Gülistan Sönük: Demokratik ekonomiyi birlikte örgütlemeliyiz

  • 14:07 5 Temmuz 2026
  • Güncel
 
AMED – DBP'nin düzenlediği "Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı"nda konuşan yerine kayyım atanan Êlih Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Sönük, kadınların üretimin öznesi olduğu demokratik ekonominin inşası için çalıştay kararlarını hayata geçirecek bir komisyon kurulması gerektiğini söyledi.
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından ÇandAmed Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı" ikinci gününde devam etti. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, belediye eşbaşkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaşın katıldığı çalıştay, "Yerel Yönetimler ve Demokratik Ekonomi Deneyimi: Sınırlar ve İmkanlar" başlıklı oturumla sürdü.
 
Oturumda yerine kayyım atanan Êlih Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük ile Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan sunum yaptı. Abdullah Zeydan, yerel yönetimlerin demokratik toplumun inşası ve ekonomik örgütlenmedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
'Sonuç alıcı adımlar atılmalı'
 
Ardından söz alan Êlih Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük, Kürt Özgürlük Hareketi'nin ortaya çıktığı günden bu yana toplumun ihtiyaçlarına cevap olma hedefiyle adımlar attığını belirterek, "Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürdistan'da yoksulluk bir hedef olarak görülmüştür. 27 Şubat günü yapılan açıklama sonrası inşa çalışmaları başladı. Birçok yerde halk ile bir araya gelip konuştuk. Çalıştaylar, konferanslar düzenledik. Ne yapabiliriz, üzerine tartıştık. Burada da sizinle önerileri konuşmak istiyoruz. Somut bir şekilde ilerlemek ve tartışmak istiyoruz. Ekonominin inşasında önemli bir çalıştay. Bu çalıştayın ardından bir komisyonun oluşmasını ve alınan kararların pratiğe geçmesini istiyoruz. Dün Mustafa hocanın kullandığı, 'Zengin bir coğrafyanın halkı fakirse bunun adı sömürgeciliktir' sözü aslında Kürdistan'da var olan durumu gözler önüne seriyor" dedi.
 
Kayyım politikalarının kadınların üretim alanlarını da hedef aldığını söyleyen Gülistan Sönük, "Kurduğumuz kooperatifler kayyımlar tarafından işlevsiz hale getirildi. Daha birçok çalışmamız kayyımın hedefi oldu. Kadını üretimin bir parçası haline getirmek istiyoruz. Üretimin öncüsü olması için çalışma yürütüyoruz. Sürdürülebilirlik konusunda eksik kaldık. Pazarını oluşturma noktasında eksik kaldık. Bu ciddi sorunlara yol açtı. Kentin yoksulluk haritasının çıkarılması, engelli sayısının belirlenmesi ve buna dönük sonuç alıcı adımların artırılması önemli" diye konuştu.
 
'Barışı konuşurken eşitliği de inşa edebiiriz'
 
Sürdürülebilirliğin yol ve yöntemini belirleyecek bir koordinasyonun kurulması gerektiğini kaydeden Gülistan Sönük, "GABB dışında daha dar birlikler oluşturulmalı. Engellilerin yaşama katılmasında belediyenin rolü çok önemli. Sağlamcı anlayışı ortadan kaldırmamız lazım. Bu anlayış engellileri görmeyen bir noktada. Sürdürülebilirlik ile engellilerin sorunlarını ortadan kaldırabiliriz. Barışı konuşurken eşitliği de inşa edebiliriz. Çalıştayın asıl amacı ekonomiyi örgütlemek. Bunun yol ve yöntemini belirlemek istiyoruz" sözlerini kullandı.
 
Katılımcılar ise yaptıkları konuşmalarda şu ifadeleri kullandı: “Ortak koordinasyon sorunu var. Personel politikasında liyakat sorunu da var. Kayyımların bıraktığı sorunlar var. 10 milyon engelli ve aileleri için AKP’nin engelliler politikası vardı. Bunu bir oy deposu olarak görüyor. Belediye ve partimizin engelli politikasında yoğun bir eksiklik hali var. Karar almada engellilerin katılımı sağlanmalı. Seçimden önce bir komisyon kuruluyor ancak seçim sonrası görülmüyor. Belediye meclislerinde engellilerin olması çok önemli. Engellilerin erişilebilirliği sağlanmalı. Komünal ekonomi içinde belediyeyi nereye koyacağız? Alternatif bir ekonomi oluşturmak istiyorsak öncelikle belediyeleri komünal bir örgütlenme modeline dönüştürmeliyiz. Örgütlenme çalışmalarında belediyenin aktif bir rol içinde olması gerekiyor. Yoksa kısır döngüye dönüşür. Kısır döngüyü yaşamın her alanından çıkarmalıyız. Belediyeler, köy komünlerindeki üretimi halka ulaştırabilir. Köydeki üretimi yaygın bir hale getirebilir. Ekonomide belediyeler öncü rolü üstlenebilir. Belediyeler eliyle bir Kürt sermayesi oluşturuldu. Bu sermaye bizim dışımızda kaldı."