Ekonomik kriz derinleşiyor: Evde aş pişmiyor!
- 09:04 21 Ağustos 2026
- Emek/Ekonomi
ÊLIH - Ekonomi krizin her geçen gün derinleştiği Türkiye’de halklar yoksullukla mücadele ediyor. Êlih ve Sert’te kadınlar, sistemin krizi derinleştirdiğini evlerinde aş pişmediğini ifade etti.
Türkiye’de yıllardır savaşa ayrılan büyük bütçeler halkı yoksullaştırırken, bu krizden en ağır sonucu Kürdistan kentleri alıyor. Ekonomik kriz hayatın her alanını yaşanmaz hale getirirken, devlet bu durumu düzeltecek adımlar atmıyor. Krizin ve ayrımcılığın en derinden hissedildiği Batman ve Sert’te ise kadınlar, gıdadan sağlığa, barınmadan eğitime kadar en temel insani hakların dahi ellerinden alındığını belirtti.
‘Kiramızı bile ödeyemiyoruz’
Ekonomik krizden ötürü sağlık haklarına erişemediklerine dikkat çeken Fatma Kayar, insanların yokluktan metropollere gittiklerini söyledi. Fatma Kayar, “Ekonomi hiç iyi değil hastayız hastaneye gidemiyoruz, ilaçlarımızı alamıyoruz. Kiralar almış başını gitmiş ev sahipleri sisteme göre değil kendi kafalarına göre fiyat belirliyor. İşine geliyorsa otur işine gelmiyorsa çık git diyorlar. Daha öncelerde markete gittiğimiz zaman 100 TL ile bir poşeti dolduruyorduk ama şimdi 1000 TL ile bir poşet bile dolduramıyoruz. Herkes mağdur ve büyük sorunlar yaşıyor, evlerde huzur kalmamış. Onlarca insan yokluktan evini ve huzurunu bırakıp batıya gidiyor. Oğlum şu an metropole çalışmaya gitmiş eğer çalışmazsa kiramızı bile ödeyemeyiz gerçekten de çok zor. Allah hakkımızı bu kirli sisteme bırakmasın. Şu an temizlik malzemesine ihtiyacım var ama alamıyorum, sözüm ona zincir market indirimli veriyor diyoruz ama daha beter bir poşet temizlik malzemesi 500 TL tutuyor mutfak ve faturalara ne vereceğiz. Gerçekten ekonomi de sistemde çok zor olmuş. Her gün bugün yarın diyerek sadece karnımızı doyuruyoruz” diye konuştu.
‘Her şey çok pahalı’
Nedwa Aziz ise 14 yıldır Elîh’te yaşadıklarını günden güne krizin derinleştiğini ifade etti. Nedwa Aziz çalıştıklarını fakat aldıkları paranın evi geçindirmediğinin altını çizerek şunları söyledi: “Her şey çok pahalı, durumumuz çok zor. Sadece eşim çalışıyor oda her zaman değil taşımalık işi olunca gidiyor. Kayınbabam ve kaynanam bizimle kalıyor ikisi de hasta. Önceden ilaçlarımız ücretsizdi ama şu an para ile alıyoruz. Kayınbabam ve kaynanamın raporları var ama yine de para ile alıyoruz. Kızımı geçenlerde hastaneye götürdüm yine para aldılar bizden. Önceden ekonomi güzeldi şu an çok zor” dedi.
‘Kendimize bakamıyoruz’
Tarlada çalışarak geçini sağladığını ifade eden Birgül Çetinkaya, “Eşim tek çalışıyor nasıl tek başına 7 kişiye baksın durum hiç iyi değil. Halkımız bir çıkmazın içerisine girmiş durumda. Elimden geldiği kadarıyla tarlalara çalışmaya gidiyorum. Durumumuz olmadığı için çocuklarımıza her istediklerini alamıyoruz. Kiramız ve faturalarımız hepsi üst üste gelmiş. 2 yıldır suyumuzu ödeyemiyorum. Kendimize bakamıyoruz benim gibi birçok insan var Batman’ın yarısı bu şekilde, gittikçe ekonomi daha kötü oluyor” diye belirti.
‘Elektriğe ve doğal gaza zam’
Elektrik ve doğal gaza sürekli zam geldiğini dile getiren Maşallah Kayar, “Eşimin birçok hastalığı var ve yatalak. Milletin durumu hiç iyi değil. Gençlerimizin çoğu uyuşturucu batağına düşmüş. Batman’da günde kaç genç öldürülüyor. Her şey pahalı hiçbir şey alınmıyor. Elektrik ve doğalgaz çok pahalı. Elektrik bazen 8000 TL geliyor bazen 4000 TL geliyor. Çalışanlarımızda yok eşimde hasta ve yatalak bazen Diyarbakır’a götürüyoruz. İlaç yazıyorlar burada da tedavi oluyor bir maaşı da yok. Bazılarını devlet karşılıyor bazılarına kendi paramızla alıyoruz. Gücümüz olsun ya da olmasın mecbur götürmek zorundayız borçlansak bile ilaçlarını almak zorundayız. Önceden köy eşyaları satılıyordu, şimdi köylerde hiçbir şey olmadığı için her şey daha pahalı. Eğer bir şey alıp yaparsan yersin almasan da yiyemez aç kalırsın. Her şey pahalı ucuz bir şey var mı? Çocuklarımın hepsi üniversite bitirmiş atanamadıkları için işsizler. Okul okudukları için amelelikte yapamıyorlar” dedi.
‘İnsanlar tavuk eti bile yiyemiyorlar’
Zeynep Altıntaş, ise şunlara dikkat çekti: “Hiçbir şey satın alamıyoruz, belki biz yine bir iki kilo bir şey satın alabiliyoruz ama daha fakir insanlar onu bile alamıyor. İnşaatlarda çalışan insanlar var düşüp ölüyorlar, haklarını yiyorlar. İnsanlar 1 kilo kırmızı eti bırak tavuk eti bile yiyemiyor. Hastanelere gidemiyoruz zaten özel hastanelere hiç gidemiyoruz randevu bulamıyoruz. Doktorlar diyor ölseniz bile size randevusuz bakmıyoruz. Biz bazı insanlara göre daha iyi durumdayız” diye belirtti.
‘Geçinmeye çalışıyoruz’
Amine Tepecik krizde altı çocuğa bakmanın zor olduğunu ifade ederek, “Kira, çocuk masrafları, okul masrafları ve mutfak ihtiyaçları var. Durumuz olmadığı için biraz zor oluyor, yine de geçinmeye çalışıyoruz. 6 çocuğum var arkadaşlarına özeniyorlar telefon istiyorlar alamıyoruz sinirleniyorlar” diye kaydetti.
‘Sürekli yarını düşünüyoruz’
Sürekli bir mücadele ve uğraş halinde olduklarını söyleyen Sitti Çakır, “Her şeyden kısıtlıyoruz. Yine de zor aybaşını getiremiyoruz gerçekten. Eskiden gidiyorduk çarşıda 100 liraya alışveriş yapıyorduk Şimdi 1-2 bin TL getiriyorsun, birkaç ihtiyacını alabiliyorsun. Çocukları okutsan ayrı dert, okutmasan ayrı dert. Masraf çok hayat çok zor. Biri adak kesti mi et getirir o zaman yiyebiliyoruz. Daha şimdiden onu düşündüm okul açılacak bunların masrafı başlayacak yok kış başladı işte yakıtı düşünüyorsun. Yani sürekli ekonomi, sürekli geçim derdi” ifadelerini kullandı.







