‘Erişilebilir yaşam için mücadele sürecek’
- 13:09 31 Mayıs 2026
- Güncel
AMED - "Sağır ve CODA Kadınlar da Vardır" şiarıyla düzenlediği buluşmada konuşan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, demokratik toplumun engelli yurttaşların eşit ve özgür biçimde yer alabildiği bir yaşamla mümkün olduğunu belirterek, erişilebilir yaşam için ortak mücadeleyi büyüteceklerini söyledi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, "Sağır ve CODA Kadınlar da Vardır" şiarıyla Amed'in Sur ilçesinde kadınlarla bir araya geldi. Bir kafede gerçekleştirilen buluşmaya DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve DEM Parti temsilcileri, belediye eşbaşkanları, TJA aktivistleri ile çok sayıda kadın katıldı.
"Vardık, varız, var olacağız" özgür ve eşit yaşamda ısrar eden sağır ve kota kadınlarla bir araya gelerek barışın inşasında ortak mücadeleyi konuşmak için bir araya geldiklerini söyleyen Halide Türkoğlu, “Sayın Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısının ardından toplumun birçok farklı kesimleriyle bir araya geliyoruz. Barışın biz kadınlar için ne ifade ettiğini bu gerçeklikleri yaşayıp gören ve hisseden bir yerden tartışmalarımızı yürüttük. Mahallelerden fabrikalara, evlerden sokaklara, meclisten yaşamın her alanına kadar bu çağrının gereğini yerine getirme sorumluğuyla hareket etmeye devam ediyoruz. Bu buluşma bizlere büyük bir umut ve güç verirken aynı zamanda önemli sorumluluklar da yüklemektedir. Çünkü bu ülkede Kürt olmanın da, kadın olmanın da ağır bedelleri vardır. Söz konusu engellilik olduğunda ise bu bedeller katlanarak artmaktadır” dedi.
‘Ayrımcılığın olmadığı bir yaşamı birlikte kurma iradesi’
Barışın yalnızca silahların susması olmadığını, ayrımcılığın, eşitsizliklerin ortadan kalktığı ve özgür, erişilebilir bir yaşamın inşası olduğunu belirten Halide Türkoğlu, “Sağlıktan eğitime, sanattan kültüre, istihdamdan siyasete kadar yaşamın bütün alanlarına eşit ve özgür biçimde özgür biçimde ulaşabilmektir barış. Bu açıdan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı çok büyük bir öneme sahiptir. Çünkü bu çağrı herkesin kendi sözünü kurabildiği, üretimde ve toplumsal yaşamda eşit yer yer alabildiği bir yaşamın çağrısıdır. Demokratik toplum, engelli yurttaşların özgür bireyler olarak var olabildiği, kendi sözünü kurduğu ve karar mekanizmalarına eşit biçimde yer alabildiği toplumun kendisidir. Ayrımcılığa ve eşitsizliklere karşı mücadele etmek, nerede bir haksızlık varsa orada yükselen direnişi sahiplenmek bizim mücadele geleneğimizdir. Sağlamcı ideolojiye ideolojiyle inşa edilen kentlere, binalara, sokaklara ve kamusal alanlara karşı erişilebilir yaşamı savunmak hepimizin sorumluluğudur. Bu nedenle erişilebilir bir yaşam için ortak mücadele hattını büyütmek büyük önem taşımaktadır. Engellilik meselesi aynı zamanda bir kadın meselesidir. Engelli olduğu için dışlanan, yok sayılan, toplumsal yaşamdan koparılan milyonlarca kadın vardır. Bu buluşma eşit, özgür ve ayrımcılığın olmadığı bir yaşamı birlikte kurma iradesinin açığa çıktığı güçlü bir buluşmadır” ifadelerini kullandı.
‘Erişilebilirlik bir lütuf değil, en temel haktır’
Halide Türkoğlu son olarak şu ifadeleri dile getirdi: “Sorunumuz engellilik değil, sorunumuz normalliklerdir. Bu normali meşrulaştıran ise sistemin kendisidir. Bu sistemi değiştirecek irade de inanç da bu salonda toplanan arkadaşlarımızdadır. Demokratik toplumu büyüten, milyonlarca insanı ortak mücadelede buluşturan güç de buradadır. Savaşın yarattığı ağır yıkım karşısında Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyütmek açısından güçlü bir zemin yaratmıştır. İşaret dilinin tüm kamusal alanlarda zorunlu hale getirilmesi, eğitim, istihdam ve kamusal hizmetlere erişimin önündeki engellerin kaldırılması için, engelli kadınların örgütlenme ve karar alma süreçlerine doğrudan katılımı için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Adil ve onurlu barış mücadelemizi büyüterek barışı toplumsallaştırarak bunu yapacağız. Kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyi yükselterek haklarımızı, kazanımlarımızı ve yaşamlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Erişilebilirlik bir lütuf değil, en temel haktır.”
Buluşmaların devamında katılımcı kadınlar, yaşadıkları sorunları dile getirerek erişebilir ve eşit bir yaşamın inşasında ısrarcı olduklarını belirtti.







