Amed Ekoloji Meclisi: Hayvanların yaşam hakkını savunacağız 2026-07-20 19:19:11   AMED - Amed Ekoloji Meclisi Hayvanları Koruma Komisyonu, sokak hayvanlarının toplatılmasına karşı yaptığı açıklamada, "Hayvanların yaşam koşulları düzeltilene, süreç şeffaf hale getirilene ve özgürlüklerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.   Amed Ekoloji Meclisi Hayvanları Koruma Komisyonu, "Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin" sloganıyla sokak hayvanlarının toplatılmasına karşı yaşam hakkını savunmak amacıyla Rojava Parkı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı, Amed Ekoloji Meclisi Hayvanları Koruma Komisyonu üyesi Gülşen Birer okudu.   'Yaşama karşı bir tutum'   Ortak yaşamı savunduklarını belirten Gülşen Birer, yaşananların "katliam yasasının" devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Sorunun belediyeleri aşan bir noktadan kaynaklandığını ifade eden Gülşen Birer, "Yaşamı yönetilecek, kapatılacak ve gerektiğinde yok edilecek bir nesne olarak gören merkezi iktidar zihniyetini çok iyi tanıyoruz. Bu anlayışın ne ekolojik, ne bilimsel ne de vicdani bir yönü vardır. Daha önce hükümetin çıkardığı yasayı kabul etmeyeceğimizi, kınadığımızı ve buna karşı her alanda mücadele yürüteceğimizi açıklamıştık. Bugün burada olmamızın nedeni ise yasanın uygulayıcısı konumunda olan, kendisine 'yaşam savunuculuğu' misyonu yükleyen ve önceki açıklamalarında 'ne olursa olsun bu yasayı uygulamayacağını' söyleyen belediyenin ve yönetiminin yaşama karşı tutumudur" dedi.   Komisyon olarak bilimsel, etik ve ekolojik çözüm önerilerini sunduklarını dile getiren Gülşen Birer, "Kısırlaştırma, tedavi, aşılama ve yerinde yaşam ilkelerinin esas alınacağı ifade edilmişti. Ancak bugün kamuoyuna yansıyan görüntüler, tanıklıklar ve yerinde yapılan incelemeler verilen sözlerin tutulmadığını açık biçimde göstermektedir" diye belirtti.   Sokaklardan toplanan 100'ü aşkın köpeğin tel örgülerle çevrili alanlarda, kavurucu sıcak altında susuz ve yetersiz koşullarda tutulduğunu belirten Gülşen Birer, "Bunun sonucunda açlık, susuzluk, sıcak ve birbirleriyle yaşadıkları çatışmalar nedeniyle yaşamlarını yitirdikleri tespit edilmiştir. Yaşam hakkı ağır biçimde ihlal edilmiştir" ifadelerini kullandı.   'Hayvanların ölüme terk edilmesini kabul etmiyoruz'   Köpeklerin bu coğrafyanın bir parçası olduğunu vurgulayan Gülşen Birer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarihsel sorumluluğumuz onları öldürmek, sürgün etmek ya da tel örgüler ardına hapsetmek değil, birlikte yaşamın koşullarını oluşturmaktır. Hayvanların açlığa, susuzluğa ve ölüme terk edilmesini kabul etmiyoruz. Aynı şekilde doğal yaşam alanlarından koparılarak ömür boyu tel örgüler ardında hapsedilmelerini de kabul etmiyoruz. Barınak adı altında kurulan tecrit düzeni ekolojik bir çözüm değildir. Yaşamı savunmak yalnızca ölümü engellemek değil, özgürlüğü de savunmaktır."    Hiçbir kamu kurumunun idari baskıları yaşam hakkının önüne koyamayacağını dile getiren Gülşen Birer, "Valiliğin ya da herhangi bir makamın baskısı, hiçbir kuruma canlıların ölümüne göz yumma hakkı vermez. Tarihini ve varlığını hakikat arayışına borçlu olan bu kentin paydaşları olarak soruyoruz: Verilen sözler neden tutulmadı? Bu ölümlerin sorumluları kimlerdir? Kim hesap verecektir? Bu ihlallerin tekrar yaşanmaması için hangi somut adımlar atılacaktır?" diye sordu.   'Yaşam kazanana kadar mücadelemiz sürecek'   Amed Ekoloji Meclisi olarak mücadeleyi sürdüreceklerinin altını çizen Gülşen Birer, "Kentte ve sözde yaşam alanında bulunan bütün hayvanların yaşam koşulları düzeltilene, yeterli beslenme, temiz su, gölgelik, tedavi ve veteriner hizmetleri eksiksiz sağlanana, bağımsız denetime açık ve şeffaf bir süreç oluşturulana ve hayvanlar özgürlüklerine kavuşana kadar mücadelemiz sürecektir. Türkiye'nin dört bir yanındaki ekoloji hareketlerine, hayvan hakları savunucularına, veteriner hekimlere, meslek odalarına, demokratik kitle örgütlerine ve vicdan sahibi herkese çağrımızdır: Gelin, yaşamı birlikte savunalım. Yaşam kazanana kadar mücadelemiz sürecektir" diye konuştu.