Suriye'deki saldırılar protesto edildi: Kobanê direnişi hatırlatıldı
- 14:04 8 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - DEKUP, öncülüğünde birçok kentte sokağa çıkan halklar, Suriye'deki saldırıları protesto etti. Yapılan açıklamada, saldırıların bölge ve Türkiye'yi olumsuz etkileyeceği belirtilerek, Kobanê direnişi hatırlatıldı.
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP), öncülüğünde birçok kentte Suriye Geçiş Hükümeti'nin Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılar protesto edildi.
Tüm kentlerde ortak hazırlanan metin Kürtçe ve Türkçe okundu.
Şirnex
Şirnex’in Cizîr ilçesine bağlı Yafes Mahallesi’nde gençler, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların Halep’in Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri ile Süryanilerin yaşadığı Benî Zêd Mahallesi’ne yönelik saldırılarını protesto etti.
“Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz” pankartı taşıyan gençler, “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava rûmeta meyê” ve “Rojava Rojhilata Kurdistan yek welat e” sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Yürüyüşe polis saldırdı.
Demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin de yer aldığı kitleye saldıran polisler, 3 genci işkence ederek gözaltına aldı. Polis ayrıca Özgür Basın çalışanlarının görüntü almasını engelledi, basın emekçilerini hedef alarak saldırdı.Basın çalışanlarına sirkaflı küfürler eden polisler, gazetecileri gözaltına almakla tehdit etti. Kitle, polis saldırısına “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla karşılık verdi. Engellemelere rağmen gençler yürüyüşlerini sokak aralarında sürdürdü.
Basın metnini DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal okudu.
DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, saldırıların sürdüğü mahallelerin uzun süredir abluka altında olduğunu belirterek, "Halklar bugüne kadar direndi ve baş eğmedi. Bu direnişin dünyada örneği yok. Halep'te sadece iki mahalleye saldırı yok, Suriye'nin geleceğine bir saldırı söz konusu. Kürtlerin kanı, statüsü üzerine kimse kirli pazarlıklara girmesin. Saldırılar bir an önce son bulmalı. Cizîr'den Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd halkının direnişini selamlıyoruz" dedi.
Adana
Adana'da İnönü Parkı'nda açıklama yapıldı. Açıklamayı yapan DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Rojava'nın teslim alınamayacağını belirterek uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya ve Kürt halkıyla dayanışmayı büyütmeye çağırdı. Saldırıların insanlık suçu olduğunu ifade eden Aydemir, sivillere dönük saldırıların derhal durdurulmasını istedi.
Açıklamadan sonra, kitle parktan DEM Parti Adana İl Örgütü'ne sloganlarla yürüdü.
Wan
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde, Halep’in Eşrefiyê, Şêxmeqsûd ve Benî Zêd mahallelerine yönelik, üç gündür Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı gruplar tarafından yapılan saldırılara dair eylem gerçekleştirildi. Wan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) önünde bir araya gelen kitle Kent Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirerek basın açıklaması düzenledi.
Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte sık sık “Bîjî berxwedana Rojava”, “Kürt halkı uyuma Rojava’ya sahip çık”, “Bîjî berxwedana Şêxmeqsûd”, “Katil HTŞ", “Bîjî bîjî Rojava dîsa dîsa serhildan” sloganları atıldı.
Yürüyüşte “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” ve “Parastina Rojava parastina nirxên mirovahiyê ye” yazılı pankartlar açıldı.
Basın metninin Kürtçesini DBP Wan İl Eşbaşkanı Cemal Demir, Türkçesini ise Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Eşbaşkan’ı Hanım Kaya okudu.
Basın açıklamasının ardından kitle Kent Meydanı’nda oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminin ardından eylem sloganlarla son buldu.
Mûş
Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları protesto etmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. DEM Parti Mûş İl binası önünde bir araya gelen kitle, açıklamanın yapılacağı Kobanê Meydanı’na doğru “Bijî berxwedana Rojava” sloganları ve alkışlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Meydanda bir araya gelen kitle, Kürtçe ve Türkçe “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz!” yazılı pankart açtı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklama metnini, DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş okudu.
Açıklama, “Kürt halkı uyuma Rojava’ya sahip çık” sloganları ve alkışlarla son buldu.
Kop
Halep’te Kürt mahallelerine dönük saldırılar Kop (Bulanık) ilçesinde de yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Açıklamaya ilçede bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcileri katıldı. DEM Parti Kop İlçe Binası önünde yapılan açıklamada basın metnini, DEM Parti Kop İlçe Eşbaşkanı Abdülbaki Yiğit okudu.
Erzirom
Erzirom Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı paramiliter grupların Halep’in Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine dönük saldırılarına tepki göstermek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamada Türkçe ve Kürtçe “Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahîye ye” yazılı pankart açıldı. Basın metnini DBP Erzirom İl Eşbaşkanı Ramazan Karakaş okudu.
Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.
Bedlîs
Bedlîs Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları kınamak amacıyla Tetwan (Tatvan) Filistin Parkı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada basın metnini DEM Parti Bedlîs İl yöneticisi Hasan Osmanoğlu okudu.
Açıklama, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları ve alkışlarla sona erdi.
Agirî
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde saldırıları protesto etmek amacıyla Agirî merkezde bulunan Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Tevgera Jinên Azad (TJA) ve çok sayıda kişi katıldı. Kitle, “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdi.
“Rojava direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz” pankartının açıldığı yürüyüşte basın metnini DBP Agirî Eşbaşkanı Şilan Turğa okudu.
Riha
Demokratik Kurumlar Platformu, saldırılara karşı yürüyüş gerçekleştirdi. Riha’nın (Urfa) Pirsûs ilçesinde bulunan Kobanê yolu üzerinde yapılmak istenen yürüyüşe Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Barış Anneleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Yürüyüşte “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz”, “Xwedî derketina Rojava xwedî derketina mirovahîye ye” yazılı pankartlar açılırken, katılımcılar “Rojava xeta me ya sorê”, “Barût bû atom bû, atomê re ne lîstin e”, “Hayalî sömürgecilik burada meftundur”, “Şoreş dest pê kir li Rojava, danê pey xwe bi hezaran, wê Kurdistan azad bibe bi pêşengiya ciwanan” yazılı dövizler taşıdı.
DEM Parti Pirsûs İlçe Binası önünde başlatılan yürüyüşe polis saldırdı. Halk, “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atarak direndi. Polis barikatlarını aşan kitle, saldırılara rağmen yürüyüşünü sürdürerek Pirsûs Meydanı’na ulaştı. Burada basın açıklaması gerçekleştirildi.
Açıklamanın Kürtçe metnini DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Nihat Altınbilek, Türkçe metnini ise TJA aktivisti Başak Sarıdal okudu.
Açıklama, sloganlar eşliğinde sona erdi.
Amed
Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı grupların Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik saldırıları yürüyüşle protesto etti. Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen platform bileşeni çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin yanı sıra binlerce kişi, Ofis Semti’nde bulunan AZC Plaza’ya yürüdü. Yürüyüşe Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Keskin Bayındır da katıldı.
“Suriye’nin geleceği halkların eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesidir”, “Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’deki Kürt halkıyla dayanışma zamanı” dövizleri ve “Xwedî derketina Rojava xwedî derketina mirovahiyê ye” pankartı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posteriyle yürüyen kitle, yürüyüş boyunca “Bijî berxwdana Rojava”, “Bijî berxedana Şêxmeqsûd”, “Jin, jiyan, azadî”, “Bijî Serok Apo”, “Amed uyuma Rojava’ya sahip çık” ve “Katil HTŞ, işbirlikçi İŞİD” sloganları attı. Kitle yürüyüş boyunca direniş şarkıları seslendirdi.
‘Düşmanca saldırıları kınıyoruz’
Alkış, zılgıt ve sloganlarla AZC Plaza önüne varan kitle, havai fişekler patlattı. Burada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Kürt halkı üzerindeki saldırıları kınadı. Kürt halkının, kadınların, çocukların, annelerin, sivillerin HTŞ çetesinin saldırısı altında olduğuna dikkat çeken Keskin Bayındır, “Yüzlerce yaralı, onlarca yaşamını yitiren insanlarımız var. Amed’de Kürdistan’da, düşmanca saldırıları kınıyoruz. Kürt halkı, Kürdistan halkı olarak, Türkiye ve Kürdistan’da bu saldırılara karşı ayaktayız. Başarıya kadar da direneceğiz. Bugün gençler, anneler direniyor. Bu başarının göstergesi. 3 gündür Kürtlerin üzerinde, Kürtlerin mahallerinin üzerinde tanklı toplu saldırı var ama Türkiye, dünya sessiz. İyi biliyoruz ki, bu saldırılar planlıdır, bu saldırıların temeli var, geçmişi var, hazırlığı var. 2013-15 sürecinde DAİŞ’e destek verenler, bugün HTŞ çetesine destek vermek istiyor. Kürdistan halkı nasıl Rojava'da DAİŞ’i yere vurdu, HTŞ’yi de yere vuracak” dedi.
‘Kürdistan halkının gönlü Rojava’yla’
Keskin Bayındır, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Rojava eğilmedi, Kürtler direnecek. Bu kirli politikalarınızdan vazgeçin. Suriye halklarının kaderi, Rojava’yla bağlı. Alevilerle bağlı. Halklar orada onurlu bir yaşam istiyor. Kürt halkı onursuz, köle yaşamı kabul etmedi, etmeyecek. Kürt halkı bugün bir mesajla bir araya geldi. Amed’de, diğer kentlerde binlerce kişi Rojava için ayakta. Bu mesajı iyi görün. Kürt halkı, Kürdistan halkının gönlü Rojava’yla. Rojava Kürt halkının göz bebeğidir. Her gün televizyon üzerine bizi tehdit edenler, ‘QSD 10 Mart anlaşmasına gelsin’ diyenler; niye HTŞ, Şam yönetimi 1 Nisan anlaşmasına gelmiyor? Niye çağrı yapmıyorsunuz, ‘Ey HTŞ 1 Nisan anlaşmasına gelin’ demiyorsunuz? Niye HTŞ’ye çağrı yapmıyorsunuz? Bu da bize bir şey gösteriyor; HTŞ’nin dostusunuz, kardeşisiniz. Ama Bugüne kadar bütün kardeşleriniz gitti, bunlarda gidecek” dedi.
Yürüyüş açıklamanın ardından alkışlarla son buldu.
"Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz" başlığı ile yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırılar açık ve tartışmasız bir insanlık suçudur. Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına çevrildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Saldırılar Suriye'nin geleceğine dinamittir
Saldırıların tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir.
Türkiye'yi olumsuz etkileyecek
Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Rojava’ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG’nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir.
Karanlık ürünün aklıdır
Ayrıca altını özellikle çiziyoruz: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür.
HTŞ'ye uyarı
IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır.
Değişim kaçınılmazdır
Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikardır. Bu ilişki ve diyaloğun Suriye’ye ve Suriye halklarına hiçbir gelecek sağlamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçlerinin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir. Zaten sorun; eskinin artık yürümediği, yenilenmenin, değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz olduğudur. Yeninin adı da özgürlüktür, eşitliktir ve demokrasidir.
Kobanê hatırlatması
Rojava’ya sahip çıkmak insanlığa sahip çıkmaktır.
Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim’in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır.
Dünyaya çağrı: Suça ortak olmayın
Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.
Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır."







