‘Arazide bekletilen cenazeler derhal ailelerine teslim edilsin’

  • 09:08 13 Temmuz 2019
  • Güncel
DİYARBAKIR - Lice’deki operasyonları değerlendiren HDP’li Remziye Tosun, her insanın elini vicdanına koyup Lice’ye ses vermesi gerektiğini vurgulayarak, “Adalet Bakanı’na, Cumhurbaşkanı’na, İçişleri Bakanı’na sesleniyoruz; o cenazeler derhal dağdan alınıp ailelerine teslim edilsin. Bizler HDP olarak bu olayın peşini bırakmayacağız” dedi.
 
Diyarbakır’ın Lice ilçesinin Sığınak (Banaderan) Mahallesi’ni 2 gün önce abluka altına alan askerler, kırsal kesimlerde operasyon başlattı. Sığınak (Banaderan), Merdinya, Koçeran, Denglava ve Yaprak (Tûtê) mahallelerine başlatılan operasyonla köylüler taranarak tarım arazilerinin yakıldı. Arazilerinde ekin yapmak amacıyla bulunan yurttaşlara helikopterlerden ateş açıldığı yerel kaynaklardan öğrenilirken, açılan ateş sonucu yaralanan Mehmet Hüseyin Mercan’ın askerler tarafından önce gözaltına alındığı ardından ise hastaneye götürüldüğü ifade edildi. 
 
Bunun yanında 3 Haziran günü başlatılan askeri operasyonda bombardıman sonucu yaşamını yitirdiği açıklanan 4 HPG’linin cenazelerinin henüz ailelerine verilmediği öğrenildi. Şehid Serxwebun denilen alanda yaşamını yitiren Mahir Andok (İbrahim Çelik), Reber Amed (Abdullah Turhan), Serhildan Mazi (Ömer Demir) ve yine aynı bölgede yaşamını yitiren Yusuf Kayran’ın (Zınar Akro) aileleri çocukları için yaptıkları başvurulara olumlu bir yanıt alamadı. Lice’de yaşananlara ilişkin Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) oluşturduğu heyet içerisinde bulunan Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun gözlemlerini aktardı.
 
‘Lice’de misket bomba kullanıyor’
 
Önceki gün köyün eski muhtarının aramasıyla bir sivilin hastanede olduğu bilgisi aldıklarını dile getiren Remziye, HDP olarak bir heyet oluşturup köye gittiklerini anlattı. Köyde bir vahşet manzarasıyla karşı karşıya kaldıkların dile getiren Remziye, ailelerin yaşananlar karşısındaki kaygılı ruh hallerine bire bir şahit olduklarını ifade etti. Remziye yaptıkları görüşmeleri şu şekilde aktardı: “Aileler yine 90’lı yıllardaki gibi köylerinin boşaltılacağını düşünüyor. O bölgeden her gün baskı ve imha politikalarının gerçekleştiğini görüyorlar. Annelerle görüştüğümüz zaman bir anne ‘Çocuklarım buğdayları biçmek için biçerle beraber tarlaya gitmişti. Birde nasıl olduysa helikopterlerin çıktığını ve helikopterlerle tarama yapıldığını söylediler’ dedi. Dünyada yasak olan bir cephane türü olan misket bombalar kullanılıyor Lice’de. Orada Mehmet Hüseyin Mercan yaralanıyor ve kendi imkanlarıyla kendini bir köye atıyor. O köydekiler onun hem dayısı hem kayınbabasını arıyor. Onlar gidip yaralıyı aldıktan sonra yolda askeri etraflarını sarıyor. Gerçekten vahşice bir darp bir uygulama yapılıyor saatlerce. Ondan sonrada dayı diyor ki ‘Ya Hüseyin’i öldürün ya da bir hastaneye ulaştırın’. 
 
Orada bir buçuk iki saat kaldıktan sonra dayı ile torunu ve oğlunu Lice’ye götürüyorlar. Hastanede aile kendilerini görenlerin ‘Bunları neden sağ getirdiniz öldürmediniz’ şeklinde ithamlar bulunulduğunu aktardı. Adam şükür ediyordu ‘Ben 75 yaşındaydım eğer onlarla olmasaydım bunların hepsi infaz edilecekti’ diyor. Mehmet Hüseyin şimdi fakültede büyük abisi babası yanında kalıyor. Ancak hastane çıkışında ne yapacaklar çok belirleyemiyoruz” diye konuştu.
 
‘Derhal cenazeler ailelere teslim edilsin’
 
3 Haziran’da arife günü hava saldırısıyla Lice Bayırlı mezrasında yaşamını yitiren bu kişilerin isimleri sosyal medya hesaplarında açıklandığını kaydeden Remziye, sadece bir kişinin cenazesini alabildiğini kaydetti. 4 kişinin de hala arazide olduğunu ve kimlik tespiti yapılamıyorsa neye dayanarak açıklama yapıldığını soran Remziye, “Aileler kendi imkanlarıyla DNA veriyor. Aileler de bomba hava saldırısı olduğunu bildikleri için o dağlara çıkıyorlar ve cenazeleri görüyorlar. Cenazeleri görüyorlar ama dokunmuyorlar. Ya orada bir yangın çıkacak ya da bir ihbar alıp operasyon yapacaklar o cenazeler orada çürüyüp gidecek. Hiçbir dine hiçbir ahlaka hiçbir zihniyete uymayan bir savaş politikası var. Ölünün dini rengi yoktur. Onun için derhal ve derhal o cenazelere ulaşıp ailelerine teslim edilmesi gerekiyor. Bir babanın çocuğunun cenazesini görmesi ve devletten korktuğu için cenazeye ellememesi gerçekten vicdansızca bir durumdur. O yüzden çağrı yapıyoruz Adalet Bakanı’na, Cumhurbaşkanı’na, İçişleri Bakanı’na sesleniyoruz; o cenazelerin derhal dağdan alınıp ailelerine teslim edilmesi gerekiyor” dedi.
 
’Bu olayın peşini bırakmayacağız’
 
Son olarak Remziye şunları belirtti: “Dün hem yangınlar hem de cenazeler için savcıyla görüştük. Savcı sadece gereken yerleri bilgilendirdiğini söyledi. O alana operasyon olacağını söylüyorlar. Operasyon olduktan sonra o cenazelere ulaşabiliriz diyorlar. Başka bir yorum yapmadılar. Biz inisiyatif kullanıp gideceğimizi söylediğimizde ‘Can güvenliğinizi tehlikeye atamayız’ diyorlar. Bir hafta önce aileler gidip fotoğraf çekmişler. Bayırlı köyünün etrafına 15 dakikalık yürüme mesafesiymiş. Lice’de 4 bin dönüm arazi içerisinde buğdaylar ağaçlar yandı. Doğa koruyucularına hayvan hakları savunucularına sesleniyoruz; mademki bu kadar doğayı sahipleniyorsunuz Lice yanarken neredesiniz? Her insanın elini vicdanına koyup Lice’ye ses vermesi gerekiyor. Bizler HDP olarak bu olayın peşini bırakmayacağız. Ailelerin her türlü talebinin yanında olmaya devam edeceğiz. Cenazeler defnedilene kadar durmayacağız.”