9 günlük yasak, katledilen 21 can ve 6 yıldır gelmeyen ‘adalet’! 2021-09-04 09:56:31     Rojda Aydın   ŞIRNAK - Cizre’de 2015’te ilan edilen 9 günlük yasağın üzerinden geçen 6 yılda ailelerin adalet ve hukuk arayışı sürüyor. Cemile, Maşallah, Zeynep ve daha niceleri… Aileleri sadece gerçek ve tarafsız bir adalet istiyor…   Şırnak’ın Cizre ilçesinde halk, 90’lı yılların direniş ruhuyla 2015 yılında demokratik özerkliklerini ilan etti. Direnişe Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un “Bizimle gurur duyun” sözleri damga vurmuştu. 4 Eylül 2015’te ise Şırnak Valiliği ilçede sokağa çıkma yasağı ilan etmiş ve 12 Eylül’e kadar sürmüştü. 9 günlük yasaklarda şebeke suları ve internetler kesildi, ilçenin her noktası askeri araçlarla ablukaya alındı. İlçedeki mahalleler ağır silahlar ile tarandı ve halktan 21 kişi katledildi.  Cizre’de yasağın üzerinden geçen 6 yılda halen yasağın yarattığı tahribatları görmek mümkün.     Katledilen 21 kişi     Katledilen 21 kişi, sarı kırmızı ve yeşil renkli flamalar ile kitlesel törenle sonsuzluğa uğurlandı. Katledilen 21 kişinin isimleri ise şöyle: Mehmet Emin Levent (21), Hacı Ata Borçin (70), Hetban Bülbül (65), Sait Çağdavul (19), Muhammed Tahir Yaramış (35 günlük), Cemile Çağırga (10), Osman Çağlı (18), İbrahim Çiçek (80), Meryem Süne (53), Özgür Taşkın (20), Seyit Eşref Erdin (60), Zeynep Taşkın (18), Maşallah Edin (35), Sayit Nayici (17), Selman Ağar (10), Bünyamin İrci (15), Mehmet Dikmen (70), Bahattin Sevinik (50), Suphi Saral (50), Mehmet Erdoğan (75) ve Mehmet Emin Açık (70).   Buzdolabında cenazesi bekletilen Cemile ve bize anlattıkları   Bu yasaklarda katledilenlerden biri de 10 yaşındaki Cemile Çagırga idi. Cemile’nin adına şarkılar yazıldı çok kez de hayatı işlendi. 7 Eylül günü evinin önünde katledilen Cemile hafızalara 11 gün boyunca cenazesinin buzdolabında saklanmasıyla kazındı. Annesinin kızının cenazesi bozulmasın diye koyduğu buzdolabı başında bekleyişi ve haykırışı vicdanlara adeta bir seslenişti. Cemile’nin yaşadığı ise yıllardır Kürt coğrafyasında Kürtlere dayatılan savaşın bir örneği idi sadece.       ‘6 yıldır adalet bekliyoruz’   Cemile’nin annesi Emine Çagırga kızının katledilişine neden olan yasakların yıldönümünde ajansımıza konuştu. 6 yıldır adalet aradıklarını söyleyen Emine, değişen bir şeyin olmadığını vurguluyor. Emine, “Kızım kucağımda kurşunla katledildi” hatırlatmasında bulunuyor. Emine, “Şehrimize barbarca saldırdılar. Ölüm payımıza düştü. Kızımı katledenler cezalandırılmadı. Adalet yerini bulmadı. 6 yıl geçmesine rağmen hukuksal anlamda hiçbir gelişme yaşanmadı. Yasaklardan sonra sadece bir dava görüldü. Fakat ondan sonra ne bir dava görüldü ne de failler cezalandırıldı. Onlar adaleti yerine getirmiyor. Onlar sadece yakıp yıkmayı biliyorlar. Bizler sadece eşit, özgür ve adaletli bir yaşam istiyoruz. Devlet hiçbir güzelliği ve huzuru yaratmıyor ve yaratılmasına da izin vermiyor. Adalet ve hukuk kalmamış ülkede. Bizler 6 yıldır adalet bekliyoruz. Çocuklarımızı katledenler halen dışarıdalar” sözleri ile Türkiye’deki adalet sistemine işaret ediyor.     Önce Fatma sonra Cemile   Emine, Cizre’de yaşananlara sadece kendilerinin değil bütün dünyanın tanık olduğuna dikkat çekerek konuşmasına şöyle devam ediyor: "Tüm dünya bu savaşa ve katliama tanıklık etti. 2 yaşından 70 yaşına kadar insanlar sokak ortasında ve evlerinin önlerinde katledildi. Yine tüm dünya biliyor ki öldürülenlerin hepsi de sivildi. Fakat iktidar ‘Biz teröristleri öldürdük’ dedi.  Hem çocuklarımızı öldürdüler hem de terörist ilan ettiler.”   Emine, 1992 yılında Cizre'de meydana gelen olaylarda 7 yaşındaki kızı Fatma,  kayınvalidesi ve kaynanası dahil olmak üzere ailesinden toplam 7 kişinin katledildiğini de hatırlatarak, “2015’te de kızımı katlettiler. 92'de adalet yerini bulmadı ve failler hala ortalıkta geziyor. O dönemde ailemden 7 kişiyi ve şimdi de kızım Cemile’yi katlettiler. Hayvanlarımız öldürüldü ve evlerimizi yakılıp yıkıldı. O zamanki dosyaların hepsini kapattılar. Katledilenlerin hepsi faili meçhul olarak kaldı. Bugün de aynı şey oluyor. Failler cezalandırılmayacak” diye ekliyor.    ‘Yüreğimiz yandı, başka annelerin yüreği yanmasın'   Yasak sonrasında ailesine karşı saldırı ve baskıların giderek arttığını ifade eden Emine, “Eşim ve oğlum gözaltına alındı. Hala dosyaları açık ve mahkeme devam ediyor. Devletin zulmü hiçbir zaman bitmedi hala da devam ediyor. Yasaktan sonra 7 defa evimize baskın yaptılar. Bizler artık ölüm ve savaş istemiyoruz. Artık özgürlük ve barış istiyoruz. Bizim yüreğimiz yandı başka analarınki de yanmasın” diye sesleniyor.    Annesi katledilen Direniş 6 yaşında    Yasaklar sırasında hayatını kaybedenlerden ikisi ise Maşallah Edin ve gelini Zeynep Taşkın'dı. 7 aylık bebeğini kucağında taşıyan Zeynep, eve döndüğü sırada keskin nişancılar tarafından vurularak olay yerinde yaşamını yitirirken, kucağındaki bebeği de yaralandı. Maşallah, gelini ve torunun yardımına giderken o da keskin nişancılar tarafından aynı yerde vurularak katledildi.   O zaman annesini ve babaannesini kaybeden Direniş, şimdi 6 yaşında. Sol kulağının arkasında ise hala o dönemden kalma bir iz var.   'Direniş o savaştan sağ çıktı'   Maşallah’ın, gelin ve çocuklarının yasını tutan kaynanası Zekiye Edin, o günleri şöyle anlatıyor: "Maşallah evimize gelmişti. Eşi Irak'ta çalışıyordu. Eşi onu aradı. Eşi ona 'Maşallah kurşunların hedefi olma, kendine iyi bak' dedi. Telefonu kapattıktan sonra beraber çay içelim dedim. O da  ‘Çocuklarım evde yalnız, korkarlar onların yanına gideyim’ dedi. Avluya çıktılar. Fakat gelini ondan önce dışarı çıktı. Gelini dışarı çıkar çıkmaz vuruldu. Gelini yere düştüğünde Maşallah bağırarak gelinine doğru koştu. Gelinin oğlu Direniş annesinin kucağındaydı. Torunu yaralandı. Kurşunlardan dolayı başımızı dahi çıkarmamıza izin verilmediler ve cesetleri gece boyunca o yerde öylece kaldı. Direniş o savaştan sağ çıktı."   ‘Katiller cezalandırılmadı’   Yaşananların üzerinden 6 yıl geçtiğini acılarının ise hala dinmediğini ve eskisi kadar derin olduğunu belirten Zekiye, “Üç aylık yasaklar sırasında iki oğlum ve iki gelinim öldürüldü. Yaram asla iyileşmeyecek, bu acı hiçbir zaman dinmeyecek. O günden bu zamana benim payıma ise sadece acı kaldı. Onlar her zaman aklımda bir an olsun çıkmıyorlar. Onu günden bu zamana kadar gözyaşlarım hiç dinmedi. Acıdan başka bir şeyimiz kalmadı. Yasağın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen katiller hala cezalandırılmadı. Şu ana kadar dosyalarda bir gelişme yok. Kimse tutuklanmadı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Çocuklarımızı öldürenler cezalandırılmalıdır" sözleri ile adalet beklediklerini dile getiriyor.    ‘Annemi çok özlüyorum’   Maşallah’ın kızı, Şükran Edin annesinin katledildikten sonra yaşamın kendisi için çok zor olduğunu ifade ederek yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Annem evin önünde vuruldu. Öldürüldükten sonra cenazelerimizi almamıza izin dahi verilmedi. Cenazeleri 3 saat yerde kaldı. Annemden sonra yaşam benim açımdan oldukça zordu. Annesizlik çok kötü bir duygu. Annemi asla unutmayacağım. Annesizlik gerçekten çok zor onu çok özlüyorum. Son 6 yılda acımız hiç bitmedi. Annemi asla unutmayacağım. Her dakika ve saniye onu hatırlıyorum. Tek istediğimiz adaletin yerini bulması ve faillerin cezalandırılması” diyor.