Ermeni Kadınlar Birliği’nden YPJ’ye destek

  • 11:46 6 Mayıs 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Sivil ve hak örgütlerinden YPJ’ye destek mesajları artarken, Ermeni Kadınlar Birliği de kadınların çatışma bölgelerindeki rolünün tanınması çağrısında bulundu.
 
Kadın Savunma Birlikleri’ne (YPJ) yönelik destek mesajları, sivil ve insan hakları örgütleri ile çeşitli şahsiyetlerden gelmeye devam ediyor.  Ermeni Kadınlar Birliği Koordinatörü Anahid Kasabyan, YPJ’ye bir dayanışma mesajı gönderdi.
 
Mesajda şu ifadelere yer verildi:
 
“Acıya alışmış ülkelerde hikayeler yalnızca geçici anlatılar değildir; halkın arasında dolaşan canlı bir hafızadır. Kayıpların çoğaldığı ve yorgun yüzlerin birbirine benzediği yerlerde, hayatta kalanlar söylenmeyenlerin ve unutulmaması gerekenlerin tek tanıklarıdır. Çünkü onların yazdığı mürekkep sıradan değildir; kayıpla yoğrulmuş bir kurtuluş izidir.
 
Kurtuluş, hikayenin sonu değil, başlangıcıdır. Savaştan kurtulan kişi aslında ondan tamamen kurtulamaz; onu içinde uzun bir gölge gibi taşır. Sesinin ayrıntılarında, sessizliğinin tedirginliğinde ve huzursuz bakışlarında yaşar bu iz. Yine de yazar; hafızanın ikinci bir mezara dönüşmemesi ve acının anlamsız kalmaması için.
 
Derin bir dönüşümün ifadesi
 
Bu tablo içinde, kurban rolünü kırmaya çalışan kadın deneyimleri öne çıkmıştır. Bunlardan biri de Kadın Savunma Birlikleri’dir (YPJ). YPJ yalnızca askeri bir oluşum değil, kadının bilincinde ve rolünde derin bir dönüşümün ifadesidir. Savaşın dayattığı ağır koşullarda kadınlar kendilerini iki seçenekle karşı karşıya buldu: boyun eğmek ya da direnmek. Onlar aynı anda hem toplumu hem de kendilerini savunmayı seçtiler.
 
Kadınların varlığı yalnızca askeri değil, aynı zamanda sembolik ve toplumsal bir anlam da taşımaktadır. Bu durum, uzun süre kısıtlanmış bir ortamda kadının imajını yeniden tanımlamıştır. Bu dönüşüm, boşluktan değil; baskı deneyimlerinin birikiminden ve söz ile karar sahibi olma ihtiyacından doğmuştur. Bu nedenle bu rolün görmezden gelinmesi, yalnızca fedakarlıkların inkarı değil, aynı zamanda toplumun geçirdiği dönüşümün bir kısmının yok sayılması anlamına gelir.
 
Kadınların rolü tanınmalı
 
Bu noktada Suriye yönetiminin bu deneyimlere gerçekçi ve sorumlu bir şekilde yaklaşması ve kadınların koruma ile toplum içindeki rolünü, Suriye gerçeğinin silinemez bir parçası olarak tanıması gerekmektedir. Bu tanıma, siyasi bir benimsemeden ziyade, daha geniş bir diyalogun önünü açacak olgun bir gerçeklik okumasıdır. Bu diyalog, herkesin geleceğin inşasında yer almasını sağlamalıdır.
 
Hayatta kalanların mürekkebi kurumaz; çünkü o, süs için değil kalıcı olmak için yazılır. Her şeyi silmeye çalışan bir zamanın tanıklığı olarak varlığını sürdürür. Bu satırlar arasında henüz tamamlanmamış ama silinmeyi reddeden ve anlatılmakta ısrar eden hikâyeler yaşamaya devam eder.”