’Bu süreçte mücadelemizi daha da büyütmemiz gerekiyor'

  • 17:43 10 Ocak 2026
  • Güncel
RIHA -  “Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Kentte demokrasi ve toplumsal barış” şiarıyla gerçekleşen çalıştayda konuşan TJA'lı Şadiye Manap, "Bu süreçte mücadelemizi daha da büyütmemiz gerekiyor" çağrısında bulundu
 
Riha’da Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, “Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Kentte demokrasi ve toplumsal barış” şiarıyla gerçekleşen çalıştay, 4’üncü oturumuyla devam etti. Riha Barosu Tahir Elçi Konferans Salonun’da gerçekleştirilen üçüncü oturumda, “Toplumsal dönüşümün özneleri: Kadınlar, işçiler ve mülteciler” konusu işlendi. ÖHD Riha Şube üyesi Melis Can Güneş moderatörlüğünde başlayan son oturuma, Tevgera Jinên Azad'lı (TJA) Şadiye Manap, Prof. Dr. Sedat Benek ve Prof. Dr. Mahmut Kaya panelist olarak katıldı. 
 
‘Örgütlülüğün arttırılması gerekiyor’
 
İlk olarak konuşan Şadiye Manap, “Egemenlerin kendi çıkarları için halkların birbirine düşürüldüğü ve toplumların karıştırıldığı bu süreçte mücadelemizi daha da büyütmemiz gerekiyor. Tarih boyunca kendi kendimizi yönetmekten uzaklaştırıldık. Oysa kendi kendini yönetemeyen toplumlar savunmasızdır. Temel haklarını talep etmek ve bunda ısrar etmek çok önemlidir. Bunun için örgütlülüğün artırılması gerekiyor” dedi. 
 
Artan mevsimlik tarım işçisi sorunu
 
Türkiye’de topraksız köylüyü topraklandırmak için 9 kanun çıktığını hatırlatan Sedat Benek, “Urfa’da bir buçuk milyon dekar köylüye dağıtılıyor. Daha sonra bu karar iptal ediliyor ve köylüye verilen topraklar geri alınıyor. Bundan dolayı kırdan kente göç başlıyor. Daha sonra siyasi nedenlerle kente göçler yaşanıyor. Urfa’ta tüm kuramları alt üst eden bir kentleşme başlıyor. Kentin çeperinde hala çok ciddi anlamda mevsimlik işçisi var. Yıllık 300-400 bin mevsimlik tarım işçisi yıllık 57 kentte dağılıyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘Urfa Ortadoğu'nun resmidir'
 
Riha’nın bir göç şehri olduğunu belirten Mahmut Kaya ise “Hem tarihsel olarak yani ta başından beri bir kavşaktır. Zaten Urfa'nın isim köküne de baktığınızda kavşak anlamı çıkıyor. Kürtçedeki ‘Rê’ dediğimiz isim de oradan geliyor. Yol geçen nokta gibi düşünebilirsiniz. Bugün de mesela yine o küçük bir Ortadoğu'yu andıran şekilde etnik olarak, mezhepsel olarak, yaşanmışlıklar ve dinsel olarak çok mozaik olan bir şehirdir” diye konuştu. 
 
Çalıştayın ilk günü soru-cevap bölümüyle son buldu. Yarınki oturumlarda Kürt siyasetçi Gülten Kışanak, Esenyurt Belediyesi Başkanı Ahmet Özer ve birçok akademisyen yer alacak.