Beraat eden Musa Orhan’ın kararı önceden hazırlanmış 2026-10-28 09:02:01   Rozerin Gültekin    AMED - Fail Musa Orhan’ın beraat etmesine itiraz edeceklerini belirten dosya avukatı Nesrin Bilge, “Kolluğun taraf olduğu dosyalarda mahkemenin kolluğa itibar ettiği görülüyor. Duruşmanın görüldüğü gün aynı zamanda mahkemenin kararı UYAP'a eklendi bu da mahkemenin kararının hazır olduğunu bize göstermiş oldu” dedi.   Êlih’te (Batman), İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyen eski uzman çavuş fail Musa Orhan, 22 Ekim’de Batman 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde “intihara yönlendirme” suçundan yargılandığı davada beraat etti. Mahkeme, İpek Er’in beyanları ve mektubuna rağmen, fail Musa Orhan’ın intihara azmettirdiğine, teşvik ettiğine ya da intihar kararını kuvvetlendirdiğine ilişkin “şüpheden uzak somut delil bulunmadığını” belirtti.    Dosya avukatı Nesrin Bilge, karara dair değerlendirmelerde bulundu.   Mahkemeden ‘cebir ve tehdit olmadığı’ kararı   Fail Musa Orhan’ın “nitelikli cinsel saldırı” suçundan yargılandığı dosyadan ceza aldığını ve şu anda dosyanın Yargıtay’da olduğunu belirten Nesrin Bilge, failin “intihara yönlendirme” suçundan beraat kararı verilmesini değerlendirdi. Nesrin Bilge, "Mütalaada savcılığın TCK 84/2 maddesinden (intihara yönlendirme suçundan) 4 ile 6 yıl arası hapis istemi olmuştu ama yargılama sonucunda beraat kararı verildi. Mahkeme gerekçeli kararda, cebir ve tehdit olmadığından, katılanlar ve tanıkların buna dair bir beyanı bulunmadığından kaynaklı intihara yönlendirildiğinin ispatlanamadığı şeklinde yorum yapmış. Bir kişiyi bir suçun mağduru ederek de intihara yönlendirebilir ve bu suçu işleyebilirsiniz; bunu İpek Er dosyasında görmekteyiz. İpek Er’in bırakmış olduğu mektupta, Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadede ve tanıkların beyanlarında aslında kendisine yönelik tehditlerin olduğunu görmekteyiz. Bunları görmezden gelip ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereği beraat kararı verilmesi hukukun garabetidir” diyerek cezasızlık politikasına karşı yaşam hakkı ve temel haklara ilişkin kanunların eksiksiz uygulanması gerektiğinin altını çizdi.   Karara itiraz edilecek   İpek Er dosyasındaki hukuksuzlukları değerlendiren Nesrin Bilge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Taraf ve delil durumlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken, verilen karar itibarıyla mahkemenin tutumunun tek taraflı olduğu aşikardır. Sonuçtan sadece bir kişinin faydalandırıldığı görüldü. Bütün deliller ortada olmasına rağmen beraat ettirilmesi, hukuken sanığın kayrılması ve tek taraflı davranılması anlamına geliyor. Haksızlığa uğrayanın hakkını alamadığı bir sonuçla karşı karşıya geldik. Kolluğun taraf olduğu dosyalarda mahkemenin kolluğa itibar ettiği görülüyor. Bu kararlar, adaletin gerçek anlamda sağlanmadığını ve kamuoyunda adalet anlayışının zayıflamasına sebebiyet verdiğini gösteriyor. Karara karşı iki hafta süre içerisinde itirazımızı Diyarbakır Bölge Mahkemesi’ne yapacağız. Duruşmanın görüldüğü gün aynı zamanda mahkemenin kararı UYAP'a eklendi bu da mahkemenin kararının hazır olduğunu bize göstermiş oldu” dedi.   ‘Tehdit ve cebir olmadığı dayanağı yersizdir’   Son olarak Nesrin Bilge şu ifadeleri dile getirdi: "Olayın diğer tarafının kolluk gücü olması bile vatandaşın mağdur olduğu dosyalarda onların nezdinde cebir ve tehdit unsuru oluşturabilir. Bu sebepten kaynaklı 'tehdit ve cebir olmadığı' dayanağı yersizdir."