Hasta tutsak ailesi: İşkence ve baskı devam ediyor

  • 09:04 5 Ağustos 2026
  • Güncel
Neslihan Kardaş 
 
ŞİRNEX - 1998 yılından bu yana tutsak olan ve sağlık sorunları yaşayan Esma Ayaz’ın Annesi Emine Ayaz, “Kızım tutuklandığından beri birçok kötü muamele, işkence ve baskıya maruz kaldı. Bunlar hala devam ediyor” dedi.
 
“Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, cezaevlerindeki hasta ve siyasi tutsaklara yönelik yasal düzenlemelerin yapılmaması tartışmaları da beraberinde getirdi. Tedavi hakkı engellenerek hak ihlalleriyle karşı karşıya kalan hasta tutsaklardan biri de Esma Ayaz.
 
1998 yılından bu yana cezaevinde bulunan ve hakkında 36 yıl hapis cezası verilen Esma Ayaz, bugüne kadar 8 farklı cezaevine sürgün edildi. Yıllardır vertigo hastalığıyla mücadele eden Esma Ayaz, aynı zamanda fıtık ve migren gibi kronik sağlık sorunları da yaşıyor.
 
Esma Ayaz’ın annesi Emine Ayaz, kızının yaşadığı sağlık sorunlarına dair konuştu.
 
90’lı yıllar ve köy yakmaları
 
1990’lı yıllarda Kürdistan’da yaşanan köy yakmalarında Silopiya’nın Ciblîya köyü de yakılan ve boşaltılan köylerinden biri. Ciblîya’da yaşayan Esma Ayaz ve ailesi köy yakmaları sonucu topraklarından çıkmak zorunda kalıyor ve ilçe merkezine göç ediyor. Emine Ayaz, o yılları şöyle anlatıyor: “Bizim de köyümüz boşaltıldı. Köyden Silopiya’ya daha yeni göç etmiştik. Burada ilk kez o yıl newroz kutlandı. Bizi köyümüzden çıkardıklarında eşyalarımızı bile yanımıza alamadık. Bize zulüm yapıldı. Köyden buraya göç etmemizin üzerinden henüz bir yıl geçmişken kızım PKK’ye katıldı. Devlet yıllarca bizi rahat bırakmadı sürekli geldi, sordu, biz ise ondan yıllarca hiç haber almadık. Sağ mı, ölü mü onu da bilmiyorduk. 7 yılın sonunda devlet tarafından bir telefon aldık ve kızımızın tutuklandığını öğrendik.”
 
8 farklı cezaevi
 
Kızı Esma’nın tutuklandığında çok fazla şiddet ve işkenceye maruz bırakıldığını anlatan Emine Ayaz, “Cezaevinde eşim ilk kez Siirt Cezaevinde görüşene gitti. Yapılan işkenceden sağlam yeri kalmamıştı Esma’nın. Çok zordu kızımın durumu. Yıllarca bize çok baskı yapıldı. Ama biz yine de davamızdan dönmedik ve pişman değiliz. Esma dışında diğer çocuklarım da gitseydi yine pişman olmazdım çünkü biz şiddete, baskıya çok maruz kaldık. Kızım bir ay Sêrt’te kaldı sonra ise Êlih’e gönderildi, 4 yıl da orada kaldı. Bizler de sürekli yollardaydık. Êlih’ten sonra Mîdyat’a gönderildi. Bizler her ay görüşe gidiyorduk. Köyden göç etmiştik, köydeyken sadece elimizde koyunlarımız vardı onları da satmıştık, elimizde bir şey kalmamıştı. Çok zor durumdaydık. Sonrasında Gebze’ye gönderildi. 4 yıl da orada kaldı. Orası çok uzaktı ve görüşüne gidemiyorduk pek. O yüzden yakın bir yere getirilmesini talep ettik. Bu talebimiz üzerine Şirnex’e getirildi. Bizler hepimiz görüşüne gittik. Sadece bir kez görüşüne gittik ikinci görüşe kalmadan buradan aldılar kızımı. Sağlık sorunları bahane edilerek, Wan’a gönderildi. Orada da birkaç ay kaldıktan sonra Bayburt’a gönderildi. Bizler o zamandan beri görüşüne gidemiyoruz. Babası artık hasta olduğu için gidemiyor ben de gidemiyorum. Şimdi ise Şakran Cezaevinde tutuluyor” dedi.
 
 
‘Kızım işkence ve baskıya maruz kaldı’
 
Kızının yaşadığı işkenceden dolayı vertigo olduğunu, o yüzden şimdi yaşadığı sağlık sorunlarını yaşadığını ifade eden Emine ayaz, “Kızım tutuklandığından beri birçok kötü muamele, işkence ve baskıya maruz kaldı. Bunlar hala devam ediyor. Daha önce 4 defa açlık grevine girdi. Bizler de dışarıdan onlara destek olmak için defalarca cezaevleri kapılarına gittik. Sadece kızımız iyi olsun istiyoruz. Şimdi ise hala sağlık sorunları yaşıyor. Bizler yol çok uzun olduğu için görüşüne de gidemiyoruz. Yıllardır Şakran’da ama ben daha bir defa bile görüşüne gidemedim. Neredeyse 7 yıldır hiç görmedim onu. Sadece telefondan sesini duyuyorum. Ben de birçok sağlık sorunu yaşıyorum. Arabayla uzun süre yolculuk yapamıyorum, uçak ise çok maliyetli olduğu için gidemiyorum” diye konuştu.
 
‘Öncelikle önderimiz serbest bırakılsın’
 
Son olarak Barış ve Demokratik Toplum sürecine değinen Emine Ayaz, “Öncelikle önderimiz sonrasında ise çocuklarımız serbest bırakılsın. Bizler barış olsun istiyoruz. Ne zamana kadar bu savaş devam edecek. Ben sadece kendi kızımın değil, tüm tutsakların serbest bırakılmasını istiyorum. Ondan daha kötü durumda olan binlerce tutsak var. Önce önderimiz, sonra hasta tutsaklar ve diğer siyasi tutsaklar serbest bırakılsınlar. Önderimiz aramıza gelmeden başka bir şeyi kabul etmiyoruz. O özgür bırakıldığında o zaman biz de huzurlu bir yaşam süreceğiz” şeklinde konuştu.