‘Kamusal güç kullanarak suç şebekesi örgütlenmiştir’
- 19:37 22 Nisan 2026
- Siyaset
ANKARA - Meclis Genel Kurulu’nda konuşan DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, Gülistan Doku dosyasının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini kaydederek, “Bir vali kamusal güç kullanarak suç şebekesi örgütlenmiştir” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dêrsim milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti grubu adına Gülistan Doku dosyasının tüm yönleriyle araştırılması için Meclis Başkanlığı’na başvuruda bulunarak, katliam ve delil karartmaların açığa çıkarılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Ayrıca Meclis Genel Kurulu’nda CHP de benzer bir önerge sundu.
‘Tüm kadınların dosyası haline gelmiştir’
Önergeye ilişkin genel kurulda söz alan Ayten Kordu, 6 buçuk yıl sonra yaşanan gelişmelerin önemli olduğunu fakat bunca yıldır soruşturmanın sümenaltı edilmesini sorgulayacaklarını söyledi. Ayten Kordu, “Yıllarca aileyi yas içinde bırakan bu zihniyet kendisini tekçi, militarist, cinsiyetçi politikalarla örgütlemiştir. Şimdi, Gülistan Doku cinayeti tüm kadınların davası, tüm kadınların dosyası hâline gelmiştir. Kadınların kaybettirilmesine ‘Şüpheli ölümler’ denilerek ‘intihar’ denilerek kapatılan dosyalar, kaybettirilen, katledilen kadınların bu coğrafyada kamusal güçle o dosyaların nasıl örtbas edebileceğini de açık hâlidir. Erkek egemen zihniyetin devlet gücüyle kendisini nasıl koruma altına aldığının, erkek devlet şiddetinin ve iş birliğinin en somut kadın cinayetlerinin de en politik olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Bu, sadece bir tekil kadın cinayeti değildir. Dersim gibi her türlü hak mücadelesini olağanüstü güvenlik önlemleriyle bastırmaya çalışan bir coğrafyadan bahsediyoruz. Bu örgütlenmiş suç şebekesinin Dersim'de olması öyle tesadüf değildir” dedi.
‘Kirli ilişki ağı ayrıntılı incelenmeye muhtaçtır’
“Çeteleşmenin, uyuşturucunun, fuhuşun her yerde yaygın hâle gelmesi öyle sıradan durumlar değildir” diyen Ayten Kordu, şöyle devam etti: “Devlet içinde özellikle özel savaş politikaları Dersim'de ve bölgede çok özel olarak sürdürülmüştür. Hakkâri, Diyarbakır, Şırnak gibi bölgelerde pek çok il, fuhuşun, uyuşturucunun, çeteleşmenin, binlerce faili meçhul bırakılan dosyaların açığa çıkan gerçeklerinden asla bağımsız ele alınmamalıdır. O yüzden, bu kirli ilişki ağının, bu organize suç şebekesinin ucu bucağının, yerelden genele nasıl yayıldığı, bu kadar açık örtbas edilebildiği, daha ayrıntılı incelemeye muhtaç olduğu açıkça ortadadır. İncelemeye muhtaç olunan bu dosyada kayyum valisi Tuncay Sonel'in en yakınında duran, ona her fırsatta kol veren, kanat veren ‘Sorguladık ama bir şey çıkmadı’ diyen dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bu durumdan haberdar olmaması mümkün müdür? Değildir. Dolayısıyla en üst düzeyde kendisinin bu soruşturma dosyasına dâhil edilmesi gerekmektedir.”
‘Bu ihalelerin ne karşılığında verildi?’
O dönem görev yapan ve soruşturmanın çarpıtılmasında, delillerin karartılmasında adı geçenleri sayan Ayten Kordu, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Dönemin kayyum valisi, sonra göreve gelen iki vali, değişen emniyet müdürleri, her türlü kirli ilişki ve liyakatsizliğin döndüğü, öğrencilere sürekli baskı uygulayan, tehdit eden üniversite rektörlüğü, İl Gençlik ve Spor, İŞKUR, dönemin başhekimleri, ortak hareket eden ve terfiler alan -bu iddianamelerde çok açıkça ortaya koyuldu- bunların hepsi ayrıca incelenmeli ve araştırmalıdır. Yine kayyum Valinin kontrolündeki ekonomik kaynakların kullanımı mutlaka araştırılmalıdır. Belediyenin imkânları, bütçesi dâhil nasıl kullanıldı? Yine, Valiliğin o dönemde yaptığı tüm ihaleler mercek altına alınmalıdır. Bu ihalelerin ne karşılığında verildiği; kimlerin, nasıl terfiler aldığı mutlaka araştırılmalıdır.
‘Kamusal güç kullanarak suç şebekesi örgütlenmiştir’
Bakın, dönemin İŞKUR Müdürünün görevden alındığını bugün öğrendik. Şimdi, daha önce, çok yakın zamanda kendisinin fuhşa nasıl sürüklendiğini mahkemeye başvurarak, Emniyete başvurarak dosyasını, iddianamesini, iddialarını veren bir kadının; İŞKUR çalışanlarınca, İl Spor Gençliğin içinde olanlarca, üniversite rektörlüğünde tacizde bulunanlarca nasıl fuhşa sürüklendiğine dair verilen iddianameler burada, bu kürsüden dile getirildi. Peki, ne oldu? Ben özellikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanına, ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığına bu dosyanın takibi konusunu özellikle belirttiğim hâlde dosya takipsizlikle sonuçlandı. Bir Valinin kamusal gücün bütün olanaklarını kullanarak orada kendisine bir suç şebekesi örgütlemesi sadece Gülistan Doku cinayeti değil bütün kadınlar açısından araştırılması gereken bir dosyadır. Üniversitenin mutlaka bu konuda sorgulanması gerekmektedir. Benzer durumda birçok kadının dosyası olduğu bilinmektedir.
Batman'da şüpheli şekilde intihar ettiği söylenen Gülistan'ın üniversiteden yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz'ın; yine, Van'da kaybolduktan sonra üniversite rektörlüğünün payı bulunan ve ATK raporlarıyla yanıltma ortaya çıkan Rojin Kabaiş'in; yine, suda bulunan Esma Kılıçarslan'ın dosyasının hepsi bu iddianamenin içerisinde yer almaktadır. Peki, sadece bunlar mı? Binlerce faili meçhul cinayetlere kurban giden kadınlardan bahsediyoruz, kaybettirilen kadınlardan bahsediyoruz. Dolayısıyla, dosyanın tüm yönleriyle açığa çıkarılması, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılıp hesap vermesi mutlaka gerekmektedir. Araştırma komisyonu bu açıdan oldukça önemlidir.”







