Anneler: Bizim için en büyük hediye onurlu bir barıştır 2026-05-09 09:04:28   Elfazi Toral - Neslihan Kardaş   İSTANBUL/ŞIRNEX - Anneler Günü’nde en büyük taleplerinin “onurlu bir barış” ve tutsakların özgürlüğü olduğunu belirten Barış Anneleri, “Biz bulaşık makinesi, çiçek değil; çocuklarımızın özgürlüğünü istiyoruz” dedi.   Anneler Günü bu yıl da savaşın, cezaevlerinin ve süren hak ihlallerinin gölgesinde karşılanıyor. Çocukları cezaevinde olan, çatışmalı süreçlerde çocuklarını yitiren ya da yıllardır barış mücadelesi veren anneler, kendileri için en büyük hediyenin “onurlu bir barış” ve çocuklarının özgürlüğü olduğunu söylüyor. Beyaz tülbentleriyle yıllardır savaşın son bulması için mücadele eden anneler, bu Anneler Günü’nde de barış talebini yinelemeye hazırlanıyor.   İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi ile Şirnex Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Anneler Günü’ne dair duygu ve beklentilerini mikrofonumuza anlattı.    ‘Biz bulaşık makinesi, tencere, tepsi, çiçek değil; onurlu bir barış istiyoruz’   Tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan Güler Yılmaz, yıllardır barışın, demokrasinin ve eşitliğin hâkim olduğu bir düzen için mücadele ettiklerini söyledi. Güler Yılmaz, “Biz, yıllardır barışın, demokrasinin ve eşitliğin hâkim olduğu bir düzen için mücadele ediyoruz. Cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Başta Sayın Öcalan'ın çıkmasını istiyoruz. Anneler Günü’nün anlam ve önemi çok büyük. Ancak şu an Anneler Günü’nü kutlayamıyoruz. Çünkü annelerin çocukları cezaevlerinde, savaş ve çatışmalarda yaşamlarını yitiriyorlar, katlediliyorlar. Güzel bir gün görmedik. Kalbimiz hep acılarla dolu. Anneler Günü’nde verilecek en güzel hediye, cezaevlerinde bulunan tutsaklarımızın ve özgürlük mücadelesinde bulunan çocuklarımızın özgür olmasıdır. Bizim için en güzel hediye bu olur, bunun kadar anlamlı bir hediye olmaz. Biz bulaşık makinesi, tencere, tepsi ve çiçek istemiyoruz. Biz sadece onurlu bir barış istiyoruz. Özgürlük hareketindekiler ve cezaevlerinde bulunanlara kavuşmamız bizim için çok daha önemlidir” diye belirtti.    ‘Hediye değil, özgürlük istiyoruz’   “Bizim için en güzel hediye barış ve özgürlüktür” diyen Aytek Toprak ise, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün kendileri açısından önemli olduğunu söyledi. Aytek Toprak, “Önderliğin özgür olmasını istiyoruz. Biz geleceğimizi istiyoruz. Kavgasız bir yaşam istiyoruz. Annelerin artık gözyaşları akmasın. Onurlu bir barışın sağlanması için her daim alanlarda olduk, bundan sonra da alanlarda olacağız. Özellikle Anneler Günü’nde yine alanlarda olacağız” ifadelerini kullandı.    ‘Anneler Günü’nde bizim için barış kadar anlamlı bir hediye olmaz’   Yıllardır Kürt halkı ve ezilen halkların onurlu yaşamı için mücadele ettiklerini dile getiren Feleknaz Karabaş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini söyledi. Birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Feleknaz Karabaş, “Onurlu bir barış için herkes kendi üzerine düşeni yapmalıdır. Bütün Kürt anneleri çok bedel verdi. Büyük emek vererek bu günlere geldik. Anneler Günü’nde bizim için barış kadar anlamlı bir hediye olmaz” şeklinde konuştu.    ‘Annelerin gözyaşları artık akmasın’   Emine Erbek, yaşamlarının savaş, çatışma, gözaltı ve tutuklamalarla geçtiğini kaydederek, annelerin artık ağlamaması gerektiğini söyledi. Emine Erbek, “Yaşamımız sürekli savaş, çatışma, gözaltı ve tutuklamalarla geçiyor. Bütün Anneler Günü’nü gözü yaşlı geçiriyoruz. Annelerin gözyaşları artık akmasın. Biz her Anneler Günü’nde alanlarda oluyoruz. Cezaevleri önünde açıklamalar gerçekleştiriyoruz. Biz anneler hiçbir zaman savaş istemedik. Her zaman barıştan yana söz kurduk. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yine Anneler Günü’nde çocuklarımız için alanlarda olacağız. Biz barış istiyoruz ve çocuklarımızın cezaevinden çıkmasını istiyoruz. Bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum” diye konuştu.    ‘Evimizde oturmayacağız’   Barış taleplerini dile getiren Fatma Yılmaz, onurlu bir barışın inşası ve cezaevlerindeki tutsakların özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı. Fatma Yılmaz, “Barış Anneleri olarak barış talebimiz var. Barışı inşa etmek için de elimizden geleni yapacağız. Yıllardır mücadele ediyoruz. Sesimizi her alanda yükseltmeye çalıştık. Onurlu bir barış için mücadelemiz devam edecek. Hiçbir zaman evde oturmadık, bugünden sonra da evimizde oturmayız. Cezaevlerinde binlerce tutsak var. Artık tutsakların cezaevinden çıkması gerekiyor” dedi.    ‘Cezaevindeki tutsaklar serbest bırakılsın’   Hülya Dalmış ise Anneler Günü’nde çocuklarından uzak olmak istemediklerini ifade ederek, siyasi tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Hülya Dalmış, “Cezaevlerinde bulunan siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Herkes vicdanlı davranmalı. Biz barışın sağlanmasını istiyoruz. Artık hiçbir annenin ağlamasını istemiyorum. Kimse çocuklarını yitirmesin” sözlerini kullandı.    ‘Tüm anneler el ele versin’   Çatışmalı süreçte çocuğunu kaybettiğini anlatan Hatice Baytur, çocuğunun mezarının yerini dahi bilmediğini sözlerine ekledi. Annelerin yaşadıkları tüm acılara rağmen barış istediğini ifade eden Hatice Baytur şöyle konuştu: “Bu yüzden çocukları cezaevinde olan, annelerinden uzakta olan çocukların annelerine kavuşmalarını istiyoruz. Anneler yaşadıkları onca acıya rağmen yine de barış istiyorlar. Bütün anneler el ele versin ve Anneler Günü’nü kutlasın. Bu topraklar ölüme doydu, cezaevleri artık doldu. Bizler öldürmekle, cezaevine atılmakla bitmeyiz ve mücadelemizden vazgeçmeyiz. Buradan bütün annelere sesleniyorum; artık yeter desinler ve hiçbir anne acı çekmesin. Ben de en azından Anneler Günü’nde gidebileceğim bir mezarın olmasını isterim. Yine de tüm annelerin el ele vererek günlerini kutlamalarını ve barışı haykırmalarını istiyorum.”    ‘Barış sağlansın ve bu topraklara adalet gelsin’   Çatışmalı süreçte bir çocuğunu Şengal’de yitirdiğini paylaşan Hatice Durmuş da artık başka annelerin acı yaşamamasını istediğini kaydetti. Hatice Durmuş, “Bizim yüreğimiz yandı, başka hiçbir annenin yüreği yanmasın. Bizler eşitlik ve Kürt halkının birliğini istiyoruz. Bizler kanımızın son damlasına kadar çocuklarımızın izinde olacağız. Hepimizin mücadelesi birdir. Tüm Kürtlerin bir olmasını istiyoruz. Bir yılı aşkın süredir süreç başlamasına rağmen hâlâ cezaevlerindeki tutsaklarımız serbest bırakılmadı. Artık devletin de bir adım atmasını istiyoruz. Bu Anneler Günü’nde bize barış hediye edilsin. Kürtler elinden geleni yaptı. Artık ölüm istemiyoruz. Kimse ölmesin. Bizim yüreğimiz yandı, başka kimsenin yüreği yanmasın. Barış sağlansın ve bu topraklara adalet gelsin” sözlerine yer verdi.    ‘Payımıza ne düşüyorsa yapmaya hazırız’   Son olarak konuşan Mevlüde Güngen ise kızı Emine Güngen’i çatışmalı süreçte kaybettiğini dile getirerek, annelerin barış için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu belirtti. Mevlüde Güngen, “Bütün annelerin gününü kutluyorum. Hangi milletten, hangi ırktan olursa olsun tüm annelerin gününü kutluyorum. Biz barış istiyoruz. Benim kızım artık hayatta değil ama ben yine de ölümlerin yaşanmamasını istiyorum. Çünkü kimsenin acı çekmesini istemiyoruz. Barışın sağlanması için anneler olarak payımıza ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Biz yıllardır, Önderimiz barış için bir süreç başlattığından beri birçok adım attı ama devlet hâlâ hiçbir adım atmadı. Artık onların da bir adım atmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.