Alanlardan yükselen talep: Ulusal birlik
- 09:03 9 Şubat 2026
- Güncel
Rozerin Gültekin
WAN- Alanlarda yükselen ulusal birlik sloganlarının sadece duygusal bir talep olmadığının, siyasi bir talep olduğunun altını çizen Kürt Kadın Platformu’ndan Perihan Yoğurtçu, “Rojava tek başına kaldığı halde Kürtlerin birlik olmasıyla saldırıları püskürttüler yani birlik bundan dolayı önemli. Birlik artık tercih değil bir zorunluluktur” dedi.
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çeteler 6 Ocak’ta başlattıkları saldırılar ile Rojava’da inşa edilen ortak yaşamı hedef aldı. Saldırılar karşısında gösterilen direnişin ardından 30 Ocak’ta Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile HTŞ arasında ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalandı. 4 parça Kürdistan’da, Avrupa’da haftalarca süren ve sürmeye devam eden eylemlerde dikkat çeken noktalardan biri Kürt ulusal birliğinin sağlanması yönünde halkın gösterdiği ısrardı. "Rojava, Rojhilat e Kürdistan yek welat e", “Yek e yek e, yek e. Gelê Kurd yek e! Kürdistan yek e!", “Rojava Kürdistan'dır” sloganları ile halk ulusal birliğin sağlanması yönündeki kararlılığı ortaya koydu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan da gerçekleşen birçok görüşmede Kürt ulusal birliğinin gerekliliğine dikkat çekmiş ve en son kurulacak olan birliğin demokratik olması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullanmıştı: "Kalıcı birlik zorla değil, eşitlik, karşılıklı tanıma ve ortak yaşam iradesiyle mümkündür. Bu yüzden birlik olmanın özellikle demokratik karakterine vurgu yapmayı gerekli görüyorum.”
Kürt Kadın Platformu’ndan Perihan Yoğurtçu, ulusal birlik ruhuna ve önemine dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Güzelliği yok etmek için gerçekleşen saldırılar’
Rojava'da 2014 yılında oluşturulan ortak yaşamın, erkek egemenliğinin dayatılmasına karşı umut olduğunu dile getiren Perihan Yoğurtçu, “Kürtler kimseyi asimile etmek, zulüm etmek için yola çıkmış değiller. Bütün halkların nasıl bir araya geldiğini, nasıl birlikte bir yaşam kurduklarını ve bunun dünyaya model olduğunu Rojava’da gördük. Zaten bu modeli istemeyenler de Rojava'ya saldırı düzenlediler. Yani dertleri kurulan modeldi. Bu birliği, bu güzelliği yok etmek için özel bir çaba sarf edildi. Bu yönetim; kendine ait öz savunması olan, bütün farklılıkların bir arada yaşadığı demokratik ve kadın özgürlükçü bir yönetim. Kadına çizilen sınırlarla değil, kadına ait olan bir model inşa edildi. Yani Rojava sadece bir toprak parçası değil. Bütün farklılıkların bir arada yaşadığı, örnek alınacak bir yaşam modeli. Ben oradaki yaşamı Medine Sözleşmesi'ne benzetiyorum. Bu yaşam modeli için Kürtler haftalardır dünyanın dört tarafında meydanlara çıkıyor. ‘Rojava bizim kırmızı çizgimizdir’ diyerek dört koldan Rojava’yı savunmaya başladılar. Düşüncesi ne olursa olsun, hiç fark etmiyor; bütün Kürtler alanlardaydı” dedi.
‘Halkın birlik talebi görülmezse tarihi hata olur’
Eylemlerde ulusal birliğin sağlanmasına dair atılan sloganların sadece duygusal bir ifade olmadığına vurgu yapan Perihan Yoğurtçu, “Sloganlar siyasi bir çığlıktır. Kürt siyasi aktörlere ve önde gelenlere, Kürtler olarak birlik olalım diyorlar. Halk artık ulusal birliği dayatan noktada. Öncülerin ulusal birlikten geri çekilmesi doğru değil. Çünkü dünyanın dört tarafında gördük, Kürtlerin nasıl ayaklandıklarını. Halk açık bir mesaj verdi: Birlik artık tercih değil, bir zorunluluktur. Dört parçada önemli hareketlenmeler var ama ortak siyasi irade eksikliği var. Her taraftan sesler çıkıyor ve bu durum Kürtleri dış mihraklara da açık hâle getiriyor. Bu yüzden Ulusal Kongre çağrısı sıkça dile getiriliyor. Ulusal Kongre talebi; ortak strateji, diplomasi ve iç sorunları kendi içimizde çözmek için çok önemli. Örneğin Rojava tek başına kaldığı hâlde, Kürtlerin birlik olmasıyla saldırıları püskürttüler; yani birlik bundan dolayı önemli. Bu durumu görmezden gelirlerse tarihi bir hata yapmış olurlar” şeklinde konuştu.
‘Ulusal birlik için neden bir türlü bir araya gelinmiyor?’
Kürtlerin meydanlarda talebini dile getirdiğini, siyasetin bunu ana gündem olarak ele alması gerektiğini belirten Perihan Yoğurtçu, “Eğer halkın ayaklanması olmasaydı, niyet Rojava'yı ortadan kaldırmaktı. Ama halkın birliği ve dünyanın dört yanındaki direnişi buna izin vermedi. Kolonyal anlayış, Kürtlerin iç ayrımcılığını ve yumuşak karnını Kürtlerden çok daha iyi tahlil edebiliyor ve bu yönüyle ısrarla kurcalamaya çalışıyor. Ama eğer dört parça ortaklaşırsa, o zaman Kürtlerin yok olması zor olur ve Kürtler güç kazanır. Dolayısıyla ulusal birlik olursa, birçok noktada caydırıcılık sağlanır. Diplomatik güç yaratır. İç sabotajları boşa düşürür ve Kürtleri pazarlık konusu olmaktan çıkarır. Kürtler meydanlarda ısrarla ‘Birlik istiyoruz; geleceğimizi, kaderimizi kendimiz kurmak istiyoruz’ demişti. Bütün bu talepleri ele aldığımızda, bunun bir duygu olmaktan öte gerçek bir istek olduğunu görüyoruz. Bu, tarihsel olarak da en doğru ve en gerçekçi taleptir. Birliği siyasetin merkezine koymaları gerekiyor. Gerek siyasi aktörlerin gerek sivil kurumların üzerine bu misyon düşüyor. Sivil toplum, aydınlar Kürt Birliği'nin yolunu açarlarsa, aslında siyasi aktörlerin de yolunu açarlar. Çünkü aydın yol açıcıdır. Rüzgâra göre davrananlara zaten aydın diyemeyiz; ama halkı düşünen, kapsayıcı bir bakış açısıyla yol gösterici aydınlara çok ihtiyacımız var. Sayın Öcalan da Kürt Ulusal Birliği’nin gerekliliğine her zaman değiniyor. Ulusal birlik için neden bir türlü bir araya gelinmiyor?” diye sordu.







