8 Mart ile Özgür ve Demokratik Topluma (10)
- 09:01 1 Mart 2026
- Dosya
‘Bile bile bizi o ateşe attılar’
Devrim Fındık
KOCAELİ – Ravive Kozmetik’teki yangından yaralı kurtulan işçi Ayten Aras, “Bile bile bizi o ateşe attılar” dedi. DBP’li Aynur Santo ise yangının 8 Mart’ın tarihsel hafızasıyla benzerliğine işaret etti.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, kadın emeği ve yaşam hakkı bir kez daha tartışmanın merkezinde. Tarih boyunca kadın işçilerin güvencesiz koşullarda, denetimsizlik ve cezasızlıkla kuşatılmış işyerlerinde yaşamını yitirdiği hatırlatılırken; Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik Fabrikası’nda yaşanan patlama ve yangın da kadın emeğine yönelik sömürü düzeninin en ağır sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Yangında, 3’ü çocuk 7 işçi yaşamını yitirdi. hazırlanan son iddianamede, sorumlular hakkında ruhsatsız kaçak kat, kayıt dışı çalışma ve denetimlerden “suçluyu kayırma” gerekçelerine yer verilerek müebbet hapis cezası talep edildi.
Dosyamızın bu bölümünde yangından yaralı kurtulan işçi Ayten Aras ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kocaeli İl Eşsözcsüsü Aynur Santo’nun kadın emeği ve sömürü düzenine ilişkin değerlendirmelerine yer veriyoruz.
‘Sanki fabrikanın içine bomba attılar’
Sözlerine olay günü yaşananları anlatarak başlayan Ayten Aras, yangının bir anda tüm atölyeyi sardığını, çıkış için fırsat bulamadıklarını söyledi. İçeride yoğun duman ve alevler arasında kimseyi göremediğini dile getiren Ayten Aras, nasıl dışarı çıktığını hatırlamadığını, sadece bir kişinin “kaçın” diye bağırdığını duyduğunu aktardı. Ayten Aras, dışarı çıktığında ise “biri üzerimi söndürsün” diye yardım istediğini, ancak etrafında kimseyi göremediğini söyledi.
‘Hiçbir önlem yoktu’
Atölyede yangın merdiveni olmadığını, yalnızca tek bir giriş-çıkış kapısının bulunduğunu belirten Ayten Aras, iş güvenliğine dair hiçbir önlem alınmadığını kaydetti. Sabah içeri alındıklarında kapının üzerlerine kapatıldığını ifade eden Ayten Aras, “Hiçbir önlem yoktu. Ne önlük, ne yemek, ne çay hiçbir şey yoktu” dedi. Sigortasız ve güvencesiz çalıştırıldıklarını söyleyen Ayten Aras, küçük yaralanmalarda dahi müdahale edilmediğini, “Bir yerimiz kesilse ‘bir şey olmaz koli bandıyla sarın’ diyorlardı” sözleriyle anlattı. İşverenlerin gün boyunca kendileri için yiyecek getirttiğini, işçilerin ise aç çalıştığını dile getiren Ayten Aras, “Orada çalışan kızlar yemek kokusu geliyor ne güzel deyip duruyorlardı. O gün aç gitti hepsi” diye konuştu. Yangın merdiveni ya da tüpü olması halinde arkadaşlarının hayatta olacağını vurgulayan Ayten Aras, yaşananların göz göre göre geldiğini belirterek, “Bile bile bizi o ateşe attılar” dedi. Yangın sonrasında da herhangi bir destek almadığını söyleyen Ayten Aras, sorumluların yargılanmasını isteyerek, “O kadar can gitti. Biz hakkımızı istiyoruz” dedi.
‘8 Mart’ın ortaya çıkışıyla benzerdir’
DBP Kocaeli İl Eş Sözcüsü Aynur Santo ise yangının tarihsel olarak kadın emeğine yönelik sömürü ve şiddetin bir devamı olduğunu belirtti. Dilovası’ndaki yangının 8 Mart’ın ortaya çıkış süreciyle benzerlik taşıdığını ifade eden Aynur Santo, geçmişte de kadın işçilerin direndikleri için yanarak yaşamlarını yitirdiğini hatırlattı. Yangında yaşamını yitirenlerden üçünün çocuk olduğunu kaydeden Aynur Santo, çocukların okula gitmesi gerekirken çalıştırıldığını söyledi. Yangının 25 Kasım arifesinde gerçekleştiğini anımsatan Aynur Santo, 25 Kasım’da fabrika önüne yürümek istediklerini ancak polis engeliyle karşılaştıklarını belirtti. “Polisler bizim önümüze set kurdular. O patronların önüne set kuramadılar” diyen Aynur Santo, ruhsat ve denetim süreçlerinin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.
8 Mart’a çağrı
8 Mart öncesi kadınlara çağrı yapan Aynur Santo, kadınların emekleri ve gelecekleri için alanlarda olması gerektiğini belirtti. “Emeğimiz için, çocuklarımız için, geleceğimiz için 8 Mart’ta alanlarda olacağız” diyen Aynur Santo, tüm kadınları mücadeleyi büyütmeye davet etti.







