Ulusal birliğin toplumsallaştığı evrimler

  • 09:03 28 Şubat 2025
  • Jıneolojî Tartışmaları
 
"Ulusal birlik platformlarında geleneksel Kürt çizgisi, ulusal birlik uğruna hep kadını feda eden bir pozisyondaydı. Yani kadından beklenen, Kürdistan uğruna kadın özgürlüğü konusunda taviz vermesiydi. Bu konuda çoğu zaman gergin tartışmalar da yaşanmıştır."
 
Nilüfer Koç 
 
KNK’nin (Kongreya Netewî ya Kurdistan) kurulduğu 1999 yılından bu yana en çok tartışılan konulardan biri de kadınların ulusal birlik, strateji ve politikalarındaki bakış açısının ne olacağıdır sorusuydu. 1995-1999 yıllarında ulusal birlik deneyimleri Sürgünde Kürdistan Parlamentosu olan PKDW’de başlamıştı. Yine bundan önce KUM’a (Kürdistan Ulusal Meclis) Kürdistan ve yurtdışında 1992’te seçilen kadınların kazandığı bir tecrübe vardı. Ulusal Birlik tartışmaları Ulusal Meclis gibi kavramlar Kürdistan’da başlayan serhildanlarla daha fazla Kürt siyasetinin gündemine girdi. Serhildanlarla toplumda şahlanan ulusal kimlik bilinci, ulusal birlik ihtiyacını da daha fazla belirgin bir talep olarak ortaya çıkardı. Denilebilir ki bu süreçten itibaren ulusal birlik artık partiler arası uzlaşma ve müzakereden toplumsal alana geçmiştir.  Toplumda parçalanmaya karşı birlik üzerinde bütünleşme ortaya çıkılmıştır. 
 
1990’lar bir nevi Kürt siyasetinde farklılıkların bir araya gelme sürecinin başlangıcı olmuştur. 1960/70/80’ler de siyasi partiler arası çok sayıda birlik antlaşmaları yapılmıştır. Ancak bunlar genelde konjonktürel olmuştur. Yani daha çok kısa erimli ve iki gücün çıkarları gereği olmuştur. Esas ulusal birlik tartışmalarının 1990’larla beraber başlandığı söylenebilir. Bakûr’da serhildanlar, Başûrê Kürdistan’da ise Saddam sonrasına denk gelen süreçte, 1992 yılında bir Kürt meclis ilan edilmiştir.
 
Bakurê Kürdistan siyaseti üzerinden başlayan KUM, PKDW ve ardından KNK deneyim süreçlerinde kadınlar da Kürt Özgürlük Hareketi içinde yer almışlardır. Kürt Özgürlük Hareketi felsefesinin gereği olarak saflarında kadına her daim yer vermiştir. 
 
Başta siyaset alanı olmak üzere Kürt özgürlük mücadelesinde kadınların belirgin olmaya başladığı dönem de 90’larla başlayan dönemdir. 
 
Eğer bugün kadın ve ulusal birlik konusunu ele alıyorsak bunu yaratan gücün adresini göstermek ahlâki bir sorumluluktur. Çünkü bazı örgütler kendi çabalarını inkâr ettiğimiz gibi bir atıfta bulunmaktadır. Ancak gerçek şu ki Kürt Özgürlük Hareketi öncesi ulusal birlik toplumsallaşmadığı gibi kadın katılımına da açık olmamıştır. Bu süreçlerde şu veya bu şekilde bugüne kadar yer alan birisi olarak birçok aşamanın tanıklığını yaptığım için biliyorum. Yine temsil ettiğim kuruma üye olan ve olmayan tüm siyasal yelpazelerin tarihini bilmek de işim gereğidir. Dolayısıyla birçoğunun yazılı belgelerini okuyarak araştırdığımı belirtebilirim. 
 
KNK 25 Mayıs 1999’da 789 kişilik kurucu delegeye ile kurulduğunda kongredeki resmin %95’i erkekti. En fazla kadın katılımı özgürlük hareketinin kotasında mevcuttu. O kongrede kadınların da hazır bulunmasına özen gösterilmiştir ama diğer partiler ezici çoğunlukta erkekler tarafından temsil edilmişti. Kadın ve ulusal birlik konusunun bir tartışma ihtiyacı haline gelmesinde belirgin husus KNK dışında gelişen Kürt Kadın Özgürlük Hareketinin gelişim düzeyiydi. Kadın özgürlük mücadelesi toplumsallaştıkça KNK’de de yansımasını bulmuştur. 
 
Kadınlar ilk olarak bu ulusal birlik tartışmaların ve bunun siyasal-diplomatik özgünlüklerini ağırlıkta izleme ve anlama aşamasıyla başladılar. Kadın özgürlük bilinci ile Kürt siyasetinin her yerinde kendi özgür cins kimliğiyle yer almak kolay olmamıştır. 
 
Çünkü KNK, geleneksel ile modern Kürt çizgilerinin yan yana geldiği bir platformdur. Kadın özgürlüğünü Kürdistan’ın özgürlüğüne feda etme en esaslı sorundu. Yani özgür Kürdistan vizyonunda kadının yerinin ne olacağı birçok siyasi oluşum açısından önem arz etmemekteydi. Bu nedenle ilk yıllarda çelişkiler ve gergin tartışmalarla bu konu sıkça gündeme gelmiştir. Bu nedenle, 2000’de kurulan kadın komisyonu genelde bir diken olarak görülmekteydi. Çünkü bu komisyon, planlama ve tartışmalarda unutulan kadın özgürlüğünü hep gündemde tutmakla meşguldü. Yine karma komisyonlarda ve üyeler içerisindeki kadınların uğradığı ayrımcılığa karşı mücadele etmekte kadın komisyonu önemli bir mücadele alanıydı. 
 
Ulusal birlik platformlarında geleneksel Kürt çizgisi, ulusal birlik uğruna hep kadını feda eden bir pozisyondaydı. Yani kadından beklenen Kürdistan uğruna kadın özgürlük konusunda taviz vermesiydi. Bu konuda çoğu zaman gergin tartışmalar da yaşanmıştır. Kadın komisyonu ve karma komisyonda yer alan Kürt kadın özgürlük hareketinin temsilcileri, kadınlar arasında da birlik oluşturarak kadınların güçlendirmelerini sağlamaya çalıştı. Yine 25 yıldır kadınların eleştirdiği önemli bir husus üye olan partilerinin çoğunluğunun Kongreye ağırlıkta erkek üyelerini göndermeleri olmuştur. 
 
Kadın hareketinin filizlendiği Bakûr Kürdistan’ından başlayarak 2012’de Rojava, 2014’te de Şengal’de uluslararasılaşan kadın özgürlük mücadelesi olduğu gibi KNK’ye de yansımıştır. Tartışmalarda, planlamalarda artık kadınların müdahale etmelerine gerek kalmamıştı, zira kadının siyasette ve partilerde olmaması artık ulusal bir ayıp konusu olarak görülmektedir. Göstermelik olsa da kadın vitrinde gösterilmektedir. Özellikle Rojava ve Şengal’i özgürleştirme mücadelesinde kadınların mücadelede öne çıkmasıyla “peşmergelik” olarak efsanevileşen geleneksel Kürt erkek kahraman profili de gölgelenmiştir. Yani artık düşmanın üzerine gitmekten korkmayan, erkek değil kadındı. Şengal’de erkekler kaçarken direnen kadınların DAİŞ’e karşı erkek yoldaşlarıyla birlikte öncü düzeyinde savaşmaları bir dönüm noktası olmuştur. Bu görüntüler medya aracılığıyla hem ulusal ve hem de uluslararası alana yansımıştır. 
 
*Yazının devamı “KNK’den Başlayan Ulusal Birliğin Kadın Alanına Geçişi” başlığıyla haftaya yayınlanacaktır.