KCDP: Nafakanın iptali ile hedef Medeni Kanun'dur
- 12:00 10 Haziran 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - KCDP, Nafaka Hakkı'nın iptaline dair yaptığı açıklamada, "Bu karar kadınların tüm kazanılmış haklarını gasp edebilecek hukuki düzenlemeler ile Medeni Kanun’un tartışılmasına yol açabilecek niteliktedir" dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Anayasa Mahkemesi (AYM)'nin "Süresiz Nafaka" kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı."Nafaka hakkı, eşitsizlik ortadan kaldırılmadan tartışılamaz" başlığı ile yapılan açıklamada, "Bir aile mahkemesinden gelen anayasaya aykırılık iddiası üzerine, ülkedeki milyonlarca kadının yaşamı hakkında, derinleşen yoksulluk ve eşitsizlik gözetmeksizin karar verildi" denildi.
'Karar Anayasaya aykırı'
Daha önceki kararların hatılatıldığı açıklamada, "Medeni Kanun’un 175. maddesinde düzenlenen süresiz nafaka düzenlemesinin Anayasa’ya aykırılığı, Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelmişti. Mahkeme defalarca, Medeni Kanun’daki nafaka düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermişti. Söz konusu düzenlemenin hem hukuk devleti hem sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğunu söylemişti. Eşitlik ilkesine aykırı olmadığını, tam tersine eşitlik ilkesinin bir sonucu olduğunu ifade etmişti" diye anımsaltıldı.
Hedef: Medeni Kanun
Açıklamada, verilen kararın mevcut siyasi atmosferin bir sonucu olduğu vurgulanarak, "Nafaka hakkında verilen bu karar, 12. Yargı Paketi ile de getirilmek istenen aile arabuluculuğu, boşanmaların hızlandırılması düzenlemelerinin bir öncüsüdür. Bu karar kadınların tüm kazanılmış haklarını gasp edebilecek hukuki düzenlemeler ile Medeni Kanun’un tartışılmasına yol açabilecek niteliktedir" diye belirtildi.
'Şiddet ve eşitsizliği getirecek'
İptal kararının mevcut durumdaki eşitsizliği derinleştirileceği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Nafaka hakkını, herhangi bir özel hukuk düzenlemesi gibi, parasal bir oran gibi ele alanlar bilmeli ki nafaka hakkı, yaşam hakkıyla doğrudan bağlantılı bir haktır. Nafaka hakkının gasp edilmesi demek, kadınların şiddet gördükleri ve öldürülme riskiyle karşı karşıya kaldıkları evliliklere mahkûm edilmesi demektir. O evliliklerden çıkamaması, ekonomik bağımsızlığını kuramaması ve günün sonunda kadınların yaşamlarını kaybetmesi, öldürülmesi anlamına gelir.
Burada tartışılması ve sorgulanması gereken şey, nafaka hakkının hukuka ya da Anayasa’ya aykırı olup olmadığı değil, maddi zorluğa düşen tarafın neden çoğunlukla kadınlar olduğudur. Asıl tartışılması gereken, devletin herkesin maddi zorluğa düşmeyeceği çalışma koşullarını oluşturmak için neden hiçbir adım atmadığıdır, ücretleri neden buna göre belirlemek için çalışmadığıdır. Kadınların, fıtrat diye niteledikleri toplumsal cinsiyet rolleri ileri sürülerek, istihdama ve eğitime neden uzak bırakıldığıdır."







