Rojava protestolarında yaşanan ihlaller Meclis gündeminde 2026-02-02 12:20:56   ANKARA - DEM Parti Wan Milletvekili Gülderen Varlı, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı gerçekleşen protestolarda yaşanan polis şiddetini Meclis gündemine taşıdı.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan Milletvekili Gülderen Varlı, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı gerçekleşen protesto eylemlerinde yaşanan polis şiddetini Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığının yanıtlaması talebiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi  verdi. Önegede, yaşanan ihlallere yönelik Meclis Araştırma Komisyonu kurulması istendi.   ‘Gazetecilere erişim engeli, nefret söylemine işlem yapılmadı’   Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Türkiye’nin birçok kentinde yapılan protestolara yönelik polis şiddetinin, açık bir ihlal olduğunun altı çizilen önergede, “Rojava’ya yönelik saldırıların protesto edilmesi gerekçesiyle seçilmişler, baro başkanları, insan hakları savunucuları, gazeteciler, kadınlar, çocuklar ve gençler başta olmak üzere yüzlerce kişi gözaltına alındı, işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldı. Bu süreçte gözaltı ve tutuklamalar fiilî bir cezalandırma aracına dönüştürüldü. Kadınların saçlarını örmeleri gibi kültürel ve kişisel ifade biçimleri suç unsuru gibi gösterildi, bu gerekçeyle gözaltı ve adli işlemler tesis edildi. Saçını örmek suç değildir. Barışçıl protesto hakkını kullanmak suç değildir. Asıl suç olan nefret dili ve söylemleridir. Kürtlere yönelik nefret dili ve dini istismar içeren paylaşımlar sistematik biçimde arttı. Sosyal medyada ‘vurun, öldürün’ çağrıları içeren paylaşımlara karşı etkili bir hukuki mekanizma işletilmedi. Cezasızlık politikası toplumsal barışı tehdit etti. Rojava protestolarına ilişkin haber yapan basın kuruluşları ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi, buna karşın nefret söylemi yayan hesaplara yönelik işlem yapılmadı” denildi.   Önergede, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın yanıtlaması talebiyle yönelttiği sorular şu şekilde:   “*6 Ocak 2026 tarihinden bu yana Rojava protestoları gerekçesiyle Türkiye genelinde kaç kişi gözaltına alınmıştır? Kaç kişi tutuklanmış, kaç kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir?   *Gözaltına alınanlar arasında kaç çocuk bulunmaktadır? Bu çocuklar bakımından Anayasa’nın 41. maddesinde düzenlenen çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilmiş midir?   *Mardin’de Diyar Koç’un gözaltı sırasında darp edilmesine ve ayakta duramayacak durumda olmasına rağmen tutuklanmasına ilişkin Bakanlığınızca idari veya adli bir soruşturma başlatılmış mıdır? Diyar Koç’un sağlığa erişim hakkının engellenme gerekçesi nedir?   *Bitlis’te gözaltında darp edilen yurttaşların tedavileri tamamlanmadan cezaevine gönderilmesi, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında değerlendirilmiş midir? Bu uygulamaya onay veren kolluk görevlileri hakkında işlem yapılmış mıdır?   *Wan’da gözaltına alınan MEBYA-DER Eşbaşkanı Yusuf Dündar’ın işkence gördüğünü beyan etmesine rağmen ‘darp yoktur’ raporu düzenlenmesi hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu raporu düzenleyen ya da düzenlemeyen hastane ve kolluk personeli hakkında başlatılmış bir soruşturma bulunmakta mıdır?   *Gözaltı ve tutuklama işlemlerinin fiilî bir cezalandırma aracına dönüştüğü yönündeki iddialara ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?   *Barışçıl toplantı ve gösterilere yapılan müdahalelerde kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullandığına dair Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı kaçtır?   *Anayasa’nın 17. maddesi uyarınca mutlak olarak yasaklanan işkence ve kötü muamele kapsamında, bu olaylar nedeniyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında soruşturma açılan kolluk personeli var mıdır?   *Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşamını yitiren Kobanêli Baran Abdi’nin ölümüyle ilgili olarak Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?   *Bu süreçte yaşanan gözaltı ve tutuklamaların, Anayasa’nın 2. maddesinde tanımlanan hukuk devleti ilkesiyle bağdaştığı düşünülmekte midir?   *6 Ocak 2026 tarihinden bu yana barışçıl protestolar sırasında saç örülmesi gerekçe gösterilerek gözaltına alınan kadınların sayısı kaçtır? Bu kişilerin hedef hâline getirilmesinde rol oynayan kişiler hakkında yapılan işlemler nelerdir?   *Bu kişiler hakkında yöneltilen suçlamalar nelerdir ve söz konusu suçlamalar hangi mevzuat hükümlerine dayandırılmaktadır?   *Sağlık emekçisi olan hemşire İ.A. hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbiri hangi somut gerekçelere dayanmaktadır? Bu tedbir hangi idari veya adli makam tarafından alınmıştır?   *İ.A. başta olmak üzere saçını ören kadınlara yönelik hakaret eden kişiler hakkında açılan herhangi bir soruşturma var mıdır? Başlatılan herhangi bir soruşturma olmamasının gerekçesi ifade özgürlüğü müdür?   *Saç örülmesi gibi kültürel ve kişisel ifade biçimlerinin kolluk güçlerince müdahale gerekçesi olarak kullanılması yönünde yazılı veya sözlü herhangi bir talimat bulunmakta mıdır?   *Kadınlara ve kamu emekçilerine yönelik bu tür müdahalelerin ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ayrımcılık yasağı bakımından doğurduğu hak ihlallerine ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?   *Son dönemde dini referanslar kullanılarak Kürtlere yönelik nefret söylemi içeren sosyal medya paylaşımları hakkında 2025–2026 yılları arasında başlatılan soruşturma sayısı kaçtır?   *Bu soruşturmaların kaçı iddianameye dönüşmüş, kaçı kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştır?   *Dini istismar ederek bir halkı ‘vurun, öldürün’ çağrılarıyla hedef alan kişiler hakkında neden soruşturma açılmamaktadır?   *Nefret söylemi içeren bu paylaşımlara karşı BTK ve ilgili kurumlar tarafından herhangi bir izleme ve önleyici mekanizma işletilmekte midir?   *Nefret söylemi ve hedef gösterme suçlarına ilişkin oluşan cezasızlık algısının ortadan kaldırılması amacıyla Bakanlığınızca yürütülen özel bir çalışma veya eylem planı bulunmakta mıdır?”