Konferansa çağrı: Kampüslerdeki kopukluğu örgütlülükle aşacağız

  • 09:09 23 Ekim 2026
  • Güncel
AMED - “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla düzenlenecek konferansa çağrı yapan öğrenci Fatime Baltaca, kampüslerdeki kopukluğu ortak mücadeleyle aşmayı hedeflediklerini belirterek, “Hiçbir kadın yalnız kalmayacak” dedi.
 
 Komünalist Öğrenciler öncülüğünde, “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla yarın saat 10.00’da Çand Amed Kongre Merkezi’nde konferans düzenlenecek. Konferansta, üniversitelerde gençlere ve özellikle genç kadınlara yönelik sistem politikaları ile bu politikalara karşı ortak bir mücadele hattının nasıl örüleceği ele alınacak. Ayrıca özgür öğrenci kimliğinin büyütülmesi amacıyla gerçekleştirilecek konferansta örgütlenmenin ve komünleşmenin de önemine vurgu yapılacak.
 
Öğrenci Fatime Baltaca, konferansta sistemin özellikle üniversitelerde gençlere yönelik politikalarının ele alınacağını ve bu politikalara karşı ortak bir mücadele hattının nasıl örüleceğinin tartışılacağını belirtti.
 
‘Üniversitelerde gençler sistemin saldırılarıyla karşı karşıya’
 
Fatime Baltaca, kadının tarihsel olarak üretici, toplumsal dilin ve kültürün yaratıcısı olduğunu belirterek, “İnsanı tarihsel ve toplumsal açıdan ele aldığımızda, kadının özünde üretici olduğunu, toplumsal dili ve kültürü yaratan bir kimliğe sahip olduğunu görüyoruz. Ancak diğer taraftan sistemin yaratmak istediği bir kadın kimliği var. Bu, kadını kendi özünden, bilgisinden ve yaratım gücünden uzaklaştıran; bedeninden, emeğinden ve sahip olduğu her şeyden yararlanmak, bilgisini ve bilincini sömürmek isteyen bir sistemin yaratmaya çalıştığı kadın kimliğidir. Üniversitelere gelen genç kadınlar ise tam da bu çatışmanın ortasında yer alıyor. Özellikle arayışlarının ve bu arayışın yarattığı coşkunun yoğun olduğu bir dönemde, üniversitede kendilerini değiştirmek ve dönüştürmek istiyorlar. Ancak bu değişim ve dönüşüm arayışı içerisinde sistemin yoğun saldırılarıyla karşı karşıya kalıyorlar” dedi.
 
‘Üniversitelerde kadınlar kendi gerçekliklerinden uzaklaştırılıyor’
 
Üniversitelerde kadınların sistemin iktidar anlayışına göre şekillendirilmek istendiğini aktaran Fatime Baltaca, “Peki, sistem üniversitelerde kadından ne istiyor? Sistem, kadının, sistemin iktidar anlayışının bir öznesi olmasını istiyor. Bir taraftan kadınlara sanal, gerçek olmayan özgürlük alanları yaratılıyor. Sistem, bu alanlar içerisinde kadının kendi gerçekliğinin ve bilincinin farkına varmasını istemiyor. Diğer taraftan eğitim sistemine baktığımızda, sağlıktan hukuka, müzikten diğer bölümlere kadar kadının varlığını göremiyoruz. Kadın, eğitim sisteminin içerisinde kendi gerçekliğiyle yer bulamıyor. Böyle olunca kadın, aldığı eğitimle kendisini donatırken kendi varlığını unutuyor, kendisinden uzaklaşıyor. Bunu reddeden, kabul etmeyen kadınlar ise sistemin en somut ve yoğun saldırılarıyla karşı karşıya kalıyor. Taciz, tecavüz, fuhuş ve intiharla yüz yüze geliyorlar” ifadelerini kullandı.
 
‘Üniversitelerde kadın yalnızlaştırılarak kendisinden koparılıyor’
 
Fatime Baltaca, üniversitelerde kadınların kimlik çatışması içinde yalnızlaştırıldığını ve kendi varlıklarından uzaklaştırıldığını dile getirerek, “Bugün bunları yalnızca düşünmekle kalmıyor, üniversitelerde bunun somut örneklerini de görüyoruz. Kadınlar intihar ediyor, yaşamı sürdürmek istemiyor. Çünkü burada kendi kimliğini tanımayan, kendi gücünün farkına varmayan ve kendisiyle bağını kaybetmiş bir kadın kimliği söz konusu. Kadınlar, yaşadıkları bu kimlik çatışması içerisinde intihara sürükleniyor; kendilerini var edemedikleri, kendileri olamadıkları alanlara sıkıştırılıyor. Üniversitelerde kadın yalnızlaştırılıyor. Kadının kendisinden koparılması ve saldırıların hedefi haline getirilmesi için yalnız kalması gerekiyor. Böylece kadının kendi varlığından uzaklaştırılması kolaylaşıyor. Bizler kadınların yalnız kalmasını istemiyoruz. ‘Hiçbir kadın yalnız kalmayacak’ diyoruz” diye belirtti.
 
‘Kadın özgürleşmeden hiçbir alan özgürleşemez’
 
Konferansla kadınların toplumsal kimlikleri ve kadın kimlikleri etrafında örgütlenmesini hedeflediklerini vurgulayan Fatime Baltaca, “Bu konferansla ve konferans sonrasında bütün kadınların toplumsal kimlikleri ve kadın kimlikleri etrafında örgütlenmesini hedefliyoruz. Kadınlar örgütlülük sayesinde kendi kimliklerinin farkına varacak, kadın sevgisi etrafında buluşacak. Cins bilinci etrafında oluşturacağımız örgütlenme alanlarında kadın kendisini yeniden ve yeniden yaratacak. Biz de bu yaratım etrafında yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın özgürleşmeden hiçbir alan özgürleşemez. Kadının özgürleşmediği ve kendisini yaratamadığı hiçbir alan yaratıcı olamaz, kendisini var edemez. Kadının özgür olmadığı bir yerde barış da mümkün değildir. Bizler bu konferansla bunu yaratmak ve inşa etmek istiyoruz. Kadınların konferansa kendi varlıkları, bilinçleri ve öz güçleriyle katılmalarını; kadın bakış açısının ve kadın öncülüğünün konferansa yansımasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Üniversiteli kadınlar ortak örgütlülükle buluşacak’
 
Fatime Baltaca, üniversiteli genç kadınları konferansa çağırmak için Türkiye ve Kürdistan’daki üniversitelerde çalışma yürüttüklerini söyleyerek, “Şu anda üniversitelerin bulunduğu her alanda, üniversiteli genç kadınların olduğu her yerde yoğun bir konferans çalışması yürütüyoruz. KÖDER bünyesinde stantlarda, sokaklarda ve ulaşabildiğimiz her alanda kadınları konferansa çağırıyoruz. Bu süreçte yalnızca bir çağrı yapmıyoruz; kadınlarda konferansa neden ihtiyaç duyulduğuna ve neden bu konferansta bir araya gelmemiz gerektiğine ilişkin bir bilinç oluşturmaya çalışıyoruz. Uzun süredir daha örgütlü ve kolektif bir çalışmanın eksikliği hissediliyor. Çünkü aramızda bir kopukluk var. İhtiyacımızı ortaya çıkaran temel nedenlerden biri de bu kopukluk ve parçalanmışlık hali. Kampüslerde ortak çalışmaların yürütülemediğini görüyoruz. Türkiye ve Kürdistan’daki bütün üniversitelerden kadınlarla bir araya gelerek bu konferansa doğru ilerliyoruz. Ancak her üniversitede farklı çalışmalar yürütülüyor ve farklı ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Üniversiteler bu ihtiyaçlar doğrultusunda ortak bir bakış açısı geliştiremiyor, ortak bir plan ve eylem oluşturamıyor. Bu durum, temel eksikliklerimizden birini gösteriyor. Oysa ortaklaşmak ve birlikte ses çıkarmak, her birimizin taşıdığı duyguyu, heyecanı ve coşkuyu daha güçlü bir şekilde ifade etmemizi sağlayacak. Bu nedenle önümüzdeki süreçte alanlarda daha fazla yer alacak, çalışmalarımızı daha da güçlendireceğiz” dedi.
 
‘Kadınlara yönelik saldırılar üniversitelerle sınırlı değil’
 
Sistemin gençlere ve özellikle genç kadınlara yönelik saldırılarının toplumsal yaşamın tüm alanlarında etkili olduğunu belirten Fatime Baltaca, “Sistemin gençlere, özellikle de genç kadınlara yönelik saldırıları yalnızca üniversitelerle sınırlı değil. Bu saldırılar üniversitelerde öğrencileri kıskaca alırken toplumun genelinde de etkisini gösteriyor. Ancak bugün üniversitelerle toplum birbirinden koparılmış durumda. Toplumsal yaşamın içinde yer alan kadınlar da bu krizle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle saldırıların en yoğun yaşandığı alanlardan biri olan üniversitelerde mücadelemizi ve pratiğimizi daha güçlü bir şekilde yürütmeye başlayacağız” şeklinde konuştu.
 
Konferansa çağrı
 
Fatime Baltaca, yarın Çand Amed’de gerçekleştirecekleri konferansa özellikle kadınların katılımının önemli olduğunun altını çizerek, “Özellikle bütün genç kadın arkadaşlarımızı konferansta söz kurmaya; kadın bakışıyla, kadın rengiyle ve kadın öncülüğünde yeni bir yaşamın inşasına katılmaya çağırıyoruz” dedi.