Devlet Hastanesi’nde sağlıkçılara taciz ve tehdit
- 14:11 17 Ağustos 2026
- Sağlık/Spor
MÊRDÎN - Mêrdîn Sağlık Platformu, Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde kadın sağlık emekçilerinin taciz, tehdit, zorbalık ve dijital şiddete maruz kaldığını, kişisel verilerinin izinsiz paylaşılmasını protesto etti.
Mêrdîn Sağlık Platformu, Qoser (Kızıltepe) Devlet Hastanesi’nde kadın sağlık emekçilerinin taciz, tehdit ve dijital şiddete maruz kaldığını, fotoğraf ve iletişim bilgilerinin izinsiz bir şekilde dijital medya üzerinden paylaşılması üzerine hastane önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya platform bileşenlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.
Açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İşyeri Temsilcisi Ruken Topuz okudu. Kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını belirten Ruken Topuz, taciz, tehdit, psikolojik şiddet, mobbing, dijital şiddet ve mahremiyet ihlalinin de toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin türleri olduğuna dikkati çekti. Hastane yönetimi ve yetkili kurumlara sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapan Ruken Topuz, “Şiddete veya tacize maruz bırakılan kişinin çalışma yaşamının sınırlandırılması, yerinin değiştirilmesi ya da yükün mağdura bırakılması kabul edilemez. Sınırlandırılması gereken kadınların çalışma ve yaşam alanları değil, taciz, tehdit ve şiddet oluşturan davranışlardır” dedi.
Etkin araştırma talebi
Ruken Topuz, iddiaların kişilerin kimliği, görevi, unvanı, sendikal aidiyeti ya da kurumsal konumundan bağımsız olarak somut deliller üzerinden tarafsız ve etkin biçimde araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Hiçbir kişi ya da grup korunmamalı, hiçbir şiddet ve zorbalık eylemi görmezden gelinmemelidir” ifadelerini kullandı. Kadınların güvenli çalışma hakkının kurumların sorumluluğunda olduğunun altını çizen Ruken Topuz, “Kadınların güvenliği bir lütuf değil, haktır. Taciz ve şiddetten arındırılmış bir çalışma ortamı sağlamak ise kurumların sorumluluğudur” dedi. Açıklamada ayrıca Türkiye’ye, çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesine ilişkin ILO’nun 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’ni onaylama çağrısı yapıldı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın da kadına yönelik şiddetin mekan ve zaman tanımadığını belirtti. Son bir ayda Mêrdîn’in birçok ilçesinde kadın ve çocuklara yönelik ağır bir şiddet tablosunun ortaya çıktığını ifade eden Beritan Güneş Altın, cezasızlık politikalarının şiddetin sürmesindeki temel nedenlerden biri olduğunu söyledi.
'Kadınlar güvende değil'
Yetkili kurumların sorumluluğuna işaret eden Beritan Güneş Altın, “Kadına yönelik şiddetin her yerde ve her an yaşanmasının nedenlerinden biri, yargının ve devlet mekanizmalarının bu şiddet karşısındaki suskunluğudur. Bir taciz başlamışsa, daha ilk anda buna karşı mücadele edilmesi gerekir. Eğer bugün Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde çalışan kadınlar dijital mecralarda tehdit ediliyor, ölüm tehditleri alıyor ve kendilerine ilişkin müstehcen içeriklerin yayımlanacağı tehdidiyle karşı karşıya bırakılıyorsa hiç kimse bize bu hastanenin kadınlar açısından güvenli bir çalışma ortamı olduğunu söyleyemez. Bir kadın emekçi çalıştığı işyerinde tacize maruz bırakılıyorsa, itiraz ettiği için tehdit ediliyorsa ve kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşılmasıyla hedef alınıyorsa bunun sorumluluğu kimdedir? Bununla mücadele edecek olanlar kimlerdir? Başta Sağlık Müdürlüğü olmak üzere ilgili bakanlıkların bu konuda acilen adım atması gerekiyor. Kadınların çalıştıkları alanlarda güvenliğini sağlamak ve şiddeti önlemek kamunun sorumluluğudur” diye konuştu.
Açıklama "Jın Jiyan Azadi", zılgıtlar ve alkışlar eşliğinde son buldu.







