Ekoloji ve kadın örgütlerinden Rojava için açıklama
- 17:53 21 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - İzmir’de ekoloji ve kadın örgütleri, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli grupların Rojava’ya yönelik saldırılarının çatışma riskini büyüttüğünü belirterek ekolojik yaşamın, kadın özgürlüğünün ve demokratik toplumun savunulması çağrısı yaptı.
Rojava’ya dönük saldırıların yürütülen süreci sakatlayacağını belirten ekoloji ve kadın örgütleri, Rojava’daki ekolojik yaşamı, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplumu savunduklarını vurguladı.
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına ilişkin ekoloji ve kadın örgütleri yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, ekolojik yaşamın, kadın özgürlüğünün ve demokratik toplumun savunulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Rojava’dan sahaya yansıyan haberler, Şam ile yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalmasıyla birlikte çatışma riskinin büyüdüğünü; Kürt kentleri ve yerleşimlerine dönük baskı ve saldırıların derinleştiğini gösteriyor. Bu tablo yalnızca bir ‘güvenlik gündemi’ değildir. Çünkü saldırıların yoğunlaştığı koşullarda, IŞİD tutuklularının bulunduğu hapishaneler ile al-Hol gibi kamplar etrafında ciddi bir boşalma ve kaçış riski ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeler, dünyanın IŞİD barbarlığına karşı verdiği mücadelenin en ağır bedellerinin ödendiği coğrafyalardan biri olan Rojava’nın istikrarının neden hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.”
Türkiye’nin Suriye’de üstlendiği rolün hem bölgede çatışma dinamiklerini beslediği hem de Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum arayışını zora soktuğu ifade edilen açıklamada, büyüyen savaş dilinin demokratik siyasetin nefesini daraltacağı ve toplumsal barış ihtimalini zayıflatacağı vurgulandı.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Kadınların öncülüğünde kurulan, doğayla uyumlu ve kolektif yaşamı esas alan örnekler, Rojava’nın hayatı yeniden kurarak direndiğinin somut göstergeleridir. Bu deneyim, savaşın ortasında bile toprağın, suyun, müştereklerin ve kadınların öz örgütlülüğünün nasıl savunulabileceğine dair güçlü bir politik-etik iddiadır. Ekoloji hareketi açısından mesele daha da açıktır. İklim krizi çağında savaş ve işgal dalgaları yalnızca insanları yerinden etmez; ekosistemleri parçalar, suyu ve toprağı silaha çevirir, tüm türlerin yaşamını hedef haline getirir. Rojava’ya dönük saldırılar, bu nedenle yalnızca bölgesel bir çatışma değil; ekolojik yıkımın ve otoriter güvenlik rejimlerinin aynı anda genişlediği bir eşiğe işaret etmektedir.”
‘Sivillerin güvenliği sağlanmalı’
Açıklamada, Rojava’da sivillerin, kadınların, çocukların ve yerinden edilenlerin güvenliğinin sağlanması çağrısı yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“HTŞ’nin iktidara gelmesinden bu yana Dürziler, Hristiyanlar, Aleviler ve Sünni İslam dışındaki tüm kesimlere yönelik katliamlar ve zorla yerinden etmeler sürmektedir. Bunlara derhal son verilmelidir. Tüm Suriye’de ateşkesin kalıcı hale gelmesi, siyasi müzakere zeminlerinin yeniden kurulması, etnik ve dinsel grupların yaşam hakkı başta olmak üzere haklarının tanınması ve uluslararası insancıl hukuka uyulması gereklidir. Rojava’nın kazanımları, dünyanın herhangi bir yerindeki özgürlük ve ekoloji mücadelesinden ayrı değildir. Bugün Rojava’nın sesi kısılırsa, yalnızca bir coğrafya değil; kadınların özgür yaşam iddiası, demokratik toplum fikri ve ekolojik ortak yaşamın mümkünlüğü de hedef alınmış olur.”
İmzacı kurumlar
Doğayla Barış Çalışma Grubu, Ekoloji Birliği, Türkiye Çevre Platformu, İklim Adaleti Koalisyonu, Adaların Atları Platformu, Adana Ekoloji Platformu, Avrupa Devrimci Demokrat Komün İnisiyatifi, Bakırköy Kent Savunması, Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi, Burhaniye Çevre Platformu, Bursa Su Kolektifi, Datça Kadın Platformu, DEM Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu, Demokrat Çerkes Kongresi Girişimi, Doğanın Çocukları, Ekoloji Politik, Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası, HDK Ekoloji Meclisi, İnsan Hakları Derneği Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu, İstanbul 12. Trans Onur Haftası, Jineps Gazetesi, Kadın Hafıza ve Dayanışma İnisiyatifi, Kadın Savunma Ağı, Kadının İnsan Hakları Derneği, Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi, Kayy-Der, Kazma Bırak Kampanyası, KESK Haber-Sen, Kuşadası Çevre Platformu, Kuşadası Kadın Platformu, Kuşadası Kent Dayanışması, Malatya Çevre Platformu, Meşe Derneği, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Muğla Çevre Platformu, Özgür Baretliler, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ekoloji Komisyonu, Polen Ekoloji Kolektifi, Sağlamcılığa Karşı Kadın Hareketi Derneği, Samandağ Ekoloji Platformu, Sosyal Adalet Hareketi (SAHİ), Süphan Dağcılık, Çevre ve Ekoloji Derneği, SYKP Ekoloji Meclisi, Tarım Orkam-Sen, Validebağ Savunması, Van Çevre Derneği, Yeşil Sol Parti Ekoloji Meclisi, Zilan Ekoloji Platformu ve 78’liler Hareketi.







