Efrîn'de çetelerin 8 yıllık suç bilançosu
- 09:02 19 Ocak 2026
- Güncel
Derya Ren
RIHA - Türkiye ve ona bağlı çetelerin, Efrîn’i işgal etmesinin 8 yıllık bilançosuna göre 700 kişi katledildi, bini kadın ve çocuk olmak üzere 10 bin kişi kaçırıldı.
Türkiye ile ona bağlı çeteler, 20 Ocak 2018’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye bağlı Efrîn’e yönelik işgal saldırıları başlattı. Türkiye’ye ait 79 savaş uçağı, binlerce asker ve çetenin kullanıldığı saldırılarda kent adeta harabeye çevrilirken, yüzlerce kişi katledildi, binlercesi yaralandı; on binlercesi göç etmek zorunda bırakıldı. Tarihsel olarak barışı simgeleyen “Zeytin Dalı” ifadesi, saldırılara kılıf olarak kullanılırken, kentte bulunan zeytin ağaçları başta olmak üzere ormanlık alanlar yakıldı ya da kesildi. Kesilen ağaçlar çetelerin eliyle Türkiye’ye getirilerek satıldı.
3’ncü kez yerlerinden edildiler
Yerinden göç eden halk özerk yönetim tarafından Şehba ve Til Rifat bölgelerine yerleştirildi. Baas rejiminin düşmesini fırsat bilen Türkiye, HTŞ ile birlikte Şehba ve Til Rifat bölgesine yönelik saldırı başlattı, Efrînliler bu kez yönünü Tebqa ve Halep’in Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine vermek zorunda kaldı. Son olarak 6 Ocak’ta HTŞ çetelerinin Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılar sonucunda Efrinliler üçüncü kez göç etmek zorunda bırakılırken, bu kez Kuzey ve Doğu Suriye’de farklı kentlere yerleştirildi.
700 katletme, 10 bin kaçırma
Efrîn Suriye İnsan Hakları Örgütü’ nün yayınlamış olduğu “8 yılda Efrîn’de işlenen savaş suçları ve hak ihlalleri” raporuna göre bini kadın olmak üzere 10 binden fazla kişi kaçırıldı. Sadece 2025 yılı içerisinde tutsak bulunan 600-700 arası kişi Kilis Cezaevine sürgün edildi. Öte yandan 8 yıl içerisinde 95’i işkence sonucu, 10’u intihar olmak üzere 700 kişi katledildi.
8 yılda bin kadın ve kız çocuğu kaçırıldı
Aynı rapora göre aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 750 kişi cinsel saldırıya uğrarken, binden fazla kadın ve kız çocuğu kaçırıldı. 100'den fazla kadın hâlâ gözaltında tutulurken, onlarcasının akıbetleri bilinmiyor.
10 bin ev ve 7 bin dükkan gasp edildi
Efrîn’in işgal edilmesinden sonra vatandaşların evlerine el konulurken 8 yıl içerisinde 10 bin konut ve 7 bin dükkan gasp edildi, 300 konut ise satıldı. Öte yandan demografik yapıyı bozmaya yönelik geliştirilen politikalar kapsamında Efrînliler yerlerinden zorla çıkarılarak, çetelerin denetiminde farklı kişiler yerleştirildi. Bunun somut örneği ise 2025 yılında Şeran bölgesinde bulunan bir köye Uygurlu olan 3 ailenin yerleştirilmesi oldu.
Farklı halklar yerleştirildi
Bölgede 47 yerleşim yeri ve onlarca kamp kuruldu ve Suriye savaşı öncesinde Suriye içindeki kamplarda yaşayan 525 Filistinli ailenin yanı sıra Araplar ve Türkmenler de buralara yerleştirildi.
Bir milyon ağaç kesildi
Öte yandan raporun devamında bir milyondan fazla ağacın kesildiği 50 binin yakıldığı ve 40 bin ağacın yerinden söküldüğü ifade edildi. Kente bulunan 33 bin hektarlık tarım arazisinin 12 bin hektarı yakıldı. 39 bin 500 hektar orman, kereste üretimi, odun kömürü ve yerel pazarlarda satış amacıyla kesildi. Bunun 12 bin hektarı dikilmiş orman, geri kalanı ise doğal ormanlardı.
8 yılda tarih yok edilmek istendi
Efrîn’in merkez ve ilçelerinde bulunan 59 arkeolojik alan ve höyük tahrip edildi. 28 Ezîdî ve Müslüman mezarlığı, hazine ve eser arayışı sırasında tahrip edildi, buldozerlerle yıkıldı ve yağmalandı.
10 Mart Anlaşması ve Efrîn
Türkiye ve ona bağlı çetelerin 2018 yılında Efrîn’e yönelik saldırılarını anımsatan Nayle Mehmûd, “Efrîn’de kalan halk saldırılar ve katliamlarla yüz yüze kaldı. Sonrasında Şehba ve Til Rifat’a göç eden halk, burada da sürekli saldırılarla karşı karşıya kaldı. Baas rejiminin yıkılmasından sonra halkta ciddi bir umut oluştu. Ancak gelinen süreçte Efrîn halkı ikinci bir göç dalgasını yaşamak zorunda kaldı. Geçici Şam Hükümeti 10 Mart Anlaşması’na uysa, Efrînliler kendi topraklarına geri dönecek” ifadelerini kullandı.
‘Şam Hükümeti’ne baskı yapılmalıdır’
Efrîn’den göçle birlikte halkın yaşadığı sorunları dile getiren Nayle Mehmûd, 8 yıl boyunca halkın sürekli yer değiştirmek zorunda bırakıldığını ve katliamlarla karşı karşıya kaldığını aktardı. Nayle Mehmûd, “Bu noktada halk, Efrîn’e dönmek için sürekli girişimlerde bulundu. Ancak saldırılar nedeniyle bu girişimler pek başarılı olmadı. Uluslararası insan hakları örgütlerinin adım atması gerekiyor. Efrînliler üzerinden uygulanan göç politikasının sona erdirilmesi ve halkın güvenliğinin sağlanması için geçici Şam Hükümeti’ne baskı yapılmalıdır” diye konuştu.








