artışın özel savaş politikalarından bağımsız ele alınamayacağını kaydetti.
Kürdistan’da gençler ve kadınlar üzerinde yürütülen özel savaş politikalarının sonuçları her geçen gün daha görünür hale geliyor. Bu politikaların etkisiyle birçok kentte uyuşturucu madde kullanımı yaygınlaşırken, bağımlılık artık yalnızca gençleri değil çocukları da hedef alıyor. Uzmanlar ve çeşitli kurumların verileri, uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğüne işaret ederken, sorunun toplumsal boyutu da derinleşiyor. 2025 yılında açıklanan bazı sivil toplum verilerinde ise kullanım yaşının 12 yaşın altına indiği ve çocukların giderek daha fazla hedef haline geldiği vurguluyor.
Mêrdîn Şiyar Be! Uyuşturucu ile Mücadele Platformu Eşsözcüsü Avukat Dilan Koç, kentte yaygınlaşan uyuşturucu madde kullanımına dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Bir araya geldik ve çalışmalara başladık’
Şiyar Be Platformu'nun birçok demokratik kitle örgütünün bir araya gelmesiyle kurulmuş bir platform olduğunu anlatan Dilan Koç, “Bu platformun kurulma amacı; uyuşturucu ve fuhuş vakalarındaki artıştır. Artan fuhuş ve uyuşturucuya karşı artık bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük. Bu sebeplerle bir araya geldik ve çalışmalara başladık” dedi.
Kuruluştan bu yana yapılan çalışmalar
Platform olarak ilk kurulduklarında kentte kendini demokratik kitle örgütü olarak tanımlayan örgütlere çalışmalarına katılma çağrısı yaptıklarını söyleyen Dilan Koç, kentteki herkesten gençler ve kadınlar için ellerini taşın altına koymalarını istediklerini belirtti. Oluşumlarını tamamladıktan sonra platformun deklarasyonu için bir basın açıklaması ve yürüyüş düzenlediklerini hatırlatan Dilan Koç, “Bu açıklama ve yürüyüşten sonra kentte faaliyet gösteren tüm kurumlara ulaştık ve amacımızı anlattık. Daha sonra bu çalışmaları yürütürken bu alana ciddi bir ihtiyaç olduğunu anladık ve bu platformu kurarak ne kadar büyük bir yükün altına girdiğimizi fark ettik. Çünkü neredeyse temas ettiğimiz herkesin bir yakınının veya tanıdığının uyuşturucu madde bağımlılığı ve fuhuş bataklığına sürüklendiğini gördük. Yürüyüş için çalışma yürütürken birçok hikâye dinlemiş olduk. Deklarasyon açıklamamızdan sonra ilçelerden de bize ulaştılar ve bu yürüyüşün her yerde olması gerektiği yönünde talepler aldık. Bu taleplerden sonra Kerboran (Dargeçit)’da bir yürüyüş düzenledik. Yine Qoser (Kızıltepe)’de uyuşturucu kullanımının yaygın olduğu bir mahallede yürüyüş gerçekleştirdik ve son olarak da Nisêbîn’de meşaleli bir yürüyüş düzenledik. Çalışma prensibimiz olarak bölgesel bazlı çalışmayı düşünüyoruz” diye konuştu.
‘Kürdistan’da uyuşturucu kullanım yaşı 8-9’a kadar indi’
Dilan Koç, çalışmalarını yürütürken öncelikle biraz daha bölgesel bazlı çalışmayı düşündüklerini dile getirerek, “En çok nerede uyuşturucu madde kullanılıyorsa orada halkı uyandırmak, bağımlılığa dikkat çekmek ve halkla birlikte harekete geçmemiz gerekiyor. Bu yüzden basın açıklaması ve yürüyüş yaptığımız ilçelerde, uyuşturucu madde kullanımının fazla olduğu yerlerde eylem yaptık. Ne yazık ki Mêrdîn’de uyuşturucu madde kullanımı çok yaygın. Bunun kullanım yaşının 8-9 yaşına kadar indiğini görebiliyoruz. Uzun süredir madde kullanımının 8-9 yaşa kadar indiğine ilişkin birçok yerde söz söyleniyor ancak biz bunu ne yazık ki somut örneklerle de ifade edebiliyoruz. Nisêbîn’de bu yaş aralığında iki kız çocuğunun uyuşturucu kullandığını ve tedavi için hastaneye yatırıldığını öğrendik. Dolayısıyla Kürdistan’da uyuşturucu kullanım yaşının 8-9 yaşına kadar indiği söylemi sadece dillendirilen bir durum değil, ne yazık ki somut olarak da karşılaştığımız bir durum” şeklinde konuştu.
‘Artışın sebebi özel savaş politikaları’
Mêrdîn ve Kürdistan’da uyuşturucu madde kullanımının bu kadar yaygınlaşmasının bir tesadüf olmadığına vurgu yapan Dilan Koç, “Biz daha önce uyuşturucu madde kullanımı ve fuhuşun çok fazla olmadığı bir kentte yaşıyorduk. Ancak son yıllarda bunun bu kadar artmasının nedeninin devletin özel savaş politikalarının sonucu olduğunu düşünüyoruz. Burada gençleri siyasetten uzak tutmak, kendilerini tanımamalarını sağlamak mantığıyla hareket ediliyor. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Ailelerle temas ettiğimizde onlar da bu politikaların yürütüldüğünü söylüyorlar. Maalesef Mêrdîn’de uyuşturucu madde kullanımında ciddi bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Bunun için de ciddi bir çalışma yürütülmesi ve ciddi bir mücadele verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kentte bulunan tüm demokratik kitle örgütlerinin bu olaya odaklanması gerekiyor. Çünkü elimizden kayıp giden bir gençlik söz konusu” ifadelerini kullandı.
‘Uyuşturucu madde okul çevresinde satılıyor’
Platform olarak kurulduklarında çalışma sistemi ve prensiplerini de ortaya koyduklarını belirten Dilan Koç, “Bu noktada en büyük mücadele alanımız halkı örgütlemek olacak. Bu anlamda biz, halkın örgütlülükten uzak olmasıyla uyuşturucunun yaygınlaşmasının doğru orantılı olduğunu gördük. Bu yüzden daha çok mahalle ve sokaklarda halkı örgütlemeye yönelik çalışmalar yapacağız. Bu anlamda ailelere çok ihtiyacımız var. Ailelerin çocuklarını takip etmedikleri noktada çetelerin eline düştüklerini görebiliyoruz. Biraz önce verdiğimiz örnek de aslında uyuşturucu kullanım yaşının 8-9’a inmesinin bize şunu gösterdiğini ortaya koyuyor: Bu çocuklar okul çağında ve okula gidiyorlar. Demek ki bu madde okul çevresinde bile satılıyor. Bu anlamda devletin bir mücadele yürütmediğini biliyoruz. Biz sahaya çıktığımızda yediden yetmişe herkesten, kolluk kuvvetlerinin ve devletin bunun önüne geçme noktasında isteksiz davrandığını duyuyoruz. Uyuşturucu madde kullanımına dair ihbarda bulunduğunu ve kolluk kuvvetlerinin hiçbir şekilde gelmediğini anlatan çok sayıda hikâye dinledik. Bu anlamda evet, devlete bir çağrı yapıyoruz ama tüm umudumuzu da oraya bağlamıyoruz. Mahallelerde örgütlenerek uyuşturucu kullanımına karşı başarılı olacağımızı düşünüyoruz” sözlerini kaydetti.
‘Halkımızın örgütlü olduğu yere uyuşturucu giremez’
Dilan Koç son olarak şu sözlere yer verdi: “Kentlerde bulunan metruk binaların yıkılması, aydınlatması olmayan parklarda aydınlatmanın yapılması ve farklı yol ve yöntemlerle madde kullanımına dikkat çekmeyi planlıyoruz. Bu anlamda çalışmalarımız devam edecek. Ama en çok vurgu yaptığımız şey halkın buna karşı örgütlenmesi. Çünkü halkımızın örgütlü olduğu bir yere uyuşturucunun giremediğini gördük. Bu noktada halka örgütlülüğü büyütme çağrısı yapmak istiyoruz.”








