Xana Axpar’da bağımlılık paneli: Gençler için 6 aşamalı model önerildi

  • 18:24 21 Ekim 2026
  • Güncel
AMED - Xana Axpar’da 538 gençle yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 10,4’ünün yaşamında en az bir kez uyuşturucu veya uyarıcı madde denediği, yüzde 7,2’sinin ise güncel olarak ya da dönem dönem madde kullandığı ortaya konuldu. Araştırmanın sonuçlarının açıklandığı panelde, bağımlılıkla mücadelede erken müdahale, sosyal destek ve kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı.
 
SAMER Saha Araştırmaları Merkezi ve Şiyar Be tarafından Amed’in Xana Axpar (Çınar) ilçesindeki Nujiyan Parkı’nda “Madde Bağımlılığı Farkındalık” paneli düzenlendi. Sosyal Hizmet Uzmanı Lokman Amaç, SAMER Koordinatörü Yüksel Genç ve Psikolog Murat Burtakuçin’in konuşmacı olduğu panelin moderatörlüğünü Xana Axpar Belediyesi’nden Elif Taş yaptı.
 
Panelde bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmet uygulamaları, gençlerin madde kullanımına ilişkin saha araştırmasının sonuçları ve bağımlılığı önleme yöntemleri ele alındı.
 
İlk olarak konuşan Yüksel Genç, Xana Axpar’da yürüttükleri saha çalışmalarının madde kullanımına ilişkin ciddi sorunlara işaret ettiğini söyledi. Son 10 yılda özellikle gençler arasında madde kullanımının arttığını belirten Yüksel Genç, yoksulluk, ekonomik sorunlar ve geleceğe ilişkin umutsuzluğun bu artışta etkili olduğunu dile getirdi.
 
Araştırmaya 538 genç katıldı
 
Türkiye’de 2015-2025 yılları arasında uyuşturucuyla ilgili savcılık işlemlerinin yüzde 307 arttığını aktaran Yüksel Genç, Kürt kentlerinde de madde kullanımı ve satışındaki artışa dikkat çekti. Gençleri güçlendirecek sosyal ve ekonomik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Yüksel Genç, yerel yönetimler ile sivil toplum örgütlerine ortak mücadele çağrısında bulundu.
 
Ardından “Çınar Belediyesi Gençlik ve Bağımlılık Saha Araştırma Raporu”nun sonuçlarını paylaşan Yüksel Genç, araştırmanın 19-20 Eylül 2026 tarihlerinde, ilçedeki 6 mahallede 15-29 yaş aralığındaki 538 gençle yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildiğini açıkladı. Çalışmada gençlerin sigara, alkol ve uyuşturucu/uyarıcı madde kullanım deneyimleri ile bağımlılıkla mücadeleye ilişkin görüşleri incelendi.
 
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 10,4’ünün yaşamında en az bir kez uyuşturucu veya uyarıcı madde denediğini, ilk kullanım yaşının ise ortalama 16 olduğunu belirten Yüksel Genç, “Araştırma grubunun tamamı üzerinden değerlendirildiğinde katılımcıların yüzde 7,2'sinin güncel olarak veya dönem dönem uyuşturucu/uyarıcı madde kullandığını belirtmesi, önleme çalışmalarının yanı sıra erken müdahale, danışmanlık, tedaviye yönlendirme ve rehabilitasyon hizmetlerinin de erişilebilir olması gerektiğine işaret etmektedir. Bununla birlikte, bazı alt gruplardaki oranların küçük örneklemler üzerinden hesaplandığı ve özellikle yaş, mahalle ve gelir kırılımlarındaki bazı yüzdelerin düşük sayıda katılımcıya dayanabileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle söz konusu farklılıklar, doğrudan genellenebilir sonuçlardan ziyade müdahale planlamasında izlenmesi gereken göstergeler olarak değerlendirilmelidir” dedi.
 
‘Mücadele yalnızca kolluk kuvvetlerine bırakılamaz’
 
Madde kullanımıyla mücadelenin bütünlüklü politikalar gerektirdiğini vurgulayan Yüksel Genç, “Araştırma, Çınar'da madde kullanımıyla mücadelenin tek bir kurumun veya yalnızca kolluk kuvvetlerinin sorumluluğuna bırakılamayacağını göstermektedir. Etkili bir yaklaşım; belediye, sağlık kuruluşları, eğitim kurumları, aileler, sosyal hizmet birimleri, güvenlik birimleri, sivil toplum kuruluşları ve gençlerin kendilerini aynı politika çerçevesinde buluşturmalıdır. Bunun yanında gençlerin istihdam, eğitim, sosyal yaşam, spor, kültür ve güvenli kamusal alanlara erişiminin artırılması, madde kullanımını önleme politikasının tamamlayıcı unsurları olarak ele alınmalıdır” diye belirtti.
 
Erken müdahale ve akran desteği önerisi
 
Araştırmanın sonuçları doğrultusunda çözüm önerilerini sıralayan Yüksel Genç, erken yaşta önleme çalışmalarına ağırlık verilmesini istedi. Yüksel GEnç, “Erken yaşta önleme programları geliştirilmelidir. Okullarda madde kullanımının riskleri konusunda düzenli eğitimler yapılmalı, merak, akran baskısı ve özenme gibi risk faktörleri konusunda gençlerin karar verme ve hayır diyebilme becerileri desteklenmeli. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli” ifadelerini kullandı.
 
Gönüllü gençlerden oluşan akran destek gruplarının kurulmasını, gençlik merkezlerinin yaygınlaştırılmasını, spor ve kültür faaliyetlerinin artırılmasını da öneren Yüksel Genç, darkların ve kullanılmayan yapıların güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, psikososyal destek ve danışmanlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının önemini anlattı.
 
Madde kullanan gençlerin büyük bölümünün profesyonel destek almadığını aktaran Yüksel Genç, tedaviye yönlendirme mekanizmalarının güçlendirilmesini ve ailelere yönelik danışmanlık programlarının oluşturulmasını istedi. Ailelerin yalnızca denetleyici değil, destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
 
Bağımlılıkla mücadele için 6 aşamalı model
 
Araştırma kapsamında Xana Axpar’da gençlere yönelik madde politikaları için 6 aşamalı bütüncül bir model önerildi. Model; önleme, erken müdahale, tedaviye yönlendirme, sosyal destek, rehabilitasyon ve izleme aşamalarını kapsıyor.
 
Yüksel Genç, gençlerin eğitim, istihdam, sosyal ve kültürel faaliyetler ile güvenli kamusal alanlara erişimini güçlendiren politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu: “Araştırma Çınar'da gençlerin madde kullanımını önlemeye yönelik politikaların yalnızca madde kullanan bireylere müdahale etmekle sınırlı kalmaması gerektiğini; gençlerin eğitime devamını, istihdam olanaklarını, sosyal ve kültürel katılımını, psikososyal iyilik hâlini ve güvenli kamusal alanlara erişimini güçlendiren daha geniş bir gençlik politikası çerçevesi içinde yürütülmesinin gerekli olduğunu göstermektedir.”
 
Yüksel Genç, belediyenin diğer kamu kurumları ve yerel aktörlerle koordinasyon içinde, gençlerin ihtiyaçlarını esas alan koruyucu ve destekleyici hizmetler geliştirebileceğini de sözlerine ekledi.
 
‘Güçlü aile ve arkadaş ilişkileri önemli’
 
Ardından söz alan Psikolog Murat Burtakuçin, bağımlılıkla mücadelede aile, okul ve arkadaş çevresiyle kurulan bağların önemine dikkat çekti. Gençlerin kendilerini ailelerine ve çevrelerine ait hissetmediklerinde farklı ortamlara yönelebildiğini anlatan Murat Burtakuçin, ekonomik ve sosyal sorunların da bağımlılık riskini artırabildiğini söyledi.
 
Bağımlılığın her yaşta görülebileceğini hatırlatan Murat Burtakuçin, sorunların erken fark edilmesinin ve kişilerin desteklenmesinin önemini vurguladı. Tedavi sürecinde yeniden başlamak gerekse bile umudun kaybedilmemesi gerektiğini söyleyen Murat Burtakuçin, “Güçlü aile ve arkadaş ilişkileri bağımlılıkla mücadelede önemli bir yer tutuyor” dedi.
 
‘Gençler için sosyal alanlar artırılmalı’
 
Sosyal Hizmet Uzmanı Lokman Amaç ise bağımlılıkla mücadelede yalnızca tedavinin yeterli olmadığını, ailelerin, yerel yönetimlerin ve toplumun desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
 
Tedavi sonrasında da kişilerin benzer sorunlarla karşılaşabileceğine işaret eden Lokman Amaç, “Gençleri bağımlılıktan uzak tutmak için sosyal alanların artırılması gerekiyor. Gençlerin spor yapabileceği, arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği ve kendilerini geliştirebileceği alanlar oluşturulmalı. Yerel yönetimler ve devlet kurumları bu konuda daha fazla çalışma yapmalı” diye konuştu.
 
Panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.