‘Rojavalı kadınlar özgür kadın kimliği ile örnek ve umut oldu’

  • 09:01 7 Şubat 2026
  • Güncel
Şehriban Aslan
 
AMED - Rojava’ya yönelik saldırılarda kadınların neden hedef alındığına değinen Zeynep Sipçik, “Ortadoğu ve tüm dünya içinde özgür kadın kimliği ile örnek ve umut oldu” dedi.
 
6 Ocak’ta Halep’te başlayan saldırılar ardından Rojava’ya yöneldi. Bu saldırılarla hem Kürtlere soykırım yapılmak istendi, hem de özellikle kadın devrimi olarak nitelendirilen kazanımlar ortadan kaldırılmak istendi. Fakat Kürdistan’ın ve dünyanın dört bir yanında Kürtler ayaklanarak büyük bir direniş örneği sergiledi. Bu direniş ruhu Kürtleri bir araya getirerek ulusal birlik ruhunu ortaya çıkardı. Her geçen gün büyüyen direnişin ardından 30 Ocak’ta DSG ve HTŞ arasında entegrasyon ve anlaşma imzalandı.
 
Rosa Kadın Derneği Başkanı Zeynep Sipçik hem sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Farklı kılan kadın özgür kadın kimliğidir’
 
Rojava’ya yönelik saldırıların topyekun bir şekilde Kürt halkına ve direniş kimliğine yönelik bir saldırı olduğunu söyleyen Zeynep Sipçik, “Emperyalist güçler kölelik kimliğini mazlum halklar üzerinde yaratmak istiyor. Bu kölelik kimliği reddedildiği için saldırılar yapılıyor. Ama bizlerin bu hakikati de ortaya koymamız gerekiyor; Rojava’da özel olarak yapılanlar Ortadoğu’da ve aynı zamanda dünyada mevcut durumda Rojava’yı farklı bir şekilde öne çıkaran şey kadın kimliği ve özgür kadın kimliğidir. Son 10 yılda örnek bir sistem ortaya çıktı. Bu sistemi örnek yapan şey ise Rojava’daki yönetimlerde, Rojava’daki kurum ve kuruluşlar, meclisler ve temsiliyetlerinde özgür kadın kimliği öne çıktı. Rojava’yı örnek ve özel kılan şey de budur. Eskiden ve özelde son 50 yılda Ortadoğu’da kaos ve kriz hiçbir zaman bitmedi. Bu kaos ve kriz de Ortadoğu’da halklar arasında çıkan sorunlar değil, özellikle emperyalist güçler ve dışardan müdahalelerle bu kriz ortaya çıkıyor” dedi.
 
‘Tüm kadınlarda umut yeşertildi’
 
Ortadoğu’da her zaman savaş, kriz ve katliamların olduğuna vurgu yapan Zeynep Sipçik, özellikle de kadınların hedef alındığını kaydetti. Zeynep Sipçik, “Son yıllarda Ortadoğu’yu karanlığa boğmak istiyorlar. Ortadoğu şahsında Ortadoğulu kadınlara bu karanlık dayatılıyor. Bu karanlık içerisinde 10-12 yıldır özgür kadın siteminin Rojava’da inşa edilmesi bir ışık, bir kıvılcım oldu. Ortadoğu’yu karanlık bir çöle dönüştürmek isteyen egemen güçlere karşı, Rojava bir yaşamın umudunu yeşertti. Bu da kadın öncülüğünde gerçekleşti. Bu da sadece Rojava ile sınırlı kalmıyor. Bu kimlik, bu umut, bu aydınlık Ortadoğu içinde ve tüm dünya içinde özgür kadın kimliği ile örnek ve umut oldu. Ortadoğu gibi bir yerde kadına yönelik düşmanlık ve farklı halklara yönelik düşmanlık olan bir yerde umut oluyorsa bize de umut oluyor. Bu da bir felsefe oluyor. Bundan kaynaklı da Rojava’da gerçekleşen saldırılar ilk olarak Kürt halkının kimliğine ve varlığına yönelik bir saldırıdır ve hiç kimse bunu inkâr edemez. Bu saldırı aynı zamanda kadın kimliğine yönelik de yapılmıştır” şeklinde konuştu.
 
‘Kadınları umutsuz bırakmak istediler’
 
Kürt kadınının tarihte farklı bir yer aldığına dikkat çeken Zeynep Sipçik, “Yaşamın inşasında en önde yer alan kadınlardır. Rojava’daki sistemde de kadınlar bir kez daha öncülük etti. Bu nedenle Ortadoğu’da Rojava gibi bir yerin ön plana çıkmasını istemiyorlar. Orada büyük bir katliam gerçekleştirmek istediler. Bu katliamı Şexmeqsûd ve Eşrefiyê de yürürlüğe koydular. Bu saldırılar yine en çok kadınlara yönelik yapıldı. Orada kadın bedeni binalardan atıldı ve büyük bir vahşet ortaya çıktı. Aynı zamanda genç kadınlar kaçırıldı ve görüntüleri paylaşılarak ‘bunları götürüp hediye edeceğiz’ ganimet gibi bir yaklaşım ortaya çıktı. Böylesi yaklaşımlar, cins ve psikolojik saldırılar ortaya çıktı. Kadınların örgülü saçları kesildi ve katledildi. İnsanlık dışı saldırılar gerçekleşti. Uluslararası hukuk çerçevesi kapsamından bakıldığında da insanlık suçu yapıldı. Bunların çok iyi görülmesi gerekiyor. Kadına yönelik vahşet bir şekilde saldırılar gerçekleştirilerek kadınları umutsuz bırakmak istediler” sözlerine yer verdi.  
 
‘Ulusal birlik ruhu sayesinde bu sonuç çıktı’
 
Birçok kadın kurumu ve enternasyonalistlerle ilişkilendiklerini ifade eden Zeynep Sipçik şu ifadelere yer verdi: “Bu ilişkiler daha da güçlendi. Rojava’daki saldırılara karşı örgütlü bir tepki ortaya çıktı. Diplomasi de bu noktada devreye girdi. Rosa Kadın Derneği, Star Kadın Derneği, Kadın Zamanı Derneği ve Mimoza Kadın Derneği olarak birçok yere mektup gönderdik. Ülkedeki birçok kurum, kuruluşa ve yurtdışındaki kurumlara da gönderdik. Olumlu dönüşler de sağlandı. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnsiyatifi ile de ilişkimiz vardı ve birlikte Pirsûs sınıra gittik. Böylesi birçok çalışma vardı ve etkileri de oldu. Kadınlar gücünü örgütlediğinde hiçbir kirli zihniyet ayakta duramaz. Bugün Rojava’daki saldırılar biraz da olsa durmuşsa bu koalisyon ve Suriye geçici hükümetinin insafından kaynaklı değil. Bu kadın ve halkların birliği sayesinde oldu. Kürt ulusal birliği sayesinde bu sonuç ortaya çıktı. Birçok kurum ve kuruluşlar ne kadar birlikte olursa, ortaya çıkarılmak istenen şey de en sonunda yeniliyor. Bu süreçte ortaya çıkan en önemli mesajda buydu.”