İran’da hemşire krizi: 70 bin kişi çalışma yaşamından çekildi
- 16:25 4 Ekim 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ – İran’da ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve personel yetersizliği sağlık sistemindeki hemşire krizini büyütüyor. Yaklaşık 70 bin hemşirenin çalışma yaşamından çekildiği ülkede, hemşire açığının en az 100 bine ulaştığı belirtiliyor.
İran’da hemşirelerin düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, zorunlu fazla mesai ve yetersiz istihdam nedeniyle sağlık sisteminden ayrılması, personel açığını derinleştiriyor.
NûJINHA’nın haberine göre, İran Hemşireler Evi Genel Sekreteri Muhammed Şerifi Mukaddem, ülkede yaklaşık 70 bin hemşirenin çalışma yaşamından çekilerek evlerinde kaldığını açıkladı. Hemşirelerin ortalama maaşının 25-28 milyon tümen civarında olduğunu belirten Muhammed Şerifi Mukaddem, bazı hemşirelerin mevcut çalışma koşulları nedeniyle hastanelerde çalışmaya devam etmek yerine meslekten ayrıldığını söyledi.
İran Hemşirelik Örgütü Başkanı Ahmed Nejatian da hastane yatak sayısına göre ülkede en az 100 bin hemşire açığı bulunduğunu belirtti. Personelin sistemden ayrılması, yeterli istihdam kadrosunun açılmaması ve sağlık hizmetlerinin ihtiyaç duyulan insan gücü sağlanmadan genişletilmesi, açığı daha da büyütüyor.
Binlerce hemşire sistemden ayrılıyor
İran Sağlık Bakanlığı’nın verileri de sağlık sistemindeki personel kaybını ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı Hemşirelikten Sorumlu Yardımcısı Abbas Ebadi’nin daha önce açıkladığı verilere göre, yaklaşık 2 bin 500 hemşire aktif hizmetten ayrıldı. Bunlardan 570’inin göç ettiği, bin 950’sinin ise istifa ettiği ya da önceden haber vermeden işini bıraktığı belirtildi.
Aynı dönemde yaklaşık bin 900 hemşirenin de emekliye ayrıldığı kaydedildi.
İran Hemşirelik Örgütü’nün verilerine göre ise her yıl emeklilik başta olmak üzere çeşitli nedenlerle yaklaşık 5 bin hemşire sağlık sisteminden ayrılıyor.
Hemşirelerde göç eğilimi yüksek
Hemşirelerin sağlık sisteminden ayrılmasının önemli nedenlerinden biri de göç.
2026 yılında BMC Nursing dergisinde yayımlanan ve İsfahan’da 467 hemşire ile hemşirelik öğrencisinin katıldığı araştırmada, katılımcıların yüzde 63,96’sının göç etme eğiliminin yüksek olduğu belirlendi. Araştırmada bu oranın yalnızca araştırmaya katılanların göç etme niyetini gösterdiği, İran genelindeki gerçek hemşire göçü oranını yansıtmadığına dikkat çekildi.
2025 yılında Şiraz’daki devlet hastanelerinde çalışan 595 hemşireyle yapılan başka bir araştırmada da katılımcıların yüzde 63,96’sının göç etme eğiliminin yüksek olduğu kaydedildi.
Araştırmalarda olumsuz çalışma ve yaşam koşulları, erken emeklilik, göç, meslekten ayrılma ve yeni personel istihdamının yetersizliği, hemşire krizini büyüten başlıca nedenler arasında gösterildi.
Ücret ve çalışma koşulları için eylemler
Hemşirelerin ekonomik ve mesleki talepleri için düzenlediği protestolar da sürüyor. Hemşireler ücretlerin artırılması, ödenmeyen alacakların karşılanması, hemşirelik tarifelerinin düzenlenmesi, zorunlu fazla mesainin kaldırılması, personel sayısının artırılması ve istihdama ilişkin yasaların uygulanmasını talep ediyor.
Haziran 2026’da Tahran’da bir grup hemşire ve sağlık çalışanı, İdari ve İstihdam İşleri Kurumu önünde bir araya gelerek ekonomik koşulların iyileştirilmesini, istihdam yasalarının uygulanmasını ve hemşirelik tarifelerinin düzenlenmesini istedi.
Tahran’daki Fayazbahş Hastanesi’nde çalışan hemşireler de Ağustos 2026’da personel yetersizliği, ağır iş yükü, zorunlu fazla mesai, düşük ücretler ve ödenmeyen alacaklar nedeniyle protesto ve greve gitti.
Eylemlerin ardından bazı hemşireler hakkında dosya açıldığına ilişkin haberler yayımlandı.
Hemşire başına düşen hasta sayısı artıyor
Personel açığı yalnızca hemşirelerin çalışma koşullarını değil, sağlık hizmetlerinin sunumunu da etkiliyor.
İran Sağlık Bakanlığı Hemşirelikten Sorumlu Yardımcısı’nın açıkladığı verilere göre, ülkede hemşire-hastane yatağı oranı 0,9 ile 0,95 arasında bulunuyor. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen standart ise 1,8.
Personel yetersizliği, mevcut hemşirelerin daha fazla vardiya ve zorunlu fazla mesaiyle çalışmasına neden olurken, ağır iş yükü mesleki tükenmişliği de artırıyor. Bu koşulların hemşirelerin istifa etmesi, meslekten ayrılması ya da göç etmesiyle sonuçlanması, sağlık sistemindeki personel açığını daha da büyütüyor.
Hemşirelik alanındaki yetkililer, sorunun yalnızca yeni hemşire yetiştirilmesiyle çözülemeyeceğini, mevcut personelin sağlık sisteminde tutulmasının da temel sorunlardan biri haline geldiğini belirtiyor. Bazı bölgelerde hemşireler için açılan istihdam kadrolarının dahi tamamen dolmadığı ifade ediliyor.
Yaklaşık 70 bin hemşirenin çalışma yaşamından çekilmesi ve en az 100 bin hemşire açığının bulunması, İran’daki krizin yalnızca personel sayısıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Düşük ücret, ağır iş yükü, zorunlu fazla mesai ve göç, sağlık sistemindeki personel kaybını derinleştiren başlıca nedenler olarak öne çıkıyor.







