Dilok’tan mesaj: Rojava savunduğumuz değerimiz!

  • 14:22 1 Şubat 2026
  • Güncel
DÎLOK - Dîlok'ta konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Rojava bugün savunduğumuz bütün değerlerin ete kemiğe büründüğü bir yerdir. Onun için ne olursa olsun Rojava'yı savunacağız" dedi.
 
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde, Dîlok’ta (Antep) 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında Kırkayak Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî berxwedana Kobanê", "Yek e, yek e, gele Kurd yek e" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atıldı. Açıklamayı, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dîlok Şubeler Dönem Sözcüsü Yılmaz Sucu okudu.
 
Yılmaz Sucu, Rojava'da yüzbinlerce insanın kuşatma altında yaşam mücadelesini verdiğine işaret ederek, şehirlerde suya, elektriğe, gıdaya ve sağlık hizmetlerine erişimin sistematik biçimde engellendiğini belirtti. Yılmaz Sucu, "Bölge halklarının toplu biçimde soykırıma uğratılma tehdidi, yalnızca bir 'çatışma hali' değil; uluslararası insancıl hukukun ve temel insan haklarının ağır ve süreklilik arz eden ihlalidir. IŞİD türevi örgütlerin bileşiminden oluşan HTŞ güçlerinin kuşatması altında şimdiye kadar en az altı çocuk donarak yaşamını yitirdi. Halen yüz binlerce çocuk ve sivil açlık ve donma tehlikesiyle karşı karşıya. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle, tedavi edilebilir durumda olan binlerce insanın dahi yaşamını yitirme riski bulunmaktadır. Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Rojava’da eğitim fiilen durdurulmuş; okullar işlevsiz hale getirilmiş, eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddet ortamında, can güvenliği olmayan koşullara terk edilmiştir" dedi.
 
Milyonlar Rojava için alanlara aktı
 
Ardından söz alan Gülistan Kılıç Koçyiğit, 1 Şubat nedeniyle dünyanın dört bir yanında halkların Rojava'yla dayanışmak için sokaklarda olduğunu belirtti. Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Rojava'yla dayanışmak, Rojava'yı savunmak, Rojava'yı katliamlardan korumak ve geleceğe taşımak için milyonlarca insan sokaklara aktı. Buradan günlerdir sokaklarda olan, günlerdir Rojava için gece gündüz demeden çalışan, emek harcıyan bütün halklara, Kürt halkına, kadınlara selam olsun. Rojava sadece bir isim değil, bizim için Rojava yeni yaşamın mümkün olduğunu gösteren bir adacık. Rojava bugün çöldeki bir vaha gibi bütün halklara, bütün ezilenelere, bütün devrimcilere, bütün demokratlara ilham kaynağı olan bir devrimin adıdır. Bugün Rojava kadın özgürlük mücadelesinin ete kemiğe büründüğü devrimin adıdır. Bugün Rojava, Kürt halkının kendi öz örgütlülüğünü sağlayarak, kendi birliğini sağlayarak, diğer halklarla, diğer inançlarla yan yana gelip eşit ve özgür temelde bir yaşam kurduğu coğrafyanın adıdır. Yani Rojava bugün savunduğumuz bütün değerlerin ete kemiğe büründüğü bir yerdir. Onun için ne olursa olsun Rojava'yı savunacağız, savunacağız" dedi.
 
Yan yana durmaya ihtiyacımız var
 
Bu süreçte her zamankinden daha fazla birlikteliğe ihtiyacın olduğunu söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Her zamankinden fazla yan yana durmaya ihtiyacımız var. Bütün bu kuşatma süreci bize şunu gösterdi: Kürtler ulusal birliği sokakta sağlamıştır, Kürtler ulusal ruhta buluşmuştur. Bugün Kürt kurumlarına düşen, Kürt partilerine düşen görev sokaktaki ruhu sağlamaktır. Ve Kürtler 21'inci yüzyılda ulusal birliğini sağlamalıdır, bu asla ama asla geçiştirilemez, ertelenemez olan tarihi bir görevdir. Ve bir diğeri, bugün aramızda ırkçı ifadeler sokmaya çalışan, bizi kışkırtmaya çalışan anlayışa karşı halkların eşitliği ve özgürlüğüne inanlar olarak bu coğrafyada yaşayan bütün halklarla birlikte ittifaklarımızı güçlendirmemiz gerekir. Çünkü biz demokratik ulusa inanıyoruz, çünkü biz halkların yan yana durduğunda kazancağına ve gelişeceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.
 
DAİŞ’in yenilgiye uğradığı yer
 
Dünyanın bir kez daha Kürtlerin, devrimcilerin ve sosyalistlerin DAİŞ'i yenen güçler olduğunu gördüğünün altını çizen Gülistan Kılıç Koçyiğit, "İŞİD'in ilk yenilgiye uğradığı yer Kobanê'dir; onun için Kobanê bir simgedir. Kürtlerin en derin sızısı, en görkemli mücadelesi ve halkımızın zafer noktasıdır. Bunu hiç kimsenin unutmaması gerekiyor. İŞİD'in yapamadığını yeniden yapmaya çalışan anlayışların karşısına halklarımız, Kürtler set oldular ve işte bu katliamı, bu kırımı engellediler. Bundan sonrası içinde şunu söyleyelim: Suriye'nin istikrarı, barışı, demokrasisi bölgenin istikrarının, barışının ve demokrasisinin başlangıç noktası pozisyonuna geldi. O zaman tek bir seçenek var: ya demokratik, çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü, kadını, ihtiyaçları gözeten bir Suriye inşa edilecek ve bu Suriye bütün bölgenin barışına, istikrarına ve geleceğine olumlu katkı yapacak, yada mevcut anlayış dayatılacak ve yine Ortadoğu’da büyük bir kaos, büyük bir çatışma ve kanlı bir süreç başlayacak. Biz 1'inci seçeneğin, aklı selimin, barışın hakim olması için elimizden gelen bütün çağrıları yaptığımız gibi bütün mücadelemizi de yükseltme kararımızı bir kez daha buradan da ifade ediyoruz" diye konuştu.
 
'Sayın Öcalan'ın sesine kulak verin'
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı çağrıyla başlayan sürecin bir an önce başarıya ulaşması için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini ifade eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, "27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın çağrısıyla başlayan ve önemli bir aşama kazanan Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin de gereklikleri hızla yerine getirilmelidir. Komisyon bir an önce raporunu yazmalı ve süreç yasalarını çıkartmalıdır. Türkiye'de Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözülmesi bütün bölgenin de barışına, demokrasisine katkı sunacaktır. O nedenle bir kez daha diyoruz: bütün iradesini ortaya koyan, demokrasi için, yeni bir yaşam için, Kürtlerin eşitliği, özgürlüğü ve diğer halklarla bir arada yaşaması için elini taşın altına koyan Sayın Öcalan'ın çağrısına herkes kulak vermelidir. Hükümete sesleniyoruz: artık daha fazla beklemeyin, hemen hızlı bir şekilde raporun tamamlanıp süreç yasalarının çıkması için elinizden geleni ortaya koyun. Çünkü bu sürecin uzaması halinde oluşabilecek riskleri binlerce defa Sayın Öcalan söyledi, darbe mekaniğiyle anlattı. Bugün bu süreç uzadıkça risk haline geleceğini açıkça söyledi. Bu nedenle Türkiye'ye çağrımız budur: içerde barış, bölgede barış siyasetini gerçekçi bir zeminde pratikleştirin. Kardeşlik diyorsunuz, kardeşliğin gereğini yerine getirin, adım atın, adım atın" dedi.