Kadınlar barış konserinde buluştu: Anadil yaşamdır
- 10:26 19 Ekim 2026
- Güncel
Elfazi Toral
İSTANBUL - Kadın Zaman Derneği’nin düzenlediği barış konserinde mikrofon uzattığımız kadınlar, anadil hakkı, kültür-sanat mücadelesi, asimilasyon politikaları ve kadın örgütlülüğüne dair değerlendirmelerde bulunurken, asimilasyon politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
Kadın Zaman Derneği İstanbul’da dün akşam barış konseri düzenledi. Konsere katılan kadınlara mikrofon uzattık. Mikrofonumuza konuşan kadınlar; anadil hakkı, kültür-sanat mücadelesi, asimilasyon politikaları ve kadın örgütlülüğüne dair değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik kapsamında bir araya gelen kadınlar, anadilin bireysel ve toplumsal varoluşun temel kimliği olduğunu vurgulayarak farklı halkların bir arada yaşama kültürüne ve diller üzerindeki kısıtlamaların yarattığı duygusal ve kültürel tahribata dikkat çekti.
‘Toplumsal barış kimliklerin özgürlüğüyle var olur’
Konuşmalarında kendi öz kültüründen ve dilinden uzak bırakılmanın yarattığı duygusal tahribata dikkat çeken kadınlar, Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Yahudi ve tüm toplumsal kesimlerin kısıtlama olmaksızın eşit bir biçimde var olabilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kadınlar, toplumsal barışın ve bir arada yaşama kültürünün ancak her halkın kendi dili ve kimliğiyle özgürce var olmasıyla mümkün kılınabileceğini belirtti.
Kültür-Sanat
Kültürün nesilden nesile aktarılmasında müziğin ve sanatın stratejik bir role sahip olduğuna değinen kadınlar, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) Kadın Korosu’nun sahne performanslarını örnek gösterdi. Farklı coğrafyalardan ve dillerden taşınan şarkıların sahnede toplumsal hafızayı yeniden canlandırdığını ifade eden kadınlar, müziğin sadece bir eğlence aracı değil, asimilasyon politikalarına karşı duruşun ve anadili korumanın en etkili taşıyıcısı olduğunu söyledi.
Kadınlar örgütlü mücadelenin merkezinde
Kadın kimliğinin özgürleşmesi ile dil ve kültürün korunması arasındaki doğrudan bağa işaret eden kadınlar, Arap coğrafyasından Anadolu’ya kadar kadınlara dayatılan yaşam biçimlerine karşı ortak direnişin önemine vurgu yaptı. Kadınların öncülük ettiği sanatsal ve kültürel buluşmaların dayanışmayı ve sosyalleşmeyi pekiştirdiğini belirten konuşmacılar, dil mücadelesinin kadın devriminin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.
Sözden pratiğe: Anadil yaşamın her alanında yaşatılmalı
Son olarak anadil mücadelesinin yalnızca söylem düzeyinde kalmaması gerektiğini vurgulayan kadınlar, konunun ciddiyetle pratiğe dökülmesi çağrısında bulundu. Dillere yönelik yasakçı zihniyete karşı durulması gerektiğini belirten kadınlar, araştırma-okuma faaliyetlerinin artırılması, anadilin çocuklara öğretilmesi ve günlük yaşamdan eğitime kadar her alanda fiilen yaşatılması gerektiğini kaydetti.







