Öğrenciler İzmir'den seslendi: Yusuf Tekin istifa!

  • 18:41 16 Nisan 2026
  • Güncel
İZMİR- Liseli Serüvenciler, Riha ve Mereş'te okullara yönelik saldırılara karşı yaptıkları açıklamada “Güvenli okullar; ancak eşit, adil ve insanca bir yaşamın olduğu bir ülkede mümkündür. Bunun için mücadele etmekten başka bir yol yoktur” diyerek Bakan Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.
 
İzmir'de Liseli Serüvenciler, Riha ve Mereş'te okullara yönelik saldırılara dair basın açıklaması yaptı. Alsancak’ta bulunan ÖSYM binası önünde yapılan açıklamada öğrenciler, “Okullarda ölmek istemiyoruz, şiddet düzeni son bulsun” pankartını taşırken sık sık “Ölmeye değil okumaya geldik”, “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” sloganları attı. Açıklamaya çok sayıda lise öğrencisi katılırken öğrenciler adına basın metnini lise öğrencisi Leyla Mercan okudu.
 
‘Şiddet yeniden üretiliyor  ve normalleştiriliyor’
 
Riha ve Mereş'te okullardaki yaşananların ne münferit ne de tesadüf olmadığını belirten, Leyla Mercan,bunun giderek büyüyen bir şiddet düzeninin sonucu olduğunu ifade etti. Bir çocuğun eline silah alıp okula girebilmesinin, katliamı gerçekleştirebilmesinin tek başına açıklanabilecek bir durum olmadığını kaydeden Leyla Mercan, “Bu olay; yıllardır derinleşen yoksulluğun, eşitsizliğin, geleceksizliğin, cezasızlığın ve toplumun her alanına yayılan şiddet kültürünün bir sonucudur. Çocukları ve gençleri korumakla yükümlü olanlar bu sorumluluğu yerine getirmemiş, aksine bu koşulların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Son yıllarda mahallelerden okullara kadar her yerde çeteleşmenin arttığını, mafya düzeninin gençler arasında özendirildiğini görüyoruz. Dizilerde, filmlerde, müziklerde şiddetin, suçun ve mafya ilişkilerinin ‘güç’ ve ‘itibar’ gibi sunulması; gençlerin bu karanlık düzene alıştırılmasının bir parçasıdır. Şiddet yalnızca sokakta değil, ekranlarda ve kulaklıklarımızın içinde de yeniden üretilmekte ve normalleştirilmektedir. Bu tablo tesadüf değil, bir sürecin sonucudur. Okul kapılarına daha fazla polis koymak, daha fazla kamera yerleştirmek, cezaları artırmak bu sorunu çözmeyecektir. Sorunu yalnızca güvenliğe indirgemek, buzdağının sadece görünen kısmına bakmaktır. Asıl mesele; gençlerin yalnız bırakıldığı, eğitimin niteliksizleştirildiği, geleceğin belirsizleştirildiği bir düzenin varlığıdır” dedi.
 
‘Güvenli okullar insanca yaşamın olduğu bir ülkede mümkün’
 
Okullarda yeterli psikolojik desteğin, sosyal hizmetin, eşit ve nitelikli eğitimin olmadığına vurgu yapan Leyla Mercan, “Buna karşılık; yoksulluk, baskı, şiddet ve umutsuzluk her geçen gün artıyor. Bizlerden çalınan yalnızca güvenliğimiz değil, aynı zamanda geleceğimizdir. Biz bu karanlığı kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın hayatını kaybettiği, okulların korku mekânlarına dönüştüğü, gençlerin çetelere ve suç ağlarına itildiği bu düzene razı değiliz. Bize dayatılan umutsuzluğu, karamsarlığı ve çaresizliği reddediyoruz. Bugün yaşadığımız bu acılar bizlere bir gerçeği daha hatırlatıyor: Eğer bu düzen değişmezse, bu şiddet devam edecektir. Eğer biz ses çıkarmazsak, daha fazla arkadaşımızı kaybedeceğiz. Bu yüzden buradan tüm liselilere çağrımızdır: Bu karanlığa alışmayın.  Bu şiddeti normalleştirmeyin.  Bu umutsuzluğu kabul etmeyin.   Birlik olalım. Okullarımızda, mahallelerimizde, her yerde yan yana gelelim. Yaşam hakkımız için, güvenli okullar için, eşit ve özgür bir gelecek için birlikte mücadele edelim. Bu düzenin bize dayattığı korkuya karşı dayanışmayı büyütelim. Güvenli okullar; ancak eşit, adil ve insanca bir yaşamın olduğu bir ülkede mümkündür. Bunun için mücadele etmekten başka bir yol yoktur” diye belirtti.
 
‘Karanlığa korkuya teslim olmayacağız’
 
Liseliler olarak geleceklerini şiddetin, mafyanın, çetelerin ve karanlığın belirlemesine izin vermeyeceklerini kaydeden Leyla Mercan, hayatı, umudu ve dayanışmayı savunacaklarını söyledi.  Saldırıda yaşamını yitiren arkadaşlarını ve öğretmenlerini unutmayacaklarını dile getiren Leyla Mercan, “Onların anısını yaşatmanın yolu; bu karanlık düzeni değiştirmek için mücadeleyi büyütmektir. Yaşamı savunmak için, geleceğimizi savunmak için, şimdi birlikte mücadele etme zamanıdır Karanlığa, korkuya teslim olmayacağız” diye konuştu.
 
Öğrenciler, basın açıklamasının ardından ÖSYM binası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne sloganlarla yürüdü.