Birlik konferansı: Fikirler ayrı olabilir, özgürlük birdir
- 10:02 26 Nisan 2026
- Güncel
AMED - "Ulusal Birlik" konferansında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın birliğe dair fikirlerine işaret ederek, “Sayın Öcalan 27 Şubat çağrısı ile şunu söylemek istiyor: ‘Fikirleriniz ayrı olabilir ama Kürt halkının özgürlüğü ayrı ayrı olamaz" dedi.
Demokratik Birlik İnisiyatifi, “Kurdên Bakur yekîtiya xwe ya neteweyî nikaş dikin (Kuzey Kürtleri ulusal birliği tartışıyor)” şiarıyla Amed Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Salonu’nda konferans gerçekleştiriyor. Konferansa, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın yanı sıra çok sayıda inisiyatif üyesi ile birçok siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Konferansın gerçekleştirildiği salona Kurmancî ve Kurmanckî, “Birlik başarıdır” ile “Zaman birlik zamanı” pankartı asıldı.
'Savaşların sebebi birliğin olmamasındandır'
Saygı duruşuyla başlayan konferansın açılış konuşmasını yapan inisiyatifin Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Kürdistan topraklarında savaşın sürmesinin birinci sebebinin birliğin sağlanamamış olması olduğunu söyledi. Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Rojava’ya yönelik saldırılarda Kürtler sokaklarda tek sloganla sesini yükseltti, ‘Yek e, yek e, yek e, gele Kurd yek e’ dedi. Kürtlere karşı uygulanan kirli plan masada altüst edildi. Halk bir ses olduğunu, tek ruhla sokaklara çıktığında o planları geriye çekebilir. Bunun en iyi örneği Rojava. Yıllardır rejim altında İran’da halk bastırıldı. Ama bugün Rojhilat halkı yeni bir yol istiyor. Kültürüyle, dilliyle, sanatıyla demokratik bir yaşam kurmak istiyor. Hem Türkiye hem diğer ulus devletler İran’da kirli planlar yürütüyor. Ama bu devlet oradaki halkın ne dediğine, ne istediğine bakmalı. Rojava, Rojhilat, Başur, Bakur halkının istediği nedir sorumlular halka kulak vermeli” dedi.
'Birlik olursak statü kazanırız'
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısına değinen Gülcan Kaçmaz, “Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrı sonrası yeni bir sürece girdik. Bizi kurtaracak olan Kürtlerin birliğidir. Bugün hepimiz sorumluyuz. Sorumluluk sadece halkın değil, halk sorumluluğunu biliyor. Rojava’da halk sokağa çıktığı zaman ‘biz birliğimizi sağladık’ dedi. En büyük sorumluluk şimdi siyasetindir. Halk siyasetçilerin önünde adım atıyor. Halka kulak vermek lazım. Halkın sokakta ne dediğine kurumlar kulaklarını gözlerini kapatmamalı. İnanıyoruz ki birlik sağlandığında Kürt halkının statüsü de sağlanmış olacak. Artık yeter. Bundan sonra özgür bir yaşam, onurlu bir barış istiyoruz. Birinci derdimiz birlik. Birliğimizi sağlarsak hiçbir devlet Kürtlerin önünü kesemez” diye belirtti.
Ardından İnisiyatif'in Eşsözcüsü Mehmet Kamaç da ulusal birliğin önemine dair konuştu.
Demokratik Birlik
Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, birliğin kapsayıcı olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu yüzden biz demokratik birlik kavramını kullanıyoruz. Birlik demokratik olmazsa, başarısızlık olur. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan bir çağrıda bulundu. ‘Biz çok önemli bir şey kazandık. Artık dünyada kimse ‘Kürt, Kürdün dili, kültürü yoktur’ diyemiyor. Biz inkarı ortadan kaldırdık, artık yolumuz özgürlük yoludur’ diyor. Devletin ve iktidarın baskısı altında tutsak kalan Kürt halkı özgürleşmedikçe, diğer halklar özgürleşmez" ifadelerini kullandı.
'Fikirler ayrı olabilir, özgürlük birdir'
Çağrı sonrası birçok parti ve kurumun bir araya gelerek, tartışma yürüttüğünü dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu Sayın Öcalan’ın yarattığı bir zemindir. Bu zemin bir politik zemindir. Sayın Öcalan şunu söylemek istiyor: ‘Fikirleriniz ayrı olabilir ama Kürt halkının özgürlüğü ayrı ayrı olamaz" dedi.
'Önce iç hukuku oluşturmalıyız'
Kuzey Kürdistan’da yaşanan savaşın inkar ve asimilasyon savaşı olduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasına şöyle devam etti: “Biz bu savaştan çıktık. Artık kimse, ‘Kürt halkı yoktur’ diyemez. Bundan sonra yolumuz özgürlük yoludur. Artık bunu konuşmalıyız; özgürlüğü nasıl inşa edebiliriz? İlk önce devlet hukuku gerekiyor. Devlet bizi hala tanımıyor. Biz devlet hukukunda yer almıyoruz. Bu yüzden tutsak alınıyoruz, toprağımızı bırakmak zorunda kalıyoruz. Bize bir hukuk daha gerekiyor. O da Kürtlerin kendi iç hukuku. Bizim de kendi hukukumuz yok. Bu hukuku nasıl inşa edeceğiz? Bir araya geleceğiz, tartışacağız. Eğer biz kendi içimizde demokratik bir hukuk yapamazsak, devletle de hukuksal bir tartışmaya giremeyiz.”
Rojava rehber oldu
Rojava’ya yönelik saldırılarda Kürtlerin gösterdiği direnişe ve birliğe işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Demokratik birliğe özellikle Rojava’da tanık olduk. Kimse, ‘Benim fikrim budur, şudur’ demedi, herkes Rojava’yı savundu. Çünkü Rojava’da bir direniş vardı. Rojava’daki gösterilen direniş bize şu mesajı veriyor; bundan sonra Kürtlerin birliği daha sağlam olmalı. Eğer bir olmazsak içimizde çok sayıda hile olur. İktidarlar şu ana kadar bizi parçalayarak ayakta kalmaya çalıştılar. 27 Şubat çağrısına karşı bir özel savaş yürütülüyor. Buradan bu hareketin verdiği mücadeleyi yok sayanlara sesleniyorum; siz özgürlük, dil ve varlık mücadelesi veriyorsunuz da, Kürt hareketi sizi engelliyor mu? Bu yüzden birlik olmalıyız. Parçalanmayı engellemeliyiz” şeklinde konuştu.
Yüzleşme çağrısı
Devletle yürütülen müzakere sürecine işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Sayın Öcalan özellikle Kürtlerin yaşadığı inkar, katliam ve asimilasyona vurguda bulunuyor. Geçmişle yüzleşmeliyiz. Devlet bize Seyid Rıza’nın mezarının yerini söylese ne kaybeder? Bu yeni dönemde artık herkes kendi kimliğiyle özgürce yaşamalıdır. Tüm toplum kendi eksikliklerini tartışmalıdır. Bundan sonra bizim hiçbir korkumuz yok. Biz her şeyi gördük. Tek bir şey görmedik; o da özgürlük. Şimdi verilen özgürlük mücadelesine Kürt hareketi ve Sayın Öcalan rehberlik ediyor. Sayın Öcalan’ın paradigmasını kabul eden herkes bu mücadeleye rehberlik ediyor” diye belirtti.
Çiğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasını, “Jin, jiyan, azadî felsefesiyle halkların kardeşliği arasında yakınlık var. Kadın özgürleşirse, Kürt halkı ve diğer halklarda özgürleşir. Demokrasinin ve barışın olması için daha çok mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Halkların birliği
Surp Gregos Kiliseleri Vakfı Başkan Yardımcısı Ohannas Gafur Ohannian, Ermeni katliamını hatırlattı. Ohannian, “Bir buçuk milyon Ermeni bu topraklarda katledildi. Tecavüz edildi. Sürüldü. Bu kadim halk bugün yok denecek kadar az. Onların hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Halklar ve uluslar ölçeğinde birlik yanı dünya görüşüne sahip olması düşüncesini taşımıyor. Ulusal birlik sağlanamazsa eski olduğu gibi. Yine bizi birbirimize kırdırtacaklar” dedi.
Rojava'lı Doktor Xelil, “Başarıya gittikçe engeller çoğalır” diyerek, herkesin ülkesi olduğunu Kürtlerin de Kürdistan’ı olduğunu kaydetti. Doktor Xelil, “Ermeni soykırımından bahsedildi, birçok ırktan milyonlarca katledildi. Eğer birliğimizi sağlayamazsak yine milyonlarca insan ölür. Bunun için birliğimizi sağlamamız şart” diye konuştu.
Konferans hazırlanan sinevizyonun izlenmesiyle basına kapalı olarak sürüyor.







