
CHP İlçe Başkanı: Siyaset kadınlarla daha sürdürülebilir ve adil olacak
- 09:04 29 Ağustos 2025
- Güncel
AMED - CHP Peyas İlçe Başkanı Aysel Kızıl, yaşanan süreçte kadının rolüne dikkat çekerek, “Kadınların siyasette var olmaları, karar mekanizmalarında rol almaları daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve adil olacaktır” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ülkede büyük bir yankı uyandırdı. Bu çağrıya Kürt halkı başta olmak üzere milyonlar sahip çıktı. Öcalan, çağrısında Meclis’te bir komisyon kurulması gerektiğini vurguladı. Ardından Meclis’te “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” oluşturuldu. Komisyon, farklı kesimlerden gelen çözüm önerilerini değerlendirerek görüşmeler yapmayı sürdürüyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları üyesi ve CHP Peyas İlçe Başkanı Aysel Kızıl, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz’
Barış ve demokratik toplum inşasına siyasetten çok insani bir yerden yaklaştığını belirten Aysel Kızıl, şunları söyledi: “İnsanlığın temelinde hoşgörü, saygı, özgürlük, eşitlik, adalet ve sorumluluk gibi kavramların toplumda özümlenmesi gerekir. Ki ardından hak, hukuk, adalet yerini bulabilsin. Bunlar yerine getirildiğinde barışın olmaması mümkün değil. Biz CHP’li kadınlar olarak vatandaşlarımıza ve görüştüğümüz insanlara bu bilinci yerleştirmeye, farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz.”
‘Halk ile buluşmalarımız oldu’
Kadınların erkekler kadar barışın karar vericisi olmaları gerektiğini söyleyen Aysel Kızıl, kadınların söz hakkının önemine dikkat çekti. Aysel Kızıl şunları belirtti: “Çünkü savaşın ya da barışın tek tarafı erkekler değildir. Diğer tarafta kadınlar ve çocuklar da var ve onların daha çok söz hakkına sahip olması gerekir. Bunu savunuyor ve destekliyoruz. Uluslararası ya da yerel komisyonlarda kendi seslerini daha yüksek duyurabilmeleri için bu süreçte var olmaları gerekiyor. Geçtiğimiz haftalarda üç günlük bir çalışma yaptık. İlçelere, partilere, tarlalara, STK’lara ziyaretler gerçekleştirdik, raporlamalar yaptık. Halkın nabzını tutma konusunda çalışmalarımızın yeterli olduğunu düşünüyoruz.”
‘Birleşe birleşe kazanalım diyoruz’
Kadın meclislerinin sayılarının ve etkinliklerinin artırılması gerektiğini vurgulayan Aysel Kızıl, yalnızca sayı artışının yetmediğini belirtti. Aysel Kızıl, “Eğer ortaya bir şey konamıyorsa etkinlik de yok demektir. Kadın meclisleri çeşitlendirilmeli. Örgütler ve meclisler arasındaki iletişim güçlendirilmeli. Çünkü biz ‘birleşe birleşe kazanacağız’ diyoruz. Bu slogan sadece partimiz için değil, tüm halkımız içindir. Biz bütün insanlarımızı kapsayarak birleşe birleşe kazanalım diyoruz" dedi.
‘Kadın temsiliyeti daha da artmalı’
“Kadınların siyasette var olmaları, karar mekanizmalarında rol almaları daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve adil olacaktır” diyen Aysel Kızıl, şöyle devam etti: “Savaşın en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocuklar yaşıyor. Bu nedenle temsiliyet eşit olmalı, hatta daha fazla olmalı ki sesimizi daha net ve yürekten duyurabilelim. Kadınlar toplumu farklı okurlar, toplumun ihtiyaçlarını daha iyi kavrarlar. Daha iyi çözümler üretebilirler.
Biz diyoruz ki kadınlar karar mekanizmalarında daha çok bulunsun, STK’larda ve yerel yönetimlerde daha çok görev alsınlar. Bu sebeple biz mahallelerimizde özellikle kadın muhtarlarımızı destekliyoruz. Onların bize, bizim onlara desteğimiz mahallemizin, şehrimizin güzelleşmesini sağlıyor. Bizim sesimizi onlar duyuruyor, onların sesini biz duyuruyoruz.”
‘Hep birlikte el ele verelim’
Aysel Kızıl, son olarak şu çağrıyı yaptı: “CHP Kadın Kolları olarak sahalarda çalışıyoruz. Gittiğimiz her yerde bunun önemini anlatıyoruz. Onlara destek oluyoruz; beraber ağlıyoruz, beraber gülüyoruz. Sosyal medyada yazılı ve görsel paylaşımlar yapıyoruz. Çalışmalarımızı yürüyüşlerle, basın açıklamalarıyla destekliyoruz. Nerede, ne zaman ihtiyaç varsa onların sesi olmaya çalışıyoruz. Sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapıyoruz. Önemli gün ve haftalarda çalışmalar yürütüyoruz. Her yerde kadınlarla beraberiz ve beraberliğimizi korumaya çalışıyoruz. Bir kadın ve bir anne olarak bu sürecin başarıyla sonuçlanacağına inanıyorum. Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz. O yüzden hep birlikte el ele verelim, bu gözyaşını, bu kanı durduralım. Bu ülke hepimizin ve her şey hepimize yeter.”