'Nuriye sürekli 'zorla müdahale' tehdidi altında'
- 15:07 7 Ekim 2017
- Güncel
ANKARA- Açlık grevindeki Nuriye Gülmen'i ziyaret eden ATO üyesi doktor Benan Koyuncu, Nuriye'nin sürekli zorla müdahale tehdidi altında olduğuna dikkat çekti.
Ankara Tabip Odası (ATO), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden edilen ve işlerine iade edilme talebiyle başlattıkları açlık grevinin 213'ncü gününde olan akademisyen Nuriye Gülmen'in sağlık durumuna ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Benan Koyuncu ve Onur Naci Karahancı katıldı.
Açıklamayı, 5 Ekim tarihinde Numune Hastanesi yoğun bakım servisinde açlık grevini sürdüren Nuriye Gülmen'i muayene eden ATO Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Benan Koyuncu yaptı. Benan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin "Kendi doktorları tarafından muayene edilebilir" kararı doğrultusunda Sağlık Bakanlığı ve Cezaevleri Tevfikevi Genel Müdürlüğünden aldıkları olumlu yanıt sonucu Nuriye'yi ziyaret ettiğini belirtti.
'Kolluk kuvvetleri odadan çıkmamak için direttiler'
Nuriye'nin bulunduğu yoğun bakım servisinde iki jandarma ile bir cezaevi infaz memurunun bulunduğunu belirten Benan, "Nuriye Gülmen'in kaldığı yer, yoğun bakımdaki diğer hastalardan izole, içinde tıbbı cihazların ve tedavi arabasının olduğu bir odaydı. Gittiğim esnada Nuriye kitap okuyordu. Öyküsün almaya başladığımda kolluk görevleri yanında olmak için direttiler. Bunun hasta hakların aykırı olduğunu söyledim. Savcılığın talimatı ile dışarıya çıktılar" dedi.
'Sürekli zorla müdahale tehdidi altında'
Nuriye'nin öncelikle bulunduğu ortam koşullarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiğini aktaran Benan, en büyük sorunun tuvalet sorunu olduğunu ve Nuriye'nin ayağa kalkmasına izin verilmediğini aktardı. Benan, tuvalet anlarında da askerlerin içerden çıkmadığının altını çizerek, Nuriye'nin bu durumu onur kırıcı bir uygulama olarak nitelendirdiğini söyledi. Nuriye'nin uyuyamadığına dikkat çeken Benan, "Temiz kıyafet elde etme de sıkıntılar yaşanıyor. Bizim açlık grevindekilere önerimiz günlük çamaşırlarının değişmesi gerekiyor ama maalesef bu yapılmıyor. 'Başımda sürekli bir kolluk kuvveti var kendimi burada daha sıkışmış hissediyorum' dedi. Böyle bir tesisatın içinde olduğu için şu kaygıyı yaşıyor sürekli: Daha tedirgin ve sürekli zorla müdahale tehdidi altında hissediyor kendini" ifadelerini kullandı.
Benan, son ziyaretinde Nuriye'ye, "açlık grevini sonlandıracak mısın" diye sorduğunu, Nuriye'nin ise "bırakmayacağım" dediğini belirterek, ziyaret sonrası tespitlerini aktardı. Nuriye'nin son sağlık durumu şu şekilde:
* Kaldığı koşullarda hiç hareket etmiyor. Daha önceden refakatçisi tarafından yapılan eklem hareketleri şuan yapılmamaktadır. O yüzden eklemlerde kontraktür denilen hareket kısıtlılığı var. Yatak yaraları oluşabilir. Kaldı ki fizik muayenesinde bası yarası dediğimiz durumun ilk bulguları oluşmaya başlamış.
*Tuvalet yapamaması, banyo yapamaması hem kişisel haklarına saldırı hem de sağlık açısından olumsuz sonuçlar oluşturuyor.
*İçerde sürekli güvenlik güçlerinin olması hasta mahremiyetinin bir ihlalidir. Bu durum enfeksiyon riskinin artmasına neden oluyor.
* Açlık grevindeki bir kişi aldığı su, şeker, bitki çayı, B1 vitamini, tuz miktarı ve bunların hazırlanmasına başka bir kişinin yardım etmesi gerekmektedir. Bu koşullar içerisinde bu mümkün olmamaktadır.
*Nuriye Gülmen'in yoğun bakıma kaldırılması için tıbbi gerekçeler nelerdir? Bu koşulları yaratanlar cezaevinde kalan bir kişinin cezaevi koşullarını arar durumda olunduğunun farkındalar mı?
Benan, son olarak Numune Hastanesinin hekimlerinin Sağlık Bakanlığına "bilinci kapanırsa ne yapalım" şeklindeki sorusuna karşılık, bakanlığın verdiği cevabın, zorla müdahaleye imkan veren "5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 82. Maddesinin hükmedilmesi" gösterdiğini belirtti.







