Engelsiz yaşam alanı istiyorlar

  • 09:02 21 Temmuz 2024
  • Yaşam
 
 
Pelşin Çetinkaya-Gülistan Gülmüş
 
AMED – Engelli çocukları olan aileler, çocukları için hem eğitim hem de sosyal yaşam anlamında yeterli alan olmadığını söyledi. Aileler, çocukları için ihtiyaç duyulan engelsiz yaşam alanlarının açılmasını istedi.
 
Engelli nüfusa ilişkin veri ihtiyacını gidermek için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde kamu kurum ve kuruşlarındaki Engelli Sağlık Kurulu Raporlarını esas alan “Ulusal Engelli Veri Sistemi”nde 2021 yılı itibariyle kayıtlı engelli yurttaş sayısı 2 milyon 511 bin 950’dir. Bu rakamın, Engelli Sağlık Kurulu Raporu almak için yetkili hastanelere başvurmayan ve hizmet almak için devletle temasa geçmeyen yurttaşları kapsamadığı da düşünülürse asıl engelli sayısının daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Amed’de ise yaklaşık 220 bin kayıtlı engelli nüfusu olduğu tahmin edilirken, bu nüfus yoğunluğuna rağmen engelli yurttaşlar yaşamın neredeyse her yerinde sağlamcı politikaların sonucunda “dezavantajlı” duruma geliyor.
 
Engelli çocukları olan kadınlara, çocuklarının günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları, bu sorunların kendilerine etkisini ve çözüm yollarını konuştuk.
 
Devlet engelli bireyler için bir şeyler yapmalı
 
18 yaşında fiziksel ve zihinsel gelişim geriliği hastalığı olan bir çocuğu olduğunu söyleyen Özgür Kılavuz, çocuğunun hastalığından dolayı hem kendisinin hem de etrafındakilerin yaşamında sorunlar yaşadığını belirtti. Yetkili kurum ve kuruluşların engelliler için girişimde bulunması gerektiğini kaydeden Özgür, “Benim çocuğum hastalığından dolayı uyumsuz bir birey. Toplam 4 çocuğum var. Çocuğumun bu hastalığı evin içindeki diğer çocuklarıma da yansıyor. Okul ve rehabilitasyon merkezleri var ama orada onlara da günde sadece birkaç saatlik bir eğitim veriliyor. Engelsiz yaşam merkezi vardı, ona da 1-2 senedir başladık. Orada çocuklar için eğitim haftanın 4-5 günü verilirken şimdi ise bunu 2 güne düşürdüler. Ayrıca bu çocukların seçimden önce yemekleri kesildi. Mesela evde beslenme kutusu hazırlıyorum ama onu yemiyor. Ben devletten bir şeyler bekliyorum. Belediyelerin elinde olan bir şey değil. Yardım konusunda da benim çocuğuma bir bez ve eğitim yardımı dışında hiçbir yardım yapılmıyor. Bundan sonra benim bakanlara, iktidara sesimin ulaşmasını istiyorum” sözlerine yer verdi.
 
‘Engellilerin gelişimi için alan açılmalı’
 
Çocuğunun hiperaktif olduğunu, bu yüzden de hep aktivite yapmak istediğini kaydeden Özgür, olumsuz maddi durumundan ötürü bunu yapamadıklarını ekledi. Bu bireyler için alan olmadığına ve bu nedenle gelişemediğine değinen Özgür, “Çocuğum hep gezmek ve aktivite yapmak istiyor ama bizim maddi durumumuz uygun değil. Baba dışarıda, anne evde, ayrıca 3 çocuğum da var. Ben hangisine yeteyim. Benim çocuğum çok hiperaktif bir çocuk. Bu yüzden onlara yaz kurslarının, havuzların, spor kurslarının, etkinlik yapabilecekleri alanların açılmasını istiyoruz. Çocuklar için birçok aktiviteye katılabilecek alanın olmasını istiyoruz. Evde olduklarında sürekli tablete, telefona yönelir ve tartışmaya bile varabilir bu durum. Mesela benim çocuğum bilgisayara çok meraklı. Bu konuda bilgisayar kurslarının açılmasını da istiyorum” dedi.
 
Engelli bireyler için üniversite eğitimi yok
 
4 çocuğundan 2 kızının zihinsel engelli olduğuna dikkat çeken Züleyha Bilge, sistemin uygulamalarından şikayetçi olduğunu dile getirdi. Kızının lise bitirdiğini ve engelliler için üniversitede bölüm olmaması nedeniyle evde oturduğunu kaydeden Züleyha şunları söyledi: “Kızlarım içine kapanıklar. Hiçbir yere yalnız çıkamıyorlar. Sürekli birilerinin yanında olmaları lazım. Dışarıya çıktığımda yanımdan ayırmamalıyım. Her an gözümün önünden kaybolup gidebilirler. Biri ellerinden tutup götürebilir. Bağımsız yaşayamıyorlar. Evde kalmayı istemiyorlar, sıkılıyorlar. ‘Bizi bir yerlere çıkarın’ diyor. Engellilerin her şeyi kısıtlı. Kızım sistemde liseyi bitirdi ama bundan sonra hiçbir eğitim hakkı yok. Diyarbakır gibi bir yerde Dicle Üniversitesi’nde bu bireylere ait bir sınıf veremezler mi? Verebilirler. Peki, şimdi nereye gönderelim onları? Sistemden geçiriyorlar, bırakıyorlar sonra. Diyarbakır’da onlar için doğru dürüst bir eğitim yok. Ayrıca bu rehabilitasyon merkezlerini de açmışlar ama hepsi ticari, hepsi para kazanma amacında.”
 
Çocukların ilaç ve muayene ücreti çok fazla
 
Çocuklarının yanı sıra kendisinin de yaşamının bir hayli zor olduğunu paylaşan Züleyha, “Benim bedenime de zarar veriyor bu durum. Engelliler için yasaların çıkmasını istiyoruz. Mesela çocuğun sağlık raporu bitiyor, hastanelere sağlık raporunu yenilemek için gittiğimizde birkaç bölüme de uğramak zorunda kalıyoruz. Birkaç gün sonra o muayene için gittiğimiz bölümlerin muayene ücretleri eczanede karşımıza çıkıyor. Bir ilaç almak istediğimizde o ücreti ödemeden alamıyoruz. Bir de yüklü miktarda geliyor” dedi. 
 
‘Engelliler için daha fazla imkan sağlanmalı’
 
Hatice Budak’ın da kızı zihinsel engelli. Hatice de bu engelden dolayı hem kızının hem de kendisinin yaşamının zor geçtiğini ve onlar için yeterli eğitim alanları olması gerektiğini ifade etti. Hatice, “Evde çok konuşuyor ve kayınvalidemle anlaşamıyor. Dışarıya çıkmak istiyor fakat her defasında onu dışarıya çıkarma fırsatım olmuyor. Duşa sabahın erken saatlerinde girmek istiyor. Ben de bazen yetiştiremiyorum. Kendi kendine banyo yapmak zoruna kalıyor. 11 yaşında da bir çocuğum var, onunla da anlaşmazlık yaşıyor. Bu defa diğer çocuğum da çok üzülüyor. Çocuğun psikolojisi alt üst olmuş durumda. Parka gitmek istiyor ama her defasında parka götüremiyorum. Bu bireyler için eğitim alanlarının olmasını ve daha fazla imkan sağlanmasını istiyorum” şeklinde konuştu.