Yasa görüşmeleri sürüyor: Hukuk düzenine dahiliyetin önü açılacak

  • 18:31 10 Ağustos 2026
  • Siyaset
ANKARA - Genel Kurul’da ‘kök yasa’nın birinci bölümde yer alan maddelerine ilişkin söz alan DEM Parti milletvekilleri, “Bu yasa bütün sorunları tek başına çözmeyecektik. Yüz yıldır hukuk dışına bırakılan Kürt meselesinin demokratik hukuk düzenine dahil edilmesinin önünü açacaktır” dedi.  
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hukuki zemini amacıyla hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda birinci madde üzerine alınan sözlerle devam ediyor. Birinci bölümde yer alan maddelerin değerlendirilmesinin ardından soru cevap kısmına geçildi. Burada söz alan DEM Parti milletvekilleri şunları söyledi;
 
‘Demokratik siyaset ortak kazanım olacak’
 
Bêdlîs milletvekili Semra Çağlar Gökalp “Barışa giden bir yol yoktur. Barışın kendisi yoldur" diyerek şöyle konuştu: "Yüz yıl önce Ortadoğu haklarına dayatılan bir çözümsüzlüğün bir sonucu olarak on yıllardır devam eden çatışmayı sona erdirmek ve kalıcı bir barışı hukuki zemine kavuşturmak üzere tarihsel bir adım atıyoruz. Silahlarını yerine hukukun çatışmanın yerini demokratik siyasetin yerini alması yalnızca Kürt halkının değil bütün halkların ortak kazanımı olacaktır. İnsanların ülkelerine güvenle dönmesi toplumsal yaşama özgürce katılması ve geleceklerini demokratik siyaset içerisinde kurması kimsenin yenilgisi değildir herkesin kazancıdır. Bu yasa bütün sorunları tek başına çözmeyecektik. Yüz yıldır hukuk dışına bırakılan Kürt meselesinin demokratik hukuk düzenine dahil edilmesinin önünü açacaktır. Barışın kapısı aralanmıştır. Hepimizin sorumluluğu bu kapıyı eşitliğe, özgürlüğe ve ortak geleceğe sonuna kadar açmaktır.”
 
‘Kalıcı barış toplumun eşit yaşamasıyla mümkün’
 
Colêmerg milletvekili Öznur Bartın ise şöyle konuştu: “Bugün yalnızca bir kanun teklifini görüşmüyoruz. Yıllardır biriken acıların son bulabileceği ananın göz yaşlarının dineceği yeni bir dönemin eşiğinde duruyoruz. Tarih bize gösteriyor ki hiçbir çatışma sonsuza kadar sürmez. Fakat kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla değil toplumun bütün kesimlerin kendisini eşit ve özgür hissetmesiyle mümkün olur. Önümüzde tarihi bir fırsat var. Geçmişin acılarını geleceğin kaderine dönüştürmek yerine yeni bir dönemim başlangıcında çevirmeliyiz. Barış farklılıkları ortadan kaldırmak değil farklılıklarla eşit ve özgürce birlikte yaşayabilmektir.”
 
Genel Kurul’da, birinci bölümde yer alan maddelere dair söz taleplerinin ardından ikinci maddenin görüşülmesine geçildi.