Halkların Karavanı’ndan gençler: Rojava’daki değerleri savunmak sorumluluğumuz 2026-01-31 09:06:40   Melike Aydın   İSTANBUL - Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yola çıkan Halkların Karavanı’ndaki gençler, “Rojava nasıl özsavunmadaysa biz de savunmadayız. Devletler susuyor ama halklar ayakta. Kendi devletlerimiz üzerinde baskı kuracağız” mesajı verdi.   Rojava Devrimi ile dayanışmak amacıyla dünyanın farklı yerlerinden devrimcilerin oluşturduğu People’s Caravan (Halkların Karavanı) içerisinde yer alan  Karo Sommer ve Maya Zebst değerlendirmelerde bulundu.   ‘Rojava modelini değerli buluyoruz’     Almanya’da gençlik örgütleri içinde yer alan Karo Sommer, Halkların Karavanı’na özellikle kadın özgürlük mücadelesi veren Rojava’ya yönelik saldırılar nedeniyle katıldığını dile getirdi. Toplumun ve özellikle de gençliğin baz alınması gerektiğini söyleyen Karo Sommer, “Gençlik toplumdan ayrı değil. Hatta gençlik topluma öncü olmalı, organize etmeli.  Biz toplumsal hareket etmeyi mücadeleden öğrendik. Bu konulara gençliğin dikkatini çekmeye çalışıyoruz ve Rojava modelini çok değerli görüyoruz. Toplumsal bir hareket ve gençlik de rol alıyor. Aynı zamanda kadınlar öncü. Rojava’daki toplumsallık ne kadar kırılmak istense de oradaki halk bu değerleri savunuyor ve her zaman toplumsal hareket ediyor. Biz Almanya’da da örnek alabiliriz” şeklinde konuştu.   ‘Faaliyetler Halkların Karavanı’ndan ibaret değil’   Karavan ile yoldayken her zaman aileleriyle iletişim halinde oldukları gibi her anı da sosyal medyadan paylaştıklarına değinen Karo Sommer, bu süreci sadece karavandan ibaret olarak ele almadıklarını kaydetti. Karo Sommer, “Bunu daha geniş ele alıyoruz, herkes buna dahil. Rojava’ya yönelik tecrübeler tartışmalar bizi de etkiliyor. Döndüğümüzde, buradan edindiğimiz tecrübeleri de uzun vadeli aktarmak istiyoruz. Buraya gelip gitmekle bitmeyecek. Bu süreç hepimize ait bir süreç, biz de parçasıyız. Almanya’da partilerle ilişki içindeyiz” dedi.   ‘Demokrasi için baskı kuracağız’   Almanya’da da demokratik hakların giderek azalddedia ve her kesimden gençlerin askere çağrıldığına dikkat çeken Karo Sommer, “Toplum olarak ayaklanmamız gerekiyor. Partiler ülke dışında demokrasiyi savunduğunu söylüyor ancak iç politikada böyle değiller. Onları baskı altında tutmak istiyoruz. Çünkü dışarıya söyledikleri demokrasi söylemini yerine getirmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Devletler susuyor halk ayakta’   Almanya’da ekoloji mücadelesi yürüten Maya Zebst de Rojava’ya saldırı sürecinde Halkların Karavanı’na katıldıklarını ve Rojava’yı öncü olarak aldıklarını belirtti. Rojava’da bütün insanlık değerlerinin aynı anda savunulduğunu ve bu değerlerin içselleştirildiğini vurgulayan Maya Zebst, “Buraya kısa vadeli gelsek de döndüğümüzde uzun vadeli olarak herkesi buna dâhil etmek istiyoruz. Bu süreç zaten bizim de birlikte olduğumuz bir süreç. 2014-15’te yaşanan sürece göre devletler daha çok susuyor. Ama biz halkların daha fazla ayakta olduğunu görüyoruz” dedi.   ‘Rojava nasıl özsavunmadysa biz de savunmadayız’   Maya Zebst, yürüyüş ve protestoların devletler üzerinde daha fazla baskı yapabildiğini kaydederken, partiler ve sivil toplum kuruluşlarının da etkinliklere dahil olduğunu ekledi. Böylece toplumun daha çok ayağa kalktığını belirten Maya Zebst, “Kurumlar devletlere çağrı yapıyor. Rojava’daki devrim saldırı altında. Onların ne kadar sorumlu olduğunu biliyoruz. Toplumu ayaklandırmak önemli. Rojava nasıl özsavunmada ise biz de aynı şekilde savunmadayız” mesajını verdi.   ‘Karavan devlet üzerinde baskı kuracak’   Halkların Karavanı’nın sadece dayanışma için değil bir sorumluluk için yola çıktığını dile getiren Maya Zebst, “Biz enternasyonaller olarak Rojava’daki değerleri savunmakta kendimizi de sorumlu görüyoruz. Halkların Karavanı devletler üzerinde baskı yapacaktır. Katılanların çoğu Avrupa vatandaşı. Biz kendi devletimizi baskı altına alabiliriz. Bunu daha çok gündemimize koyacağız” dedi.