Çiğdem Kılıçgün Uçar: Barış seyredilerek kurulmaz
- 20:26 14 Ekim 2026
- Güncel
XARPET - “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla düzenlenen halk buluşmasında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsallaştırılması gerektiğini belirterek, “Bu dönemin en büyük eksikliği seyrediyor olmamız. Güven güvensizlik meselesinden çıkaralım meseleyi, devleti barışa zorlayalım” dedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla Xarpet’in Fevzi Çakmak Mahallesi’nde halk buluşması düzenledi. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla gerçekleştirilen buluşmaya çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşma, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Buluşmada ilk olarak konuşan DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye’de demokrasinin ve barışın sağlanması açısından önemli bir süreçten geçildiğini belirtti. Ayten Kordu, “Sayın Öcalan’ın barışın toplumsallaşması adına önemli mesajları oldu. Bu süreçte önemli aşamalardan geçtik. Her ne kadar şerhlerimiz olsa da bir rapor geçti. Kök yasayla birlikte Meclis’te tarihinde ilk defa Kürt sorunu tartışıldı. Bu tarihî bir adımdır. Bu süreci hep beraber geliştireceğiz. Sizlerin bu sürece ilişkin kuracağınız her söz çok kıymetli” dedi.
Ardından konuşan DEM Parti Çewlîg Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Kürt halkının yıllardır yok sayıldığını belirterek, “İnkâr edilen, yok sayılan bir halk Meclis’te konuşuluyor. Bugün barışı konuşuyorsak bu mücadelenin sayesindedir. Bugün bütün dünya, Ortadoğu’da Kürtleri konuşuyor” ifadelerini kullandı.
‘Kürt sorunu artık yasal zeminde tartışılıyor’
Buluşmada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte Kürt sorununun artık yasal zeminde tartışıldığını söyledi. Devletin somut adımlar atmaması nedeniyle barışın toplumdan uzaklaştığını belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Dolayısıyla herkes diyor ki ‘Hareket o kadar adım atıyor, devlet niye atmıyor?’ Toplum haklı. Bu dönemin en büyük eksikliği seyrediyor olmamız. Bu konuda yol ve yönteme ihtiyacımız var. Hepimizin vicdanı o müzakere masasında. Bir insan tecride rağmen kime güvenerek çağrıyı yapar? Halka güvenerek. ‘Devlete güveniyor musunuz?’ diye soruyorlar. Biz bunu düşünerek bekleyip oturalım mı, yoksa Kürtlerin inşa ettiği sistemi bir barışa mı evirelim? Yeni yüzyılı hepimiz kuracağız. Diyorlar ki devletle Kürtler arasında bir süreç var. Bu hareketin paradigmasında öyle bir şey olamaz. Demokratik ulus, bu ülkede yaşayan herkesin hakkıyla hukukuyla oluşur. Kürtlerle barışan devlet diğer kimlik ve inançlarla da barışmalı. Bu ülkenin doğasıyla da barışmalı. Her gün kadın cinayetleri yaşanıyor. Devlet kadınlara karşı doğru hukuku kurup kadınlarla barışmalı” diye belirtti.
‘Toplumsal demokratik bir güce ihtiyacımız var’
Barışın önceki süreçlerde de gündeme geldiğini hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, devletin barış için adım atmaya zorlanması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Önceki dönemlerde devlet hiçbir zaman hazır değildi. Güven güvensizlik meselesinden çıkaralım meseleyi, devleti barışa zorlayalım. Bu ülkede bir daha silaha muhtaç olunmayacağı hukuki zemini kim kuracak? Bu tekli bir şey değil. Başkan diyor ki ‘Sadece devletten beklemeyin, inşa edin.’ Kendi taleplerimizle kendi mekanizmalarımızı kurarız. Bu toplumsal basınçla olur. Bulunduğumuz yerde Kürt halkının haklı taleplerini inşa edeceğiz. Bu saatten sonra hiç kimse ‘Kürt yoktur’ diyemez. Kürtler Suriye’de kimliği olmadığı sistemden kendi sistemini kuran, devleti yöneten kimliğe dönüştü. Eğer barışı kurarsak hiç kimsenin o barışı bozamayacağı bir güç oluşturmamız lazım. Toplumsal demokratik bir güce ihtiyacımız var. Cumhuriyetin demokratikleşmesi önemli bir hedef. Devleti değiştirip dönüştüreceğiz.”
‘Önderlik kaldıramayacağı yükün altına girmez’
Buluşmada söz alan bir yurttaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin eleştirilere değinerek, “Bize ‘İktidarla konuşuyorsunuz’ diye eleştiriler geliyor. Peki biz kiminle konuşacağız? İnkâr ve imha politikasını iktidarla konuşacağız. Önderlik kaldıramayacağı hiçbir yükün altına girmez. Bir iğne deliği kadar açıklık görse onu değerlendirir. Önderliğin konumuna ilişkin somut bir gelişme yok. Hâlen antidemokratik gelişmeler yaşanıyor” dedi.
Başka bir yurttaş ise sürecin toplumsallaştırılmasına ilişkin eksikliklere dikkat çekerek, “Bu ilde kendi aramızda bile süreci pek tartışamıyoruz. Bir de toplumsallıktan bahsediyoruz. Süreci kendi aramızda bile konuşamıyorsak süreç nasıl toplumsallaşacak? Öte yandan halkın bir kesimi yayılan antipropagandaya inanıyor. Bunlara cevap olacak bir örgütlü güce sahip değiliz. Temsiliyetlerimiz potansiyelin fazla olduğu yerlerde daha fazla geziyorlar ama potansiyelin daha az olduğu yerlerde de gezilmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Buluşma, yurttaşların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin soru ve değerlendirmeleriyle sona erdi.







