UNESCO: Oto-sansür yüzde 63’e ulaştı
- 11:33 4 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- UNESCO raporuna göre, dünya genelinde gazetecilerin güvenliği ve ifade özgürlüğü alanında çok ciddi bir gerileme yaşandı. Raporda ayrıca gazeteciler arasında oto-sansür oranının yüzde 63’e ulaştığına dikkat çekildi.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından hazırlanan Dünya Medya Gelişimi ve İfade Özgürlüğü Raporu, küresel ölçekte gazetecilerin güvenliği ve ifade özgürlüğü hakları alanında büyük bir gerileme yaşandığını ortaya koydu. “Gazetecilik: Barışçıl Bir Dünyanın İnşası” başlıklı rapor, 2022-2025 yılları arasındaki verileri kapsıyor. Dört yılda bir hazırlanan rapora göre, ifade özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliği alanında dünya genelinde yüzde 10’luk bir gerileme yaşandı. Raporda bu düşüş, “On yıllardır görülmemiş bir seviye” olarak tanımlandı.
‘Oto-sansür yüzde 63’e çıktı’
Raporda gazeteciler ve medya kuruluşları arasında oto-sansür uygulamalarına ilişkin verilere de yer verildi. Buna göre, aynı dönemde gazeteciler arasında oto-sansür oranı ciddi biçimde arttı. Ocak 2022 ile Ocak 2025 arasında oto-sansür oranının yüzde 63’e yükseldiği kaydedildi.
Gazetecilere yönelik saldırılar arttı
Rapora göre, 2022-2025 yılları arasında çatışma ve savaş bölgelerini takip eden 186 gazeteci öldürüldü. Raporda şu ifadelere yer verildi: “Bu sayı, 2018-2021 dönemine kıyasla yüzde 67’lik bir artış anlamına geliyor. Yalnızca 2025 yılında 93 gazeteci öldürüldü; bunların 60’ı çatışma bölgelerinde yaşamını yitirdi.”
‘Failler cezasız kalıyor’
Raporda gazetecilere yönelik suçlarda cezasızlık sorunu da değerlendirildi. Uluslararası düzeyde verilen tüm taahhütlere rağmen, gazetecilerin öldürülmesine ilişkin davalarda ilerleme sağlanamadığı belirtildi. Raporda bu duruma ilişkin şu bilgiler paylaşıldı: “2012 yılında gazeteci cinayetlerinde cezasızlık oranı yüzde 95’ti. Bu oran 2024 itibarıyla yüzde 85’e geriledi. Ancak hâlâ faillerin büyük bölümü cezasız kalıyor.”
Gazetecilerin yüzde 75’i çevrimiçi tacize uğruyor
Raporda öne çıkan bir diğer başlık ise kadın gazetecilere yönelik şiddetin artışı oldu. Kadın gazetecilere yönelik taciz ve saldırıların dünya genelinde ciddi biçimde yükseldiği vurgulandı. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin verilerine atıf yapılan raporda şu ifadeler yer aldı: “UNESCO iş birliğiyle Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (ICFJ) tarafından yapılan yeni bir araştırma, kadın gazetecilerin ve dijital medya çalışanlarının yüzde 75’inin mesleki faaliyetleri sırasında çevrimiçi psikolojik şiddete maruz kaldığını gösteriyor.”
Gazeteciler çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor
Raporda olumlu bir gelişme olarak, bu dönemde araştırmacı gazetecilik ve ortak çalışmalarda artış yaşandığına da dikkat çekildi. Araştırmacı ve iş birliğine dayalı gazetecilik sayesinde çok sayıda uluslararası soruşturmanın başlatıldığı belirtildi. Ayrıca pek çok medya kuruluşunda doğrulama birimlerinin yaygınlaştığı, gazetecilerin tüm baskı ve engellere rağmen çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Ortak mücadele çağrısı
Rapor karamsar bir tablo çizse de, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’e üye devletlere bu gidişatı tersine çevirmeleri çağrısında bulundu. Demokratik bir toplum için gazeteciliğin ve gazetecilerin korunması gerektiği vurgulandı. Okuyuculara ve medya izleyicilerine de haberleri eleştirel bir bakışla takip etmeleri çağrısı yapıldı.
'İfade özgürlüğü bir tercih değil, zorunluluktur'
Raporun sonunda, ifade ve bilgi edinme özgürlüğünün bir tercih değil, kalıcı barışın temel şartlarından biri olduğu vurgulandı. Tarihsel gerilemeye dikkat çekilerek, herkesin düşünme, yazma ve bilgiye erişim hakkını korumak için birlikte hareket edilmesi gerektiği ifade edildi.







