Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası
- 14:36 11 Şubat 2026
- Hukuk
İSTANBUL - Gezi Parkı direnişinin planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, ev hapsini kaldırırken yurtdışı yasağının devamına hükmetti.
Gezi Parkı eylemlerinin planlayıcılarından olduğu iddiasıyla tutuklanan ve tutukluluğunun 248’inci gününde tahliye edilen menajer Ayşe Barım hakkındaki davanın karar duruşması görüldü.
Savcılık mütalaası
Savcılık mütalaasında, Ayşe Barım’ın 12 yıl önceki Gezi Parkı eylemlerinde sanatçılar üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu, süreci dijital medya ve sahada yönettiği ve söz konusu suça iştirak ettiği iddia edildi. Savcılık, Ayşe Barım’ın Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiğini öne sürerek, Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi kararına atıf yaptı ve eylemlerin “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğunu savundu.
Bugün görülen karar duruşmasında son beyanlar alındı.
‘Suç işlemedim’
İlk olarak söz alan Ayşe Barım savunmasında, “2025 yılının ocak ayından bu yana yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım” dedi. Sağlık sorunlarına dikkat çeken Ayşe Barım, kalp pili ve elektroşok cihazıyla yaşamını sürdürdüğünü, açık kalp ameliyatı olacağını belirterek beraatini talep etti.
Ayşe Barım’ın avukatları, mütalaanın delile dayanmadığını savundu.
12 yıl 6 ay ceza
Beyanların ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay ceza hapis cezası verdi. Cezaya gerekçe olarak duruşma savcısının talebi yerine soruşturma savcısının talebi olan "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçu gösterildi. Mahkeme Ayşe Barım'a uygulanan ev hapsini kaldırdı ancak yurtdışı yasağının devam etmesine hükmetti.
Suçun niteliği değiştirildi
Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında, soruşturma savcısının talebini değiştirerek, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin görünürde demokratik hak ve protesto gösterileri şeklinde sunulduğu ancak amacın “kaos ortamı oluşturmak ve hükümeti ortadan kaldırmak” olduğu öne sürüldü.







