Beraat kararına tepki: Mücadelemiz son bulmadı

  • 09:01 20 Ekim 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Fatmanur Çelik ve Hifa İkra Şengüler için sokaklara çıkan kadınlar, Ayhan Şengüler’in beraatına tepki gösterdi. Cezasızlığın erkek şiddetini beslediğini vurgulayan kadınlar, adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirtti.
 
Hifa İkra Şengüler ve annesi Fatmanur Çelik’e yönelik tecavüz iddialarına ilişkin İstanbul Anadolu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, fail Ayhan Şengüler bir kez bile tutuklanmadan beraat etti. Beraat kararına karşı sokaklara çıkan kadınlar, cezasızlık politikalarının erkek şiddetini beslediğine dikkat çekerek Fatmanur Çelik ve Hifa İkra Şengüler için adalet sağlanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
 
‘Fatmanur’un mücadelesi son bulmadı’
 
Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler’den Berfin Atlı, Hifa İkra Şengüler ve annesi Fatmanur Çelik için adalet talebiyle meydanlarda olduklarını belirterek, “Gözümüzün önünde devlet, erkek, tarikat işbirliği içerisinde katledilmiş bir anne ve kızı var aslında. Fatmanur, kızının yaşadıklarını anlatabilmek için adliye önünde mücadele verdi. Hifa İkra’nın, 3 buçuk yaşındayken yaşadıklarını erkeklerin bulunduğu adliye ortamında anlatması beklendi. Fatmanur, ‘Kızım çok küçük, çocukluğunu çaldılar’ demişti. ‘İnancım gereği intihar etmem. Başıma bir şey gelirse bilin ki bu bir intihar değildir’ demişti. Ancak bugün hayatta değil. İstismarcı, tecavüzcü, katil Ayhan Şengüler’in bir gün dahi tutuklu kalmaması, doğrudan beraat etmiş olması hepimizi çok öfkelendirdi. Ne Hifa İkra’nın ne de Fatmanur’un mücadelesi burada son bulmuş değil. Ayhan Şengüler bir gün bile tutuklu kalmamış olsa dahi biz bu mücadeleyi sahiplendik ve kadınlar olarak hesabını soracağız” dedi.
 
‘Kadınlar ve çocuklar güvende değil’
 
Hayvan hakları aktivisti Elif Ertürk, kadınların ve çocukların şiddet karşısında korunmadığını, cezasızlığın toplumda güvensizlik yarattığını söyledi. Elif Ertürk, “Kadınlar tabii ki güvende değil. Kadın katilleri, çocuk katilleri ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Yargılanmıyorlar bile. Yargılansalar da ceza almıyorlar, serbest kalıyorlar. Ailem güvende falan değil. Böyle bir adalet varken nasıl güvende olabilir?” diye konuştu.
 
‘İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girmeli’
 
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade eden Elif Ertürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul Sözleşmesi tekrar hayata geçirilirse kadınlara yönelik şiddetin önlenmesiyle ilgili bir şeyler yapılabilir. Yaptırımlar uygulanabilir. Çocuklara yönelik şiddeti önlemek için de tedbirler alınabilir, ağır cezalar verilebilir. Ama öncelikle toplumun eğitilmesi gerekiyor. Cezalar caydırıcı değil. Sadece cezalar da tek başına yeterli değil; yasaların buna göre konulması ve uygulanması gerekiyor. Erkek egemen bakış açısı değişmeli. Bunun için eğitim sistemi değişmeli. Önemli şeylerden biri de hayvanlara yönelik şiddetle mücadele. Bence şiddet biraz da hayvanlara yönelik şiddetle başlıyor. Öncelikle onun da baştan engellenmesi lazım.”
 
‘Ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını istiyoruz’
 
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’nden (KCDP) Cansu Tarım, Fatmanur Çelik’in ilk duruşmaya katılamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, ölümünün intihar olduğu yönündeki değerlendirmeye inanmadıklarını söyledi. Cansu Tarım, “Fatmanur maalesef ilk duruşmaya katılamadan bu hayattan koparıldı. Biz olayın intihar olduğuna kesinlikle inanmıyoruz. Çünkü Fatmanur ve kızı yoğun tehdit altındaydı. Bize ve birçok derneğe ulaştığında söylediği buydu. Kızının hakkını aradığı için ve kendisinin de evliliğinden önce aynı kişi tarafından istismara uğramış olması nedeniyle maalesef bu hayattan koparıldı. Ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sürecin etkin soruşturulmasını istiyoruz” sözlerini kullandı. 
 
‘Çocuğun ifadeleri delil niteliğindeydi’
 
Hifa İkra Şengüler’e yönelik şiddete ilişkin delillerin mahkemeye iletildiğini vurgulayan Cansu Tarım, “Fatmanur’un kızı Hifa, yıllar önce psikologlar ve pedagoglar eşliğinde verdiği ifadelerinde istismarı ortaya koyan, delil niteliğinde anlatımlarda bulunmuş, çizimleriyle de bunları gerekli kurumlara aktarmıştı. Bu durum kurumlara tekrar tekrar hatırlatıldı. Fakat maalesef bu kişi, bu delillere rağmen tutuklanmadı” diye konuştu. Yargı sürecinin devam ettiğini belirten Cansu Tarım, ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmemesine tepki gösterdiklerini ifade etti.
 
‘Failler cezasızlıktan cesaret alıyor’
 
Davadaki cezasızlık yaklaşımının kadınlar ve çocuklar açısından büyük bir güvensizlik yarattığını söyleyen Cansu Tarım, “Aslında bu, tüm kadınlara ve çocuklara, topluma büyük bir güvensizlik hissi veriyor. Faillere de büyük bir cesaret veriyor. Failler ve bu kişi gibi yargılanmayan, beraat eden insanlar, tabiri caizse paçayı kurtaranlar, suçlarını biliyor fakat aramızda dolaşıyorlar. Davada failin arkasında bir vakıf var. Bu topluma ‘Ölen öldü, giden gitti’ şeklinde bir anlayış veriyorlar. Ama biz Fatmanur ve Hifa artık aramızda olmasa bile onların hakkını savunacağız. İstismara uğrayan hiçbir kadın ve çocuk yalnız değildir. Topluma verdiğimiz bu mesaj önemli. Hepimiz bu mesaj etrafında birleşip faillere gereken cezanın verilmesini sağlamalıyız” ifadelerini kullandı.
 
‘Topluma gözdağı vermeye çalışıyorlar’
 
Aktivist Karanfil Aslan da beraat kararıyla topluma gözdağı verilmeye çalışıldığını, ancak toplumun boyun eğmeyeceğini söyledi. Karanfil Aslan, “Çünkü artık herkesin gözü açıldı. O yüzden sokaklardayız. Yenilmeyeceğiz, biz kazanacağız. Kendilerince böyle yapmaya çalışıyorlar ama kadınlar bunu her zaman başarmıştır. Yine başaracaklar. Haklarımızı geri alacağız” diye konuştu.
 
‘Devlet cezasızlık politikasıyla şiddetin önünü açıyor’
 
Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi ve TİP’li Kadınlar’dan Cennet Özcömert, kadın örgütlerinin yıllardır cezasızlık politikalarına karşı mücadele yürüttüğünü belirterek şunları söyledi: “Biz zaten kadınlar ve kadın örgütleri olarak yıllardır bu cezasızlık politikasına karşı elimizden gelen mücadeleyi veriyoruz. Devlet, bir taraftan tarikatları, diğer taraftan cezasız bırakılan erkekleri koruyarak kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin ve çocuk istismarının önünü açıyor. Kadınlar adalet arayışından vazgeçmeyecek. Bunun için burada bütün kadınlar gece gündüz demeden, yağmur çamur demeden birbirimizin haklarına sahip çıkmaya, birbirimizin elini tutmaya, yere düşen adaleti kaldırmaya çalışıyoruz.”
 
‘Kadınlar en çok aileleri içinde katledildi’
 
Kadınların aile içinde ve en yakınları tarafından katledildiğine dikkat çeken Cennet Özcömert, “Son 20 yılın kadın cinayetleri istatistiklerine bakarsanız kadınlar aile içerisinde, en yakınları tarafından öldürülüyorlar. Geçtiğimiz yıldan bu yana Aile Yılı ilan edildi ama bu Aile Yılı içerisinde en çok zararı kadınlar, LGBTİ+ bireyler ve çocuklar görüyor. Bu, devletin kendi politikalarını korumak amacıyla yaptığı bir şey. Ne çocukları ne kadınları ne de LGBTİ+ bireyleri ve diğer ötekileri koruyacak bir durum söz konusu. Aynı zamanda dışlayan bir dil bu. Biz kadınlar olarak yılmadan mücadele etmeye devam edeceğiz. Adaletin erkek olduğunu hepimiz biliyoruz ve bunu derinden yaşıyoruz” dedi.