Yayla kültüründen Trakya sofrasına kadın emeği 2026-09-17 09:02:23   Elfazi Toral   TEKİRDAĞ- Kadınlar, Trakya bölgesinde yoğun ilgi gören doğal tandır ekmeğiyle hem geçim mücadelesi veriyor hem de kadının üretimdeki gücünü gözler önüne seriyor.   Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesine bağlı Kızılpınar Mahallesi’nde bir araya gelen kadınlar, yaylalardan Trakya’ya uzanan köklü bir kültürel mirası yaşatırken, derinleşen ekonomik krize karşı da omuz omuza bir üretim mücadelesi veriyor. Geleneksel yöntemlerle, hiçbir katkı maddesi kullanmadan ürettikleri doğal tandır ekmeği, lavaş ve taptape ile bölge halkının yoğun ilgisini çeken kadınlar, artan un, maya ve odun maliyetlerine rağmen her gün şafak vakti yaktıkları tandırın başında dayanışma örneği sergiliyor.   Çocukluğundan beri üretimin içinde olan Telli Yardımcı ve yeğeni Cansu Kaya’nın öncülüğünde şekillenen bu girişim, “kadın isterse her şeyi başarır” mesajıyla hem kadınlara istihdam alanı sunuyor hem de kadını kolektif emeğin bir parçası hâline getiriyor.   ‘Hem üretiyoruz hem kazanıyoruz’   Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bulunan Kızılpınar Mahallesi’nde beş yıldır profesyonel olarak tandır ekmeği üretimiyle ilgilenen Telli Yardımcı, bunu çok eski yıllardan beri severek yaptığını ve geleneksel yöntemleri sürdürdüğünü belirtti. Tandır ekmeğine olan ilginin her geçen gün arttığını vurgulayan Telli Yardımcı, ekmeğin en büyük özelliğinin tamamen doğal oluşundan kaynaklandığını söyledi. Telli Yardımcı, “Ekmeğimizde hiçbir katkı maddesi bulunmuyor. Tamamen doğal yöntemlerle ve geleneksel mayayla hazırlıyoruz. Bu yüzden hem çok lezzetli oluyor hem de şeker ve tansiyon hastalarına iyi geldiği biliniyor. Sağlığına dikkat eden vatandaşlar her geçen gün bu ekmeğe daha fazla ilgi gösteriyor. Normalde Kurdistan ile özdeşleşen tandır kültürü Trakya’da da büyük bir karşılık buluyor. Esnaflarla, komşularımızla güçlü bir bağ kurduk. Burada birkaç kadın arkadaş ile beraber çalışıyoruz. Dayanışma içerisindeyiz. Hem üretiyoruz hem kazanıyoruz” dedi.   Ekonomik kriz karşısında üretimde ısrar   Son dönemde yaşanan ekonomik kriz ve artan maliyetlerin kendilerini de etkilediğini belirten Telli Yardımcı, un, maya ve odun gibi temel ürünlerin maliyetlerinin yükselmesinin işlerini zorlaştırdığını kaydetti. Telli Yardımcı, ekonomik zorluklara rağmen kalitelerinden ödün vermeden üretime devam etmeye çalıştıklarını aktararak, “Günde yaklaşık bin ile iki bin arası ekmek yapıyoruz. Hem lavaş hem de taptape ekmeğini yapıyoruz. Aynı zamanda tereyağlı ekmek ve lahmacun da yapıyoruz. Yoğun bir tempo ile çalışıyoruz. Sabahın çok erken saatlerinde tandırı yakıyoruz. İkindi vaktine kadar ekmek pişiriyoruz. Bazen yoğunluk oluyor, ondan dolayı akşama kadar çalıştığımız günler de oluyor” şeklinde konuştu.   ‘Üretmekten vazgeçmiyoruz’   Birlikte çalıştığı kadınlarla omuz omuza verdiklerini aktaran Telli Yardımcı, bu sayede hem kültürel bir mirası yaşattıklarını hem de kriz ortamında birbirlerine destek olduklarını dile getirdi. Telli Yardımcı, “Ekonomik kriz belimizi bükse de biz üretmekten vazgeçmiyoruz. Kadınlar çok emekçidir ve isterlerse üstesinden gelemeyecekleri hiçbir iş yoktur. Kadının yapamayacağı hiçbir iş yoktur, yeter ki fırsat verilsin. Çocukluğumdan beri üretimin içinde oldum. Annemin bana öğrettiği tüm işleri öğrendim ve yaptım. En çok annemden örnek aldım, benim için örnek bir insan. Fabrikalarda çalışmıyorum, kendi iş yerimde kendi işimi yapıyorum” dedi.   ‘Kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok’   Tandır ekmeği fırınında çalışan emekçi Cansu Kaya ise şunları paylaştı: “Yaklaşık üç yıldır Tekirdağ’da yaşıyorum. İşimden memnunum ve yaptığım işi de seviyorum. Küçükken anneme yardım ediyordum, şimdi de halamın yanında çalışıyorum. Sabah saat 05.00’te işe başlıyorum. Hamur yoğuruyorum ve açmada yardımcı oluyorum. Burada kahvaltımızı yapıyoruz, sohbet ediyoruz. Halam çok güçlü bir kadın, ben de ondan feyz aldım ve daha güçlü olduğumu düşünüyorum. Her kadın kendi ekonomisini sağlayabilecek güçtedir. Her kadın her şeyi başarabilir. Kadınların başaramayacağı hiçbir şey yoktur.”