Amed’de erkeklerden kadın özgürlüğü için mücadele sözü
- 18:38 30 Eylül 2026
- Güncel
AMED - DEM Parti’nin seçilmiş erkeklerinin öncülüğünde yüzlerce erkek, artan kadın katliamlarına karşı yürüdü. Erkek egemen zihniyetle yüzleşme çağrısının yapıldığı yürüyüşte, “Kadın katliamları erkeklerin utancıdır” denilerek, kadın özgürlüğü için mücadele sözü verildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) erkek milletvekilleri ile belediye eşbaşkanları, son dönemde artan kadın katliamlarına karşı Amed’de yürüyüş gerçekleştirdi. DEM Parti Rezan (Bağlar) ilçe örgütü önünden İskanevleri Mahallesi’ndeki Karanfil Parkı’na kadar gerçekleştirilen yürüyüşe yüzlerce erkek katıldı.
“Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”, “Değişime kendimizden başlıyoruz”, “Sessizliği boz”, “Erkek şiddetine karşı susmuyoruz”, “Guhartinê ji xwe dest pê bike”, “Zilamtiya serdest hilweşîne”, “Kadınların katledilmesi biz erkeklerin utancıdır” ve “Egemen erkeklikle yüzleşiyoruz” yazılı pankart ve dövizlerin taşındığı sessiz yürüyüşte, kadın katliamları alkış ve ıslıklarla protesto edildi.
“Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganlarıyla Karanfil Parkı’na ulaşan erkekler, burada açıklama yaptı.
‘Bu katliam ve şiddet bireysel bir suç değil’
İlk olarak konuşan Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Mehmet Emin Ay, bir gerçekle yüzleşmek için bir araya geldiklerini belirtti. Kürdistan ve Türkiye’de kadınlara yönelik katliam ve şiddete karşı ilk kez erkeklerin yürüyüş gerçekleştirdiğini söyleyen Mehmet Emin Ay, “Bu katliam ve şiddet bireysel bir suç değil. Erkek egemen sistemin kadınlar üzerindeki zulmünün sonucu. Her yeni günde Türkiye’de bir şiddet ya da bir cinayet haberi olmasın. Son dönemlerde Amed’de bir ay içinde 4 kadın katledildi. Son katliam çok vahşiceydi. Bunu kınıyoruz” dedi.
‘Egemen zihniyetten kurtulalım’
Erkeklerin kendi zihniyetleriyle yüzleşmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Emin Ay, “Biz erkekler bugün yürüdük. Bunu kadına yardım olarak görmemek lazım. Kadınlar her gün direniyor, mücadele veriyor. Mücadele ve direnişten hiç vazgeçmedi. Kadınların direniş ve mücadelesini selamlıyoruz. Ama bugün yürüyüşümüzle bütün erkeklere çağrı yapmak istiyoruz. Her birimizin egemen zihniyeti düşünmesi ve bundan uzaklaşması lazım. Toplumdaki egemen zihniyet temelini devlet zihniyetinden alıyor, bundan kurtulmak lazım. Kendimize söz veriyoruz; kadınların özgürlüğü için, yaşamın her alanında birlikte ve özgür yer alması, sorumluluk alması için mücadele edeceğiz” diye belirtti.
Kadın katliamları karşısında erkeklerin sorumluluk alması gerektiğini belirten Mehmet Emin Ay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada sorumlulukla yaklaşmazsak bu katliamlardan uzak değiliz. İnancı, kimliği ne olursa olsun herkes bu bilinçle hareket etmeli. Toplumun özgürlüğü kadının özgürlüğüne bağlı. Kadının özgür olmadığı toplum bilsin ki o toplumda özgürlük, huzur, barış sağlanamaz. Erkek egemen sistemi biliyoruz. Her inançlı insan bu ülkede düşünmeli, erkek egemen zihniyetinden kurtulmalı ki başta o özgürleşsin. Amed’den halkımıza, bütün erkeklere çağrıda bulunuyoruz; sadece bu yürüyüşle değil, bu yürüyüşün anlamlı olması için herkes rolünü oynamalı. Kadına yönelik şiddeti ve katliamı kabul etmiyoruz. Söz veriyoruz; katliamların önünü kesebilmek, bu zihniyetin ortadan kalkması ve kadın özgürlüğünün öne çıkması için üzerimize ne tür sorumluluk düşerse düşsün yapacağız. Kadınların özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür, ilerlemesidir, barışın ve huzurun temelidir.”
‘Kadın katliamları erkeklerin utancıdır’
Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise kadınların şiddet ve katliamlara karşı yaptığı çağrıya yanıt vermek için bir araya geldiklerini belirtti. Mehmet Kamaç, “Biz de buradan kadınların bu çağrısına yanıt veriyoruz; biz de buradayız, sizinle birlikteyiz, hep birlikteyiz. Kadına yönelik şiddet ve kadın katliamları gerçekten çok can yakıyor. 2025 yılında Türkiye’de toplamda 294 kadın katledildi. Bu yılın ilk 8 ayında 189 kadın katledildi. Son bir ayda 4 kadın katledildi. Bunlar birer rakam değil, birer can. Bunlar bu toplumun yarısı” ifadelerini kullandı.
Kadın katliamları ile cezasızlık politikaları arasında ilişki olduğunu dile getiren Mehmet Kamaç, “Kadına yönelik şiddetin elbette ki iktidarın ve devletin cezasızlık politikasıyla ilgisi var. Gülistan Doku cinayeti, Rojin Kabaiş, Rojwelat Kızmaz cinayeti kadına yönelik katliamda birilerine cesaret veriyor. Bu cesaretle bu katliamlar işleniyor. Katledilen sadece kadın değil; katledilen bu toplumun değerleridir, geleceğidir. Bunlar bu toplumun değerlerinin, geleceğinin katledilmesidir. Biz buradan sesleniyoruz; kadın katliamları varsa bu öncelikle bu topraklarda yaşayan erkeklerin utancıdır. Kadın katlediliyorsa buna ilk karşı çıkması gereken erkeklerdir” diye kaydetti.
‘Kadın yaşamın öznesidir’
Kadına yönelik katliamların aynı zamanda zihniyet sorunu olduğunu belirten Mehmet Kamaç, kadınların siyasette, ekonomide ve toplumsal yaşamda özne olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan ehmet Kamaç, konuşmasını şöyle tamamladı: "Maalesef bu toplumda hâlâ kadın özne olarak görülmüyor, bu toplumun yarısı olarak görülmüyor. Siyasette, ekonomide, sosyal yaşamda kadın bir özne olarak görülmüyor. Sanki yaşamın bir yan parçası olarak görülüyor. Biz buradan çağrı yapıyoruz; hiç kimse kadını yaşamın öznesi olmaktan ayıramaz. Kadın yaşamın, hayatın öznesidir. Kadın bu toplumda siyasette, ekonomide, ticarette, sanatta var olmuş ve var olacak. Bütün Türkiye’ye sesleniyoruz; kadın katliamlarına karşı hep birlikte mücadele edelim. Hiçbir kadın katili cezasız kalmasın ve kadına yönelik bu politikalar ortadan kaldırılsın. 2 gün önce Diyarbakır’da yapılan çağrıyı tarihi bir çağrı olarak görüyoruz ve buradan tarihi cevap veriyoruz: Erkeği kadınıyla bu katliamların önünde duracağız ve durduracağız.”







