Hayvanseverler: Yasa teklifi geri çekilsin!

  • 09:06 11 Haziran 2024
  • Güncel
 
Nazlıcan Nujin Yıldız
 
İZMİR - AKP iktidarının “uyutma” adı altında hayvanları katletmeye çalıştığı yasa teklifine tepki gösteren hayvanseverler, yasa teklifinin geri çekilmesini isteyerek mücadele edeceklerini vurguladı. 
 
AKP tarafından hazırlanan ve Meclis’e sunulması beklenen “hayvan hakları” yasa teklifine dönük tepkiler sürüyor. Yasa teklifi kabul edilirse belediyeler barınaklarında bulunan sokak köpeklerinin fotoğraflarını çekecek ve kurulacak olan internet sitesine yükleyecek. Köpeklerin sahiplenilmesi için 30 günlük bir süre verilecek. Ancak bu süre içinde sahiplenilmeyen köpekler, uyutularak katledilecek. 
 
İzmir’deki kadınlar 5199 sayılı havanları koruma kanunu ve çıkarılmak istenen yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Hiçbir zaman devlet eliyle kısırlaştırma yapılmadı’
 
Hülya Güler, 5199 sayılı hayvan koruma kanununa uyulsaydı bugünleri yaşamayacaklarını belirterek yaşanan popülasyon sorunundan belediyelerin ve iktidarın sorumlu olduğunu dile getirdi. Hülya, “Bahsedildiği kadar büyük bir popülasyon değil. Kısırlaştırma yaptık, başarısız olduk diyorlar. Bu ülkede hiçbir zaman devlet eliyle ve kurumlar eliyle kısırlaştırma yapılmadı. STK’lar ve gönüllülerin yaptığı  varsa o yapıldı. Birkaç belediyenin de göstermelik yaptığı işler dışında belediyeler sadece toplayıp başka yerlere attılar. Olan hayvanlara oldu” dedi.
 
‘Hayvanları katletmek çözüm değil’
 
Barınak ve kısırlaştırmanın yapılmadığını ifade eden Hülya, bu durumlar karşısında gönüllülerin ve sivil toplum kuruluşlarının popülasyonun belli bir seviyede kalması için mücadele ettiğini söyledi. “Bu işin içerisinde artık devlet olmak zorunda” diyen Hülya, hayvanların katledilmesinin çözüm olmadığını vurgulayarak “Öldürmek çözüm olsaydı eğer zaten bu ülkede hayvanlar öldürülüyordu. Üretimi durdursunlar, özellikle köylerde ve kırsallarda. Bahis çetelerini, yasa dışı üretim çiftliklerini durdursunlar. Kısırlaştırma seferberliği başlatsınlar. Ben kendim gönüllü olarak kendi sokağımdaki hayvanları iki sene içerisinde kısırlaştırıp popülasyonu durdurduysam devlet bunu yapamaz mı?” diye sordu.
 
Katliam yasası
 
Yasa teklifinin katliam yasası olduğunu vurgulayan Seçil Öztürk ise bu yasa teklifinin daha önceden planlandığını belirtti. Birkaç münferit saldırı olaylarının bahane edilerek bu yasanın çıkarılmaya çalışıldığını kaydeden Seçil, erkek şiddetine dikkat çekerek “Bütün erkekleri toplayalım o zaman. Böyle bir şey olamaz yani bütün hayvanların saldırgan olduğu kabulünden yola çıkan böyle bir yasayı reddediyoruz. Hayvan saldırgan oluyorsa hayvana bir şey yapılmıştır insan tarafından. Şu an sokaktan bir köpek dostumu sahiplendim, yedi yıldır bakıyordum. Eğer bu yasa çıkarsa en azından herkesten sahiplenme adımı atmasını diliyorum” dedi.
 
‘Kaldırım arasındaki çiçeği ezer bu nefret’
 
Türkiye’de kökten gelen bir hayvan nefretinin olduğunu söyleyen Cansu Varol da doğanın, insanın ve hayvanın bütüncül olduğunu dile getirdi. İlk hedef alınanların masumlar ve hayvanlar olduğunu ifade eden Cansu, “Kaldırım arasındaki çiçeği ezer bu nefret. Ondan sonra hayvana yapar, çocuğa yapar, kadına yapar. İnsanlar menfaatini tetiklediyse eğer hayvanları bu zamanda düşünmeye başlayacak. Ben buna da çok üzülüyorum. Hayvanları seviyoruz deyip kendi menfaatimiz üzerinden hareket etmemiz de çok yanlış. Sadece hayvanı hayvan olduğu için sevmemiz gerekiyor. Onları bir yaşam hakları olduğu için sevmemiz gerekiyor. Hepimizden ayrı bir şey taşımıyorlar. Onlar da bizimle birlikte bir can taşıyorlar, bu kadar basit” şeklinde konuştu. 
 
Bütçe hayvanlara değil yandaşlara kullanıldı
 
Nuriye Özbilgi, 20 senedir sokak hayvanları için gönüllü olarak çalıştığını paylaşarak bu yasa teklifinin geri çekilmesi gerektiğini söyledi. Mücadele ederek daha da güçleneceklerini sözlerine ekleyen Nuriye, şu ifadelere yer verdi: “Yasa geri çekilmeli. Alacaklar, kısırlaştıracaklar ve aldıkları yere geri bırakacaklar. Belediyeler hayvanseverlere destek verecek, bunun tek çözümü bu. Belediyelerin aslında bir bütçe yasası vardır. Sokak hayvanlarına yüzde 30 bütçe ayrılır. Fakat şimdiye kadar hiçbir belediye bu bütçeye hayvanlara kullanmadan ya cami yaptılar ya da yandaşlarına verdiler.”
 
Katletmenin adını uyutma koymuşlar
 
“Uyutmaya hayır” diyen Fatoş Özgür de katletmenin adını uyutulma konulduğunu vurguladı. Fatoş, “Öldüren yasa değil yaşatan yasa istiyoruz. Aşılatılsın, mahallelerine bırakılsın, kısırlaştırılsın. O şekilde sahip çıkalım. Öldürmeye kesinlikle hayır diyoruz. Dayanışma yaşatır, birlikte mücadele edelim. Onlar sustukça canlarımız ölüyor, ölecek. O yüzden sesimizi çıkaralım” diye konuştu.
 
‘Böyle bir yasa mümkün olamaz’
 
Kentliler Dayanışma Derneği üyesi Çağlayan Alday da, yasanın yanlış bir yasa olduğunu söyleyerek “Böyle bir yasa mümkün olamaz” dedi. Hiçbir canlının katledilmemesi gerektiğini kaydeden Çağlayan şunları söyledi: “Biz buna karşıyız, susmayacağız da. Bu konuda hem insan hem de canlıların yanındayız. Kısırlaştırmada belediyelerin bu konuda zayıf olması barınaklarla ilgili ama devletin bunları görmeyip de canların katledilmesi yanlış. Bunların cezasını hayvanlar çekmemeli. En büyük yanlış burada. Biz yaşatmak için varız. Topluma sahip çıkmak düşüyor, sokak hayvanlarına sahip çıkacağız. Onlar sahipsiz değil, yaşam hakları var, yaşam alanları var. Bu dünya sadece biz insanlar için yaratılmadı.”
 
‘Oldu bittiye getirilmeye çalışıldığının farkındayız’
 
Emel Önal ise yaşam hakkının bir bütün olduğunu ve bütün canlıları kapsadığını söyleyerek ortada 5199 sayılı yasa varken bu yapılanların keyfi ve yasaya aykırı olduğuna dikkat çekti. Emel, hayvanları korumanın insani ve yasal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak “Nasıl bunun karşısında bir yasa önerisiyle gelebiliyorlar, anlamış değilim. Meclis’te hayvan hakları konusunda söz alan kadın milletvekillerinin iddiası şu; Meclis’teki komisyonların haberi bile yok. Yani oldu bittiye getirilmeye çalışıldığının farkındayız. Kesinlikle kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
Hayvanlar barınaklarda katlediliyor
 
Hayvanların sonuna kadar yanında olduklarını belirten Emel, “Sokakta olmalarına nasıl karşı olabildiklerini anlamıyorum. Evet sokaklar onların yaşam alanları değil ama barınaklar hiç değil. Orada korunmadıklarının tam tersine acımasızca katledildiklerini biliyoruz. Bu yüzden barınaklara karşıyız ve bunun arkasındaki rantları, ihaleleri de biliyoruz. Hepsinin farkındayız, sonuna kadar da karşısında olacağız” dedi.
 
‘İktidar kafasına göre yasa çıkarıyor’
 
Yasa teklifine karşı olduğunu ifade eden Adalet Yılmaz de iktidarın kafasına göre yasa çıkardığını dile getirdi. İktidarın kendisini korumak için yasa çıkardığını söyleyen Adalet, “Meclis’e verilen önerileri kabul etsinler. Hepsi AKP-MHP oylarıyla reddediliyor. Biz öneriler veriyoruz, onlar reddediyor. Biz buna da karşıyız. Cezaevleri dolu, sokakta hayvanlar öldürülüyor. Bakıyorsun köpekler depremde gelip insanları çıkarıyor. Biz ise onları zehirliyoruz. Aşı yapsınlar, korumaya alsınlar, kısırlaştırsınlar. Hayvanları öldürmesinler” şeklinde konuştu.